İzuku kapısının nazik bir şekilde çalınmasıyla uyandı yeni güne.
"Ha!" Diye bağırarak karşılık verdi bu tıktık sesine.
"Izuku-San kahvaltıya gelmek istemez misiniz?"
"Saat daha sekiz bile değil neden bu saate kalkıp kahvaltı hazırlıyorsun!" Homurdana homurdana dağnık saçlarıyla kalktı İzuku. Gözleri hala kapalıydı. Kapıyı açtığı gibi bi adım bile geri çekilmeyen sarışını gördü.
Hafif bir çığlık attı.
"N-napıyosun be! Ne dikiliyosun kapımın ö-önünde!"
Sarışın güldü.
"Ama bayım, sizi yemeğe götürmem gerek çünkü dersiniz sekiz buçukta."
İzuku, içinden bildiği tüm küfürleri sayarak sarışını kenara itti ve tuvalete girdi.
"Kapımın önünde beklemeyi kes deli alfa!"
