-10-

17 5 10
                                    

Sabah yüzüme vuran güneş ışığıyla gözlerimi açtım.Yorganı üstümden çektim.Yağa kalktım,mutfağa gittim.Telefonumu yandan açtım.100 olmuştu.Şarj aletini prizden çıkarttım.Telefonumu masaya koydum.Çaydanlığı aldım içine çeşmeden biraz su koydum.Ocağı yaktım,üstüne bıraktım.Yatak odama gittim.

Yatağımı düzelttim,saçlarımı tepeden at kuyruğu bağladım.Üstüme uzun kollu bir t-shirt giydim.Altıma bir şort giydim.Ayağıma terliklerimi de giydim.Salona gittim.Etraf çok pisti.Kahvaltıdan sonra bir temizlik yapayım evde annem var diye önceden yapmıyordum.Koltuğa oturdu, televizyonu açtım.Youtube'ye girdim.

"Bilal Sonses'öpesim var" açtım,sesi 35'e kadar aldım ve mutfağa gittim.Çay kaynamıştı.Çayı demlerken sözlerini tekrar ediyordum".Öpesim var gözlerinden,nefesim dar özleminden,inan dar değil ben yolunu gözlerim hep" diyordu sözler,çayın altını yakıp,dolaptan peynir zeytin çıkardım.Çatal ve çay bardağını masaya koydum.Bir tane tava çıkardım ocağın önüne koydum.Rendeyi dolaptan çıkartıp tezgaha koydum.

Birkaç tane domates çıkardım.Onları rendeyle parçaladım.Sonra tavanın içine boşaltım.Yağı da içine koydum.İçine biraz soğan ve biber doğradım.Ocağın altını yaktım ve kapağını kapattım.İçeri gittim başka bir şarkı başlamıştı ama adını bilmiyordum.

Tekrar mutfağa gittim.Çay kaynamıştı altını kıstım.Tavanın kapağını açtım.Pişmesine çok az kalmıştı kapağını kenara koydum tahta bir kaşık alıp karıştırdım.Kapağını tekrar kapattığımda kapı zili çaldı,Hemen kapıya koştum.Delikten baktım.Cenk gelmişti ama burada ne işi vardı?Kapıyı açtım.

-Hoş geldin

dedim gülümseyerek,

-Hoş buldum.

dedi ve içeri girdi.İlk girince durdu.Bana dönerek gülümsedi.

-Bilal Sonses' iki kelime' dinliyoruz bakıyorum

dedi bende şaşkınlıkla,

-Biliyor musun?

dedim,

-Evet,en sevdiğim şarkılardan

dedi bende neşeyle,

-Benimde

dedim. Birlikte mutfağa girdik.

-Aç mısın?

diye sordum.

-Yok

dedi,ama pek öyle görünmüyordu.Bir kaç tane daha çatal ve bardak çıkartırken,

-Gözlerin öyle demiyor bakıyorum.İki kelime bir şey de sana da çatal,bardak koyayım.

dedim gülerek,

-İki kelimeden biri sensin.

dedi ben ona döndüm.Arkada ki şarkıyla aynı anda söylemişti.

-Düşünebilir misin beni sensiz?

diye devam ettim başını kaldırdı.

-Sana olan aşkımı bir görsen inanmazsın ki deli dersin...

diye devam ettirdi.Gülerek,çatal ve bardağı masaya koydum.Cenk başını yere eğerek sözleri tekrarlıyordu.

-Dünyalara bedeldir saçının tek teli...

dediği yeri normal bir şekilde söylemişti.Ben buz dolabının yanına gittim.Kapağını açarken,

-Hadi içeriden istediğin müziği aç

dedim gülerek içeri gitti.Buz dolabından 3 tane yumurta aldım menemene kırdım.Kapağını kapatınca içeriden,Oğuz Han Koç" Aşk dediğin" şarkısı çalıyordu.İçeri gittiğimde Cenk'e gel işareti yaptım.Televizyonu kapatmadan geldi.Birlikte kahvaltımızı yaptık.Ve salona geçtik.Cenk televizyonun sesini biraz kıstı.

-Irmak,babam evi yerleştirip yerleştirmediğini sordu.

dedi,bende,

-Her şeyi yerleştirdim ya,bitti yani.

dedim,Cenk ayağa kalktı.

Benim şimdi gitmem lazım sonra görüşürüz.

dedi ve ayağa kalktı.Bende ayağa kalktım.

-Tamam görüşürüz.

dedim ve kapıyı açtım.Cenk dışarı çıktı.Bende el sallayıp kapıyı kapattım.İçeri doğru gittim.Annemin yanında da yalnız gibiydim ama şimdi yalnızlığı anladım.Ev çok sessizdi,Telefonum çalınca hemen yanına gittim.Arayan Met'ti.Hemen açtım,

"Alo?"

"Alo?Irmak nasılsın?"

"İyiyim,yani yalnızlık dışında"

"Elif,seni soruyor telefonu bozulmuş ondan seni arayamamış."

"Tamam,nerde?"

"Yanımda"

dedi ve telefonu Elif'e verdi.

"Irmak"

dedi heyecanla,

"Efendim Elif?"

"Kızım sen nereye gidiyorsun kaşla göz arası?"

"Biraz kafa dinlemem lazımdı."

"Ne zaman gelirsin?"

"Elif,Mert'e söyleme ama belki gelirim belki sonsuza kadar buradayım"

Elif bir anda,

"Kızım sen-"

derken sesi yüksekten,alçağa indi.

"Sen iyi misin?"

"İyiyim"

"Ev bulabildin mi?"

"Kendime uygun bir ev buldum merak etme"

"Tamam telefonum yakın zamanda yapılacak,Mert'ten numaranı alırım."

"Tamam,görüşürüz"

"Görüşürüz"

dedi telefonu Mert'e verdi.

"Irmak,sakın gecikme"

dedi sıkıca gözlerimi yumdum.Sonra geri açtım.

"T-tamam.görüşürüz"

"Görüşürüz"

dedi ve telefonu kapattı.Ben telefonu kenara fırlatıp,koltuğa oturdum.Ellerimle yüzümü kapattım.Ağlamaya başladım.Onları çok özlemiştim.Televizyonda Model ve Emre Aydın "Bir pazar kahvaltısı" şarkısı başlamıştı.Koltuğa uzandım, yastığı başıma doğru çektim.Kafamı yerleştirdim.Göz yaşları içinde uyumama birkaç dakika varken duyduğum son cümle 

" Ne yaparsam olmuyor,olmuyor eskisi gibi.Güldürmüyor,ağlatmıyor kimse senin gibi..." cümlesiydi sonra uykuya daldım....

---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

Devam edecek............

--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------

"Acıları yaşamayan,acıları yaşayanı anlayamaz...."

Karanlığa DoğruHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin