~Mutlu Son~(FİNAL)

23 5 6
                                    

"Orkidem. Nasılsın bakalım?"

Telefonun diğer ucundan sırıtarak konuşan yugyeomu hayal ediyordun. Sorusuna gülerek cevap verdin.

"İyiyim. Sen nasılsın brownie'm?"

"Ben nasıl oluyum işte 1 hafta 2 gündür muhteşemim."

Söylediği bu şeye güldün. Evet 1 hafta 2 gündür birlikteydiniz. Sonunda bütün sorunlarınızı ortadan kaldırarak bir yola baş koymuştunuz ve bundan pişman değildin.

"Bunu duyduğuma sevindim."

"Gye so. Akşam jaebum hyung ile seni bana bekliyorum. Size sürprizim var."

"Ne sürprizi bu?"

"Adı üstüne orkidem. Sürpriz."

"Peki öyleyse. Şimdi kapatmam gerek hastam gelecek. Seni seviyorum."

"Ben daha çok."

Telefonunu gülerek kapattıktan sonra gelen hastalarını muayene etmeye devam ettin.

...

"Jae'm neredesin?"

"Otoparkta seni bekliyorum."

Telefonunu cebine atarak koşar adım otoparka indin. Jaebum'u görünce koşarak yanına varıp sıkıca sarıldın.

"Ay! cidden içim dışım psikoloji oldu. Ben bu alanı okurken niye uyarmadın beni jaebum?"

Jaebum bu ufak feryadına gülerken sende ona eşlik ederek arabaya bindiniz. Sessiz bir şekilde yolunuza devam ederken telefonuna gelen mesaj ile telefonunu eline alıp gelen mesaja baktın.

"Kimden mesaj?"

"Şey ya operatör. Doğum günümü kutluyor."

Evet bugün senin doğum günündü ve jaebum dahil kimse kutlamamıştı. Yugyeom bile.

Sessiz yolculuğunuza devam ederken bu sefer telefonun çalmasıyla telefonuna baktın "BROWNİE'M" arıyordu.

"Efendim."

"Nasılsın orkidem?"

"Mutsuzum ve yorgunum. Yugyeom ya sürprizini sonra yapsan da ben eve-"

"Hayır gye so. Olmaz aşkım. Bak şimdi jaebum bir yerin önünde duracak. Sen hiç bir şey sormadan kendini oradaki kızların ellerine bırakacaksın. Sonrasında jaebum seni getirecek. Tamamı aşkım?"

Yugyeomun dedikleriyle jaebuma delici bir bakış attın. Jaebum ağzına hayali bir fermuar çekerken onun bu haline gülerek yugyeom'a "Peki. Tamam." diyerek cevap verdin.

"Seni çok seviyorum orkidem."

"Ben daha çok browniem."

Telefon kapandıktan birkaç dakika sonra araba durduğunda tekrar jaebuma baktın.

"Gye so. Bir şey sorma. Cevap veremem."

Sen hemen arabadan indiğinde yanına gelen bir kız "Hoşgeldiniz efendim. Şöyle buyurun." diyerek sana yol gösterdi. İçeriye girince başka bir kız eline kılıflı bir elbiseyle yanına geldi. 

"Gye so hanım bunu giymeniz gerek."

Kız eline elbiseyi tutuşturarak seni kabine sürüklerken sadece gülümsüyordun. 'Kesin doğum günümü kutlayacak' diyerek elbiseyi giyindin. Çok sık beyaz bir elbiseydi.

Kabinden çıkınca kızlar hemen seni bir aynanın önüne oturtup saçını yapmaya başladılar. Saçını düz bir fön çekerek üzerine orkide çiçeklerinin olduğu bir taç yerleştirdiler. Sonrasında da makyajını yaparak seni geceye hazırladılar.

"Çok güzel oldunuz. Yugyeom bey sizi gördüğünde size tekrar aşık olacak."

Kızların övgülerine teşekkür ederek mekandan çıktın. Jaebum seni gördüğünde sana baka kalmıştı.

"Hanımefendi içeride benim bir arkadaşım olacaktı onu gördünüz mü acaba?" diyerek sana elini uzattı. Sende gülerek elini tuttuğunda seni etrafında döndürdü.

"Çok güzel olmuşsun kız."

"Teşekkür ederim."

Arbaya bindiğinizde hemen yolculuğa koyuldunuz. O kadar yorgundun ki gözlerinden uyku akıyordu.

"Daha ne kadar yolumuz var?"

"Biraz daha var. İstersen biraz kapat gözlerini."

Sen başını arkaya yaslayarak gözlerini kapattığında anında uyku moduna geçiş yapmıştın. Senin uyuduğunu gören jaebum arabayı biraz daha hızlandırarak kısa bir vakitte gideceğiniz yere vardı. Sen hala uyurken jaebum arabadan inerek seni bekleyen yugyeomun yanına gitti.

"Tam istediğin gibi oldu yugyeom. Şuan uyuyor."

Yugyeom jaebum'a teşekkür ederek onu yolcularken yugyeom senin yanına gelerek kapını açtı. Seni beyazlar içinde mışıl mışıl uyurken görünce büyülendiğini hissetti bir an.

"Çok güzel olmuşsun meleğim."

Yugyeom seni kucağına alarak hazırladığı yere götürerek seni oraya yatırdı. Üzerine de pikeyi örttükten sonra yanına oturarak saçlarını okşamaya başladı.

"İyi ki doğdun orkidem."

Yugyeom yanağına ufak bir öpücük bıraktığında sen yavaşça gözlerini açarak karşındaki yugyeom'a baktın.

"Yugyeom?"

Yattığın yerden doğrulduğunda yugyeom sadece seni izliyordu.

"Ben çok özür dilerim aşkım. Bir an içim geçmiş arabada..."

Etrafına bakındığında arabada olmayıp sahilin kenarında ışıklar, tüller ve çiçeklerle süslenmiş bir yerde olduğunu fark ettin.

"Yugyeom?"

Yugyeom oturduğu yerden kalkarak elini sana uzattı. Sende elini tutarak ayağa kalktığında merakla gözlerinin içine bakıyordun.

"Orkidem. Bu dünyadaki tek varlığım. Seni o kadar çok seviyorum ki sevgime sonsuz denizler şahit olsun istedim. İyi ki doğdun meleğim. İyi ki benimlesin. İyi ki sonunda beni kabul ettin. Seni çok seviyorum Kim Gye So."

Yugyeom gülümseyerek sana bakarken sen kollarını yugyeomun boyuna dolayarak sıkıca sarıldın.

"Sende iyi ki varsın yugyeom. Bende seni çok ama çok seviyorum."

İşte o gece yıllardır sevgisini hiç kaybetmemiş olan aşkınızı yeniden küllerinden doğurdunuz. O gün sevginize denizin suları gökyüzünün sakinleri ve etrafınızdan geçen herkes şahit oldu. Sen yaşın aşka engel olmayacağını öğrendin. Yugyeom da sevginin kıymetini.

Her zaman sizi sonsuza kadar sevecek birini sevin. İşte o zaman ne yaş ne mekan... Hiçbir engel size mani olamaz.

Sizleri çok seven yazarınız _garipbiahgase_

...23.09.2020...

BROWNİE'MHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin