"Yugyeom. Hadi kalk biraz da kendine gel. Dünden beri yıprattın kendini."
Jaebum dünden beri oturduğu yerden 'doktorların gelmesiyle kalkması haricinde' kalkmamış olan ve uyumadığı için göz altları morarmış yugyeoma seslenmişti.
"Ben iyiyim hyung. Sen gidebilirsin istiyorsan. Ben buradayım."
Jaebum derin bir nefes alıp yugyeoma yaklaştı.
"Yugyeom. Farkında mısın bilmiyorum ama az önce geldim. Sen iyi değilsin. Kalk çabuk!"
Jaebum yugyeomun kolundan tutup ayağa kaldırdı. Yugyeom ise gye so'dan ayrılan eline bakıyordu.
"Yugyeom. sadece bir saat. Eve git. Bir saat dinlenip geri gel. O seni burada bekliyor olacak. inan bana."
yugyeom bakışlarını jaebum'a çevirip bir süre boş boş baktıktan sonra başıyla onayladı. Koltukta duran ceketini alıp odadan çıktı. Jaebum yugyeomun gitmesiyle derin bir nefes alıp gye so'nun başındaki koltuğa oturdu.
"yani gye so. anlamıyorum, bu aptalın nesini seviyorsun?"
Jaebum söylediği şeye gülüp alnına uzun bir öpücük bıraktı.
"Biran önce uyan. Seni doktor olarak görmek daha güzel. Hasta olarak değil."
...
Yugyeom hastaneden çıktıktan sonra yavaş yavaş yürüyerek evine gitti. Kapı açılma sesine kapıya gelen annesi yugyeomun halini görünce endişeyle yanına vardı.
"Yu.Yugyeom. Ne bu hal?"
"Anne!"
Yugyeom hemen kollarını annesine sıkıca sarıp hıçkırarak ağlamaya başladı.
"Canım çok yanıyor anne. Onu öyle ölü gibi yattığını izlemek acı veriyor. Dayanamıyorum artık anne!"
...
"Ah be yavrum. Ne çektin yıllardır."
Yugyeom annesinin dizlerinde uykuyla uyanıklık arasında duruyordu. Annesinin eli saçlarında dolaşırken yugyeom gözyaşı akıtmaya devam ediyordu.
"Anne. Hastaneye gitmem için 25 dakika 50 saniye kaldı. Bu süre dolunca uyandır beni olur mu?"
Yugyeomun annesi gülerek onu onayladı.
"Tamam oğlum. Uyu hadi sen."
"38. 37. 36. 35..."
Yugyeom süre saymaya devam ederken uykuya teslim oldu.
...
"60!"
Yugyeom yattığı yerde doğrularak ayağa kalktı. Annesi oturduğu yerden sekmişti.
"Aklımı aldın yugyeom!"
Yugyeom koşar adım odasına gidip üzerini değiştirdi. Aynı hızla odadan çıkıp annesinin yanaklarına birer öpücük bırakıp hemen evden çıktı. Yoldan geçen taksiyi durdurup taksiye bindi.
Birkaç dakika içinde hastaneye vardığımda hemen ücretini ödeyip hızla taksiden indi.
Koşar adım hastaneye girip hemen odanın bulunduğu kata yöneldi. Odaya vardığında derin nefesler alarak kendine gelmeye çalıştıktan sonra kapıyı yavaşca çalıp kapıyı araladı. Uyuyan jaebum ile karşılaştığında odaya girip kapıyı kapattı. Bakışları anında gye so'yu bulduğunda kalbinin sancısı kendini belli etmişti. Yavaş adımlarla yerine geçip oturdu. Gye so'nun elini tuttuktan sonra bir süre onu izledi.
"Bu kadar uyku yetmedi mi? Ne zaman uyanacaksın? Biran önce uyan gye so. Sana ihtiyacım var. Kalbimin sana ihtiyacı var."
"Ya birşey demeyim diyorum ama hergün hergün bayıyor yugyeom ya. Yeter artık."
Yugyeom şaşkınlıkla yattığı yerden doğrulan jaebum'a baktı.
"Hyung ya! Neden beni dinliyorsun sen? Ben onları gye so duyar belki diye söylüyorum."
Jaebum gülerek oturduğu yerden kalkıp gye so'ya yaklaştı.
"Gye so. Lütfen uyanıp şuna cevap ver artık. Yoksa ben delireceğim sonunda."
Yugyeom gözlerini devirerek bakışlarını gye so'ya çevirdi. Elinde hissettiği garip bir hisle bakışlarını eline indirdi. O anda gözlerine inanamadı.
"H.hyung. Uyanıyor!"
Jaebum gözlerini şaşkınlıkla açarak ilk eline sonrada yüzüne baktı.
"Gye so. Güzelim uyandın mı?"
Gye so ufak bir inleme ile yavaşca gözlerini açtı. Karşısında ona bakan iki genci görünce silik bir tebessüm etti.
"N.ne kadar çok konuşuyorsunuz."
Jaebum ile yugyeom derin nefes alırken gye so boş bakışlarla ikisine bakıyordu.
"Özellikle sen Kim Yugyeom."
...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
BROWNİE'M
FanfictionKim Gye So ve Kim Yu Gyeom. Güzeller güzeli psikiyatrist Gye so kalbinin sesini susturarak kurduğu bu hayatına bir engel gibi çıkan Yugyeom'a karşı olan savaşını ne kadar sürdürebilecekti... Kitap kapağı @-_Pizza-Queen-_ tarfından yapıldı. Teşekkürl...