Herşey Furkan'ın yüzünden olmuştu. Her seferinde onun için kendimi heba ediyordum. Hayatımın değişeceģi son yerdeydim şuan. Herkesin alkış ve gülümseyen suratlarının arasından neredeyse ağlacak gibi geçiyorduk. Ne o beni tanıyor ne de ben onu. Hayat...
(Öncelikle herkese merhaba yeni bir hikayeyle karşınızdayım yorum ve beğenilerinizi bekliyorum keyifli okumalar😊😊)
Çok güzel bi sabah uyanmıştım. Huzurlu ve mutlu hissediyordum. Odamın penceresinden sızan güneş ışıkları yüzüme vuruyordu demeyeceğim klasik şeyler çok sevmezdim. Güneşin aksine yağmur damlaları vardı tıpkı bir göz yaşını anımsatan. Hafif esen bir rüzgar vardı ki yanımızdaki evin bahçesindeki ağaç yaprakları sallanıyordu. Şuan kış mevsimindeydik ama ilkbahara girmeye az kalmıştı bu da beni mutlu ediyordu. Güzelce kalktım ve cama koştum. Üstümü değiştirip aşağıya indim.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Fotoğraf: Aden'in giydikleri)
Kahve kokuları geliyordu. Annem ve babam karşılıklı koltuklarda oturmuş kahve içiyorlardı. Küçük kardeşim Mete ise ortada oturmuş oyuncaklarıyla oynuyordu. 4 yaşındaydı daha. Ama birisi eksikti. Tabii ki diğer kardeşim Furkan. 19 yaşındaydı o da tam bir baş belasıdır. Neyse aşağı indim annemi öperek;
- Günaydın Melek Sultan
Daha sonra babamı da öperek;
- Günaydın Mehmet Bey
İkisinden de günaydın lafını duyunca kahve almak için mutfağa gittim. Tabii ki kahve yoktu. Kahve makinesinde kendime hemen bi kahve yaptım ve odama çıktım. Camın önünde güzelce kahvemi yudumlarken efsane spor bi araba geçti caddeden ve bizim kapımızın önünde durdu. Ne olduğunu anlamaya çalışırken arabadan inen kişi çok tanıdıktı. Furkan. Yine ne işler karıştırmıştı bu çocuk. Bunun yüzünden başımızdan bela eksik olmuyordu. Ben lisedeyken küs olduğum bi çocuğa kendini ve beni acındırıp parasını almış bide borç ablam sana ödeyecek demiş. Çocuk beni nerde gördüyse acıyarak baktı ve bi gün gelip parasını istedi. Ne dediğini anlamadım tabi olaydan haberim yok anlatınca şok oldum. Mecbur vermek zorunda kaldım parasını o zamanda okulda bi gezi düzenlendi fakat bu gezi için biriktirdiğim parayı çocuğa vermek zorunda kaldım herkes giderken ben gidememiştim o geziye. Her ne olursa bu Furkan’ın yaptıkları yüzünden oluyor. Fakat sonuçlarına ben katlanıyordum hep. Huzurla bi kahve içememiştim. Aşağı indim hemen. Borç olarak araba almış salak çocuk. İşsiz güçsüzün teki neyine borç yapıyorsa. Herkes çok sevindi tek sevinmeyen bendim bu konuya çünkü bu işin altından yine bir şeyler çıkacaktı. Bi şey demeden odama çıktım kitaplarımı kurcaladım biraz o sırada telefonum çaldı. Ece arıyordu. Buna sevinmiştim işte. Ece en yakın arkadaşımdı. Dert ortağımdı. Sırdaşımdı. Telefonu bi heyecanla açtım.
-Alo Ece
-Naber güzelim
-İyidir senden
-Bende iyi aslında tam iyi olmayadabilirim yani
-Hayırdır ne oldu Aden kötü bir şey mi var?
-Bizim bu Furkan son model mükemmel bir spor araba almış
-Ee ne güzel , aaaa ama hangi parayla
-İşte sıkıntı kısmı burada borç almış kim borca boyle bi araba verir ki
-Doğru söylüyorsun vereninde ya bir çıkarı ya da keriz olması gerekiyor yani
-Aynen haklısın işsiz güçsüz neyine güveniyorsa birde borç araba almış
-Boşver bitanem ya takma kafana
-Altından yine bir şey çıkacak ben ona korkuyorum
-Bence de ama yani almış bi kere
-Aynen neyse ya eee sen ne yapıyorsun nasıl gidiyor Antalya
-İyi valla ama çok yoruluyoruz be kızım o konferanstan o konferansa görmen lazım canımız çıkıyor
-Ah be kuzum olsun benim gibi işsiz değilsin yine de eline para geçiyor ben 2 senedirli atanmayı bekliyorum
-Elbet bir gün sende öğrencilerine kavuşcaksın be kardeşim
-Sen hâlâ ordan bana bi enişte bulamadın mı
-Yok bee nerde (dışardan iş arkadaşları çağırır) tamam geliyorum. Kuzum benim şuan kapatmam lazım beni çağırıyorlar sonra tekrar konuşuruz olur mu
-Olur tabi hadi sen işine bak görüşürüz
-Görüşürüz
Telefonu kapattıktan sonra yatağıma uzandım kahvemden bi yudum aldım fakat soğumuştu geri bıraktım. Bu arada Ece’yi tanıtayım size Ece benim çocukluk arkadaşım. Her şeyim. İşletme okudu ve bir şirkette muhasebe işiyle uğraşıyor. Araba üretilip satılan bir şirket. Şuan Antalya’da tanıtımlar , konferanslar koşuşturuyor. Bense 2 yıldır atanmayı bekleyen bi sınıf öğretmeniyim. Kendimi yine hüzne boğmak istemiyorum bu yüzden elime bi kitap aldım ve okumaya başladım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Fotoğraf: Ece)
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
(Fotoğraf: Furkan'ın aldığı araba)
~ 1 AY SONRA ~
YAZARDAN
(Arkadaşlar hemen bir ay geçti çünkü olaylar şimdi başlayacak okuyun ve görün bakalım)