Tanınmayacak haldeydim. Buna emindim. Amaçlarına ulaşmışlardı. Artık kesin bir süre dans edemeyecektim.
Tam bir sopa darbesi daha yiyecekken beklediğim darbe gelmedi. Ama bir yumruk sesi duydum. Zoraki bir şekilde gözlerimi açtığımda ise beni döven...
Uykum olmadığı için bir süre sonra telefonumu bulmaya çalıştım. Odanın köşesindeki L koltuğun üzerinde ceketimi gördüğümde cebine baktım. Telefonumu bulup çıkardım ve koltuğa oturdum.
Kırılmıştı ama abartılacak kadar büyük kırıklar yoktu. Çalışıyordu ve ekranı net görüyordum.
Hongjoong Adlı Kişiden 25 Cevapsız Çağrı
Hongjoong Adlı Kişiden 48 Mesaj
Yeosang Adlı Kişiden 18 Cevapsız Çağrı
Kısa Hongjoong ve Diğerleri Adlı Gruptan 78 Mesaj
"Yuh! Bir gün olmadım ortalığı ayağa kaldırmışlar."
Kısık sesle söylemiştim fakat Mingi hemen dönmüştü. Uyuyordu, sadece dönmüştü.
'Neredesi? Niye cevap vermiyorsun?' gibi mesajların hepsini okumayıp direkt cevap verdim.
Kısa Hongjoong ve Diğerleri
Ben (Yunho): Ben iyiyim.
Yeosang: Ne demek iyiyim? Neredeydin? NEREDESİN?!!
Hongjoong: Cidden ya biz burada polise gidecektik San tuttu bizi.
San: He ben tuttum valla.
Ben (Yunho): Çocuklar endişenizi anlıyorum ama ben iyiyim. Yakında geleceğim.
San: Tamam nerdesin onu söyle bari.
Ben (Yunho): Tamam söylerim ama kızmak yok.
Yeosang: ?
Ben (Yunho): Mingi'nin evindeyim.
Telefonu kapattım. Çünkü gelen tepkiler çok olacaktı. Mingi'nin bana yaptıklarını çok iyi biliyorlardı. Hatta çoğu kez Mingi ile San benim yüzümden kavga etmişlerdi.
Ama buna rağmen sebebini bilmediğim garip bir şekilde Mingi seni bir daha dövmeyeceğim demişti. Bunu neden daha önce yapmamıştı ki?
Ben bunları düşünürken Mingi uyanmıştı. Yattığı yerden bana bakıyordu. Başımı ne var anlamında salladım. O ise arkasını dönmüştü.
Sanırım uyku-uyanıklık arasındaydı.
Onun yanına giderken telefonunu gördüm. Bildirim ışığı yanıyordu. Uyuyup uyumadığına baktıktan sonra uyuduğuna karar verdim ve nedenini bilmediğim bir meraklılıkla telefonu açtım.
Kilidi olduğu için sadece kilit ekranındaki yazılanları görüyordum.
Bir grubu vardı ve oradan mesaj gelmişti. Üzerine tıkladığımda 4 tane mesajı görebiliyordum.
Bir dakika benim ismim mi vardı?
Seonghwa: O ezik Yunho yüzünden dayak yediğine inanamıyorum.
Jongho: Cidden... İyi misin şimdi peki?
Wooyoung: Bana bak Mingi! O Yunho mudur nedir ondan hoşlanıyorsan eğer...
Seonghwa: Yok artık. Böyle bir şeyin olması mümkün değil. O ezikle kimse çıkmaz.
Şokta bir şekilde telefonu eski yerine koydum ve koltuğa geri geçtim. Birincisi Mingi'nin benden hoşlanması zaten imkansızdı. Ona bir şey diyemem ama... Ama ben ezik değildim ki...
"Ne düşünüyorsun?"
"Aa Mingi! Uyanmışsın."
Yanıma geldi ve koltuğa oturdu.
"Aç mısın? Hayır diye bir cevap yok ben yemek getiriyorum."
Tam arkasını dönüyordu ki onu durdurdum.
"Mingi."
"Efendim."
"Ben ezik miyim?"
Bu soruyu beklemiyor olacak ki şaşkınca baktı.
"Hayır. Neden?"
"Boşver. Öylesine sordum."
"Peki. Sen bilirsin. Ben birazdan gelirim."
"Tamam."
Gittiğinde koltuğa yaslanıp tekrar düşünmeye başladım. Bu evden acilen çıkmalıydım. ______________________________________
Evettt bugün benim doğum günüm ve Thanxx geliyor...
Çok güzel bir doğum günü hediyesi teşekkürler KQ🥺💙
Sizleri çoooooookkk seviyorum...💙💙
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.