Vedalar... Galiba herkes nefret eder ayrılıklardan. İnsan sevdiği yanında olsun ister hep birlikte olmak ister ama bazen hayat şartları buna izin vermez.
Simayda ayrılıklardan nefret etmiştir her zaman ama şimdi ayrılık vaktiydi herkese sıkı sıkı sarıldı. Küçük adımlarla çantasını eline aldı gözü arkada arabaya bindi çok çabuk özlüyordu sevdiklerini.
Anne ve babasıda arabaya bindi ve Trabzona doğru yola çıktılar. Yola çıkalı beş saat oldu arada bazı yerlerde durdular yemek yediler sonra yola devam ettiler Simay yolculuk boyunca yapılacak herşeyi yapmıştı ama çok sıkılmıştı uzun yokculuklar Simay' a göre değildi. Kulaklıklarını taktı müzik dinlemeye başladı telefonu eline aldı ve sosyal medya hesabına girerek zaman geçirmeye çalıştı. Kafasını telefonundan kaldırır kaldırmaz Trabzon tabelasını gördü görmesiyle mutluluktan çığlık atması bir oldu. Büyülü gözler ile camdan etrafını izlemeye başladı o kadar güzeldiki Simay adeta büyülenmişti. Kalacakları otele gelmişlerdi. Odalarına çıktılar Simay odaya girer girmez kendini hemen balkona attı. Gerçekten burası insana huzur veriyordu. Simay bir an önce yerleşip bu manzaraya karşı çay içmek istiyordu. Hemen yerleşti ve telefonunu, çayını aldı. Telefonundan sakin bir müzik açtı ve çayını içerek manzaranın tadını çıkarmaya başladı.Uzun zamandır kendini hiç bu kadar huzurlu hissetmemişti. Arabada uyuyamadığı için uykusu gelmişti akşam yemeğe kadar birazcık uyusa iyi olacaktı.Sıcak bir duş aldı ve uyumak için hazırlandı.Yatağa yattı ama uyuyamadı. Kalktı ve bir bardak su içti tam o sırada Gülfem hanım Simayı yemeğe çağırmak için odaya geldi birlikte odadan çıktılar. İsmail bey asansörün önünde asansörü bekliyordu çok beklemeden kapı açıldı. İçerisi biraz kalabalıktı Simay mecburen 18 - 19 yaşalarında yakışıklı bir gencin yanına geçti.Bir kat aşağıda asansör durdu ve genç tam ineceği sırada Simayın örgü hırkasına saati takıldı. Simay gülmemek için kendini zor tutuyordu nedense bu durum ona klişe ve komik gelmişti. Genç ve yakışıklı çocuk kafasını kaldırarak Simaya bir bakış attı Simay mahcup bir şekilde saati hırkadan ayırmaya yardım etti bu sırada İsmail bey ve Gülfem hanımda tuhaf bakışlarla onları izliyordu. Neyseki hırka saatten ayrıldı ve çocuk asansörden çıktı. Simaylarda yemek katına gelmişlerdi. Bir masaya yerleştiler ve yemeğe başladılar yemeği her kim yaptıysa gerçekten güzel yapmıştı.
Simay yemeğini yedikten sonra odasına gidip dinlenmek için asansöre yöneldi. İsmail bey ve Gülfem hanım biraz oturduktan sonra odalarına çıkacaktı. Simay asansöre bindi ve odasının olduğu kata çıktı. Tam odasına girecekken koridorda birini gördü asansördeki çocuğa benzetti ama çocuk gözden kayboldu Simay da odasınım kapısını açarak içeriye girdi. Perdeyi kapatmak için cama yöneldiğinde manzaraya takılı kaldı gece daha güzeldi. Telefonunu arka cebinden çıkardı ve manzaranın fotoğrafını çekti. Çektikten sonra telefonuna gelen mesaj bildirimlerini gördü telefonunu sessize almıştı hemen oturdu ve arkadaşlarının mesajlarına geri dönüş yaptı böylelikle arkadaşlarıyla mesajlaşmaya başladı. Sohbete o kadar dalmıştıki saat hemen geçmişti " uyusam iyi olacak" diyerek pijamalarını giydi ve yatağına yattı çok geçmeden uyudu.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
İhanetin İzleri
Chick-LitSimay aynı liseden aşık olduğu Yusufunda ona aşık olduğunu sanıyordu oysaki gerçekler bambaşkaydı... Mahvolan bir hayat yaşadıklarıyla ayakta kalmaya çalışan genç bir kız tam mutlu oluyorken yaşanılan olaylar beklenmedik gelişmeler hepsi bu kitapta.