son sınavlardan önce atim dedim tabii hala birileri varsa
•
"Hoşgeldiniz çocuklar, gününüz nasıl geçti?"
"Biraz yorucuydu ama iyiydi." diye cevap verdim kapıda bizi gülümseyerek karşılayan Bayan Jeon'a. Suratsız Jungkook annesine cevap veremeyecek kadar suskundu ki bu beni memnun ediyordu, sesini duymak istemiyordum. Ancak eve beraber gelmesek de beraber girmek zorundaydık. Buna rağmen ben buraya geleceğimi unutmuş, bizim eve kadar yürümüştüm. Kapıyı çaldıktan sonra kimse açmayınca ise neyse ki hatırlayıp koşarak buraya gelmiştim, bu aptallığımın dışarıdan fark edilmemesini umuyordum. Jungkook benim geriye döndüğümü görmüş müydü, bilmiyordum ama bilse bile bunu bilemezdim.
"Pekala, size güzel yemekler hazırladım." dedi annesi ben ayakkabılarımı çıkarırken. Sabah okul yolunda akşam yaptığım gibi Jungkook'u yalnız bırakıp önden hızlıca yürümüştüm, adımları benden büyük olduğu için aramızdaki mesafenin artmasını amaçlayarak gereğinden fazla zorlamıştım kendimi. Okulda bir şeyler yesem de beni kesmemişti, çok acıkmıştım. Resmen tüm enerjimi ona harcamıştım, bu haksızlıktı.
"Yemekten sonra da ders çalışabilirsiniz, duyduğuma göre Chaeyoung'un yardımına ihtiyacı varmış." O an gözlerimi devirmemek için kendimi zor tuttum, benim kimsenin yardımına ihtiyacım yoktu. Kendi kendime de çalışabilirdim. Aslında Bayan Jeon'un böyle bir şey demeyeceğini biliyordum, annemin ona söylediklerine dayanarak böyle bir teklif sunduğu belliydi. Oğluna nazaran zeki olduğumu biliyordu, hatta onun benim gibi olmasını istediğini onlarca kez söylemişti bana.
Jungkook'un bana döndüğünü hissettim, onaylamamı bekliyor gibiydi. Normalde o çalışmaya ihtiyacı olan, ben de onu çalıştıran kişi olduğum için garipti. Ne kadar anormal bir durum yaşandığını bir kez daha fark etmiştim. Hafifçe başımı salladım istenileni yaparak. Devamında istemsizce sesli bir nefes verdiğimde ikisinin de bakışları bana döndü, utanmıştım. Dilimi tutabilsem de beden dilime pek söz geçiremiyordum.
Üzerimi değiştirdikten ve ellerimi yıkadıktan sonra Bayan Jeon her ne kadar gerek olmadığını söylese de yemeği ve masayı hazırlamakta ona yardımcı olmak için aşağı inmiştim, onunla vakit geçirmek gerçekten keyif vericiydi. Ta ki Jungkook ve ben konusu açılana kadar.
"Chaeyoung..." demişti ciddi bir ifadeyle bana bakarak. "Siz Jungkook ile küs müsünüz?" Omuzlarımı düşürmemek için büyük bir çaba harcamıştım. Demek ki sabah ve az önce bir şeyleri anlamıştı. Pekala, dışarıdan fazla belli oluyor olabilirdi ama şu an hiç anlatacak durumda değildim. "Hayır, her zamanki ufak atışmalarımız işte." diye mırıldandım yalancı gülümsememle. Jeon Jungkook bana daha kaç yalan söyletecekti? Bu durum canımı sıkıyordu ama şimdilik katlanmaktan başka çarem yoktu.
"Ah öyle mi, ciddi bir şey olmasın da..." dediğinde gülümsedim ve hazır olan salata tabağını içeriye taşıdım. Yemek boyunca Bayan Jeon her bana baktığında ağzıma bir şeyler atmıştım çünkü bunu yapmasam beni konuşturmaya çalışacağından emindim. Bu durum yemeğin sonunda bozulmuştu ama neyse ki korktuğum gibi olmamış, havadan sudan bahsettiğimiz bir sohbet gelişmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
are u still bored • rosékook
أدب الهواة!devam edilmeyecek! jeon jungkook yıllardır arkadaşı olan park chaeyoung'dan artık sıkılmıştı for my bebiş @normalshateme uyarı: hikayedeki jk size sinir krizi geçirtebilir story songs: devin hoffman - damage is done paramore - decode