Tony göğsüne iki kez dokundu ve zırhın içine girdiğinde sinirle Wade'in üstüne yürüdü, kimse engellememişti.
"Onu bana değil arkandaki direktöre soracaksın. Hepsi onun suçu." Tony Wade bırakıp direktöre döndü. Ajanlar silahı Tony'e yönelttiğinde Tony gülmeden edemedi.
"Hadi ama çocuklar o silahları ben üretiyorum. Friday!"
Yapay zeka silahları kapatıp elektrikle doldurduğunda ajanlar çarpılmanın etkisiyle silahları yere attı.
O sırada Tony Nick Fury'e ateş ettiğinde duvar çökmüş ve direktör diğer tarafa düşmüştü. Hiç kimse Tony'e engel olmuyordu çünkü oğlana ne kadar değer verdiğini biliyorlardı.
Wade Nick Fury'i tutup bir köşeye attığında, direktör ağzındaki kanı yere tükürdü. "O çocuk sizi kurtarmak için şu an ölüyor ona yapmamasını söyledim!"
Tony cevabı beğenmediğini fark etti ve tekrar güldü, sinirle karşısındaki adama baktı.
"O çocuğa yapmamasını söylemeyecektin. Engel olacaktın! Çocuğa bir şey olursa seni öldürürüm!"
Tony bu sefer zırhın içinden çıkıp direktöre bir yumruk attı. "Engel olman gerekiyordu. Sen ne yaptın onu ölüme mi gönderdin?" Arka arkasına yumruk attığında Tony nefes alamadığını fark etti. Wade onu tutup direktörden uzaklaştırdı ve yanında taşıdığı küçük silahla direktörün omzuna ateş etti. Muhtemelen omuzunu bir süre hareket ettiremeyecekti ve Peter için küçük bir sürpriz hazırlamasalar olmazdı.
Tony direktörden uzak duruyordu. Yüzü kanlar içinde kalan direktöre Natasha ve Clint başına gelerek yardım etmeleri için ajan çağırdı. Steve ise Tony'nin yanına gelip onu kontrol ediyordu.
"Nerde?" Tony'nin panik halinde çıkan sesi Wade tanıdık gelmişti.
Wade, Peter'ın kaldığı odaya yöneldiğinde Tony ve Steve arkasından yürüdü.
Tony oğlanı nasıl göreceğini bilmediği için içindeki giderek büyüyen endişeye engel olamıyordu. Onu koruması gerekiyordu ama koruyamamıştı. Odanın önüne geldiğinde Wade kapıyı açtı ve içeri geçmesi için çekildi.
Hala yatakta bilinci kapalı uyuyan çocuğa Wade bakmadan kafasını eğdi. Onu böyle görmek istemiyordu.
Tony yatağın yanındaki koltuğa zorlukla oturdu. Genç oğlanı ilk defa böyle görüyordu. Ya o yokken daha kötü şeyler olsaydı?
"Nasıl bu hale geldi. Niye engel olmadın?!" Kafasını Wade'e çevirip cevap bekledi Tony.
"Sizi kurtarmak için oldu bunların hepsi. Ben bu kadar yaralanacağını bilmiyordum Tony. Bilseydim izin vermezdim."
"Ne zamandır uyuyor? Doktor bir şey dedi mi?"
Wade'in bakışları istemsizce genç oğlanı buldu. "Birkaç saattir bilinçsiz, doktoru geldiğinde ondan daha iyi bilgi alırsın."
"Biz çıkalım." Steve, Wade baktığında o da onayladı ve ikili odadan çıktı.
Tony uyuyan çocuğu gördükçe içindeki öfkeyi bastıramıyordu. Peter onları kurtarmak için ne yapmıştı da bu hale gelmişti?
Ekibi koruyamadığı gibi de çocuğu da koruyamamıştı.
"Friday doktordan bilgi al!" Yapay zekası onu onayladığında Tony çocuğu izlemeye devam etti. Uyandığında çok kızacaktı. Kostümünü alacak ve bir daha vermeyecekti. Nasıl böyle bir salaklık yapabilir aklı almıyordu!
"Durumunun ilk geldiğine göre daha iyi olduğunu öğrendim patron. Yakında uyanırmış."
Tony çocuğu izlerken, kapının açılma sesiyle dikkatini gelene verdi. Pepper eşinin yanına gelip ellerini omzuna koydu. "İyi olacak Tony. Çok güçlü bir çocuk o! Hatta seni evde bekleyen birisi daha var."
"Öyle Pep! Morgan çok özlemiş olmalı. Çok kötü bir babayım." Tony ayağa kalkıp Pepper'a sarıldığında, ikiliyi ayıran bir ses duyuldu oda da.
"Bay Stark buradasınız!" Tony genç oğlanın sesini duyduğunda hızla arkasını döndü ve gülümsemeden edemedi. Daha sonra sinirle konuşmaya başladı. "Kesinlikle ceza alacaksın! Kostümünü sonsuza kadar elinden alacağım! Hatta örümcek güçlerini de elinden almak için çalışma başlatacağım! Beni çok korkuttun evlat! Yani bizi çok korkuttun." Sonlara doğru yükselen sesi, Peter'ın yaşlı gözlerini görmesiyle alçalmıştı.
Genç oğlan yatakta toparlandı.
"Üzgünüm Bay Stark. B-ben sadece sizi kurtarmak istemiştim."
"Biliyorum oğlum!"
Tony Peter'a sarıldığında, Peter nefesini tuttuğunun bile farkında değildi. Kendi ailesinin geri dönmesi, Kendi ailesi olarak gördüğü Tony'e sarılmak bu yaptıklarının hepsine değerdi!
"Kostümümü almanıza izin vereceğim Bay Stark!" Oğlanın boğuk çıkan sesine rağmen gülmüşlerdi. Odada fazladan bir ses daha vardı ve Peter'ın bakışları kapıya döndü.
Wade kapıda durmuş onları izlerken, yüzündeki gülümsemenin farkında bile değildi. Peter ortamda bir tuhaflık seziyordu ve bunun iyi mi yoksa kötü mü olduğuna karar verememişti.
Tony Peterdan ayrıldığında, Wade içeri girdi.
"Seni aşağıda bekliyorlar." Pepper'ın sakin ol deyişleri Peter'ı gerse de bir şey dememişti.
"Ufak bir işim var sonra geleceğim oğlum. O arada sen ve Wade burada oturun." Hızla odadan çıkan Tony'e Pepper yetişmekte zorlanmıştı.
"Nasılsın?"
"İyiyim. Daha iyi hissediyorum hatta."
"Sevindim." Ortamdaki tuhaf havayı yine Wade bozmuştu. "Böyle yaralanacağını bilseydim. Seni göndermezdim Peter."
"Benim seçimimdi Wade. Engel olsan bile giderdim."
"Biliyorum. Diğer Peter daha aptal. Senin az olan aptallığın daha iyiydi."
Peter bu saçma(!) iltifata güldü. "Keşke düzgün iltifat edebilsen Wade!"
Bir süre daha sessiz kalmışlardı. "Benjamin beni beklediğini söyledi."
"Tuhaf çocuk yani Benjamin. Tuhaf çocuktu."
"Aslında o benim! Ama çok karmaşık anlatsam inanmazsın."
Wade önce çocuğun gülümseyen yüzünde, sonra dudaklarında bir süre oyalandı ve oturduğu yerden kalktı. "Ben Wanda'ya bakayım. Tekrar gelirim. Ve geçmiş olsun Parker." Odadan çıkmak için yöneldiğinde Peter arkasından seslendi. "Wanda'ya iyi olduğumu söyler misin?"
"Söylerim." Tony ve geri kalan Avengers Wade çıkmadan içeri girdi. Tony'nin elleri genç oğlanın saçlarını bulduğunda Wade, avucunun içi karıncalanıyor gibi hissetti. Diğerleri Peter'a laf atarken Wade çoktan oradan uzaklaşmıştı.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Bölüm nasıldı sizce?
Ben biraz Wade'e üzüldüm ve aşık oldum sanırım :"
son iki bölüm...
Bir bölümün daha sonuna geldik. Oy vermeyi ve güzel yorumlarınızı bırakmayı unutmayın ♡