Yalçın: Hiçbir şey sormadan Bağdaş Üniversitesinin önünde ki parka gelir misin
Gül: Hemen geliyorum. Umarım kötü bir şey yoktur
Yalçın: Lütfen... Sadece gel
Gül: Gözünü bağlayabilir misin
Yalçın: Açmayacağım gözümü
Gül: Teşekkür ederim
××××××××
(Yazar'ın Anlatımıyla)
Genç kız ne yapacağını bilemiyordu. İçinden 'kesin kötü bir şey oldu' diye geçirdi. Yoksa acil bir şekilde çağırmazdı Yalçın onu.
Bağdaş Üniversitesi. Yalçın ve genç kızın okuduğu üniversite.
Genç kız siyah polarının altına kumaş etek giyindi. Hızlı bir şekilde şal bağladı başına. Ne kadar hızlı olursa o kadar iyiydi.
Telefonunu eteğinin cebine koyup yurttan çıktı.
Parkla yurt arasında 5 dakika yoktu. Koşarak parka doğru ilerledi. Parkın girişine geldiğinde Yalçın'ın nerde olduğuna baktı. Bir bankta arkası dönük bir şekilde oturmuş kafasını eğerek iki elinin arasına almıştı. Kalbi yaralıydı Yalçın'ın. Babası onu en derin yerinden vurmuştu. Unutmuştu zaten babasını. Ama annesi... Annesine çok bağlı birisiydi Yalçın. Annesinin ona ikinci darbeyi vuracağından haberi yoktu.
Genç kız ona doğru bir kaç adım attı. Tam arkasında durdu Yalçın'ın. Ne yapacağını bilmiyordu. Direk gidip sarılmalı mıydı yoksa... Yoksa ne yapmalıydı?
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Anonim /Texting/ (DÜZENLENİYOR)
Mistério / Suspense05**: Selam bebeq Yalçın: Selam yavrum 05**: Ooo Yalçın Bey... Siz mesajlara erken bakar mıydınız? Yalçın: Bakıyormuşum demek ki. Şimdi uğraştırma da amacını söyle. 05**: O nasıl R dir be Yalçın: S*kt*r git seninle uğraşamam! 05**: Peki, şimdi gidi...