Televizyonu son sese vermiştim.Etrafta ki hiçbirşey duyulmuyordu. Elimdeki telefonun titrediğini farkettim. Kafami çevirdim bakmak için. Buğra'yla goz göze geldik o ara, telefona baktığımda ekranda numara yazıyordu. Telefonu alip üst kata odaya çıktım. Telefonu açtım ve karşı taraftan ses bekledim. Ses gelmedi. Beklemeye devam ettim hala ses gelmediği için kapattım telefonu. Kulaklığı takıp yatağıma uzandım. Sonra Buğra'nin sesi ile uyandım. Bağırıyordu resmen.
Koşa koşa alt kata indim. Ama kimseyi göremedim. Buğra arabaya doğru koşmustu. Bende arkasından koştum. Ama arabaya binip hızlıca uzaklaştı. Taksi aramaya başladım. Sag sola baktim yoktu. Lanet olası her gün geçen taksi şimdi geçmiyor.
Buğra gözden coktan kaybolmuştu. Nereye gittiğini de bilmiyordum. Eve geldim ve onu aramaya başladım. Ama telefon mutfakta çalıyordu. Mutfağa gittim ve masanın ustunden telefonu aldım. Şifre yoktu. Ve beni Baş Belası diye kaydetmişti.
Telefonu karıştırmaya başladım. Fotoğraflara girdiğimde benimle olan resimleri hala durduğunu farkettim. Başka bir klasörde ise sadece annesi ile kendisi vardı. Watsapa girdiğimde mesajları silmişti. Annesiyle olanlar ve guruplar tek duruyordu. Annesiyle benimle ilgili konuşmuştu. Annesi beni baya övmüştü. Ama Buğra ilk başta görüldü verip durmuştu. Sonra cevap vermişti. "Herşey zamanla olur ben zamana bıraktım" demişti. Sadece annesine bu iyiye işaretti. Çünkü benimle ilgili konuşmuşlardı. Bi ses kaydını raslamıştım. Gurupta eski okulumdaki Burak benim hakkımda baya kotu laflar etmişti. Altina dw Buğra ses kaydı atmıştı. "Bekle beni şerefsiz seni yanına geliyorum piç hazırlıklı ol dayağı hak ettin" demişti. Buğra Burak'ın evine gitmişti. Ama evi nerde bu çocuğun aceleyle guruptan Açelya'yı aradım. Açelya telefonu açmamakla ısrarlıydı baya bende kapattım telefonu masanın üstüne koydum. Kapıya çıktım. Merdiven basamaklarına oturdum. Buğra'yı beklemeye başladım. Aradan 1 saat geçmişti ve Buğra gelmişti. Cok sinirliydi birşey sormak istemedim. Koştum onu doğru bana bakıp durdu. Bende aniden boynuna sarıldım. Tepki vermemişti. Ama sarılmayı kesmedim. O da bırakmicağımı anlayınca sarıldı bana. Sıcacık elleri sırtımı ısıtıyordu. Sonra kendimi çektim. İkimizde içeri girdik. Sürekli ona bakıyordum.Kalkıp mutfağa girdi. Su içti ve odasına çıkıp kapıyı kapattı. Kapının sesiyle irkildim kapiya baktığımda.Buğra'nın annesi gelmisti. Üst kata çıkıp banyoya girdi. Ardından annem geldi baya kötüydü.Annem:Üst kata çıkalım kızım konuşmam gereken şeyler var.
Çisil:Tamam prensesim
Üst kata dogru çıkarken birseyler olduğunu fark etmiştim.
Annem: Evden atıldık kızım, ev sahibi aradı oğlu evleniyor diye evi boşaltmamızı istedi. Bende kavga ettim baya defolun gidin evimizden dedi. Simdi Songül'le beraber eski evin oraya gidicez.
Çisil:Anne bu olanlar niye bizim başımıza geliyor? Bende gelebilir miyim peki sizinle?
Annem:Siz Buğra ile kalın kızım biz yarın cıkıcaz yola ertesi gun orda oluruz.sonra buraya geliriz.
Çisil: Tamam annem.
Alt kata indim annem dinlensin diye. Songül ablada odasındaydı. Buğra zaten ortada yok. Televizyon açıp karşısında yattım. Sabah uyandığımda, üstümde örtü vardı. Buğra da diğer koltukta yatıyordu. Kalkıp yanağına küçük bir buse kondurdum. Mutfağa gittim. Kahvaltıyı hazırlayıp üst kata çıktım. Ama annem ve Songül abla yoktu. Odamda not yazıyordu.
Kızım biz sabah erken kalktık. Kahvaltıyı dışarıda yapmaya karar verdik. Ordan da eski evin oraya gidicez. Kendinize iyi bakın güzelim.
Notu alıp çöpe attıktan sonra duşa girdim. Çıkıp ustumu giydikten sonra aşağıya indim. Buğra masaya oturmuş beni bekliyordu. Günaydın diyip yanına oturdum. Sonra Buğra susma yeminini bozdu konuşmaya karar verdi. Konuşmasına şaşırdım.Dünden beri konuşmuyordu
Buğra: Bugün nereye gitmek istersin?
Çisil:Nereye istersen Bay Kibirli!
Buğra:İlk başta bence Adaparkına gidelim. Ordan sinemaya. Ordan da yemek yeriz. Gecede sahilde yururuz.Olur mu Baş Belası???
Çisil: Güzel plan yapmışsın. Bana uygun yani.
Buğra: O zaman hazirlan.
Üst kata çıktım. Odanın kapısını kapattim. Ve dolabımı açtım. Altıma koyu kot boy friend giydim. Bileklerimi kıvırdım. Ustume ise beyaz düz tişört giydim. Ve pantolonun içine koydum. Aynanın karşısına geçip. Saçlarımı iki yandan ördüm. Fondoten ve pudramı sürdükten sonra maskara ve kalem sürdüm. Dudagima kırmızı bir rujla renk verdim sırt çantamı alıp odadan çıktım. Karşımda duranin Buğra olduguna inanmadım. Koyu kont bilekte pantolon. Beyaz yakalı sweet giymişti. Siyah saçlarına fön çekmişti. Kasları zaten efsaneydi. Elindeki araba anahtarları ise ayri hava katmıştı. Sevgili kombini gibiydik ikimizde uyumluyduk baya.
Buğra:Çok tatlı olmuşsun Güzellik.Çisil: Sende çok yakışıklı gözüküyorsun Prens.
Kapıyı açmıştı benim icin evden çıkmıştık. İlk kez böyleydik. Genelde hep kavga ederdik. Ama bu birbirimize karşı kullandığımız kelimeler aklımı başımdan alıyordu. Arabanin kapısını da açmıştı bana. Sonra yola koyulmuştuk. İlk yerimiz Adaparkıydı....

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kural:Vazgeçmek yok
RomansaÇisil:Belki babamın kazası olmasaydı seninle bir araya gelemezdik. İlk kez babam bir işe yaradı. 10 sene sonra araması bizim bir araya gelmemizi sağladı. Buğra: Düşüncen ne kadar saçma Çisil? O senin baban başına bunların gelmesini ister miydin? Çi...