Şunu okursanız bir sevinirim :3 birazcık hikayeyle ilgili bir şeyler var :3
Hikayeyi askıya almıştım uzun süredir yazmıyordum. Yanlış hatırlamıyorsam son bölümü okulların açılmasına yakın yada okulun başında falan yazmıştım. Aslında bunun bende boş vaktim olmaması dışında başka sebepleri de var haydi bunu bir şarkıyla anlatayım... Şaka. Ama bir anıyla anlatacağım :3
Benim yaşımda bir kız kuzenim var -belki bunu okuyorsundur :3 - 3-4 sene önceydi sanırım bizim yazlığa gelmişti. Çok güzel vakit geçiriyorduk bir de yazın hani televizyonda hep Alacakaranlık kuşağını falan veriyorlardı. Kuzenim de çok sever. Habire oturup izliyorduk yetniyordu o zamanlar mobil facebook ücretsiz m.facebook'tan falan girince :D geceleri de uyumadan önce oradan en az 2-3 bölüm Alacakaranlık fan fiction okuyorduk. Cidden eğlenceliydi. Daha sonra biz birlikte hikaye yazmaya ilk defa o yaz başlamıştık ama işte biz gittik Doktorlar'ın fan fiction ını yazmıştık :D Şuan o hikaye var mı yok mu bilmiyorum da kuzenim Doktorlar'ın hastasıydı yani. Geceleyin bölümlerini izliyoduk internetten sonra sabah erkenden kalkıp tekrar izliyorduk öyle manyaklık... "Yazmaya öyle başladım" hikayesi gibi oldu ama öyle değil. Demek istediğim bu tarz fantastik hikayeler bana hep yazı hatırlatıyor ve ben bunları yazmak için her zaman en uygun zamanın yaz olduğunu düşünüyorum (yazı özledim bennn :'( )Bu yüzden hikayeyi askıya almıştım ama şaşırtıcı bir şekilde hikayeyi okuyanlar ve oy verenler var :3 çok seviniyorum gerçekten. Hepinize teşekkür ederim. Beni mutlu ediyorsunuz, umarım siz de her zaman mutlu olursunuz.
Bir diğer konu da ben Vampir Günlükleri'nin ilk sezonunu izlemiştim Teen Wolf'unda bir sezonunu izledim 4.sezondu sanırım. Demek istediğim bu hikaye onların dışında bir kurgudur. Onlarla aynı kısımları da olabilir farklı kısımları da. Onlara iyi hakim olsam öyle yazmaya çalışırdım ama bu biraz daha farklı yani onlardan :3 okurken de anlamışsınızdır zaten. Neyse konu sapmadan böyle okuyan birilerinin olduğunu görünce yeni bölüm yazmak istedim ama hikayeyi ben bile unuttuğum için en baştan okudum :Dd Jeremy'nin sorunu neydi onu bile unuttum artık tekrar düşünüyorum. Umarım beğenirsiniz. Destekleyenlere çok teşekkür ederim :3 <3
Bu bölümü @orgulumelegim @selenen ve _Rebritah_ 'a ithaf ediyorum. Güzel yorumlarınız için çok teşekkür ederim umarım bölüm hoşunuza gider :* <3
Önceki bölümleri hatırlayalım
Vampir çetesinin lideri Sam melezkan yaratıp doğal bir melez kadar güçlü vampirler oluşturabileceğini düşünerek Alexa,Ally ve Jeremy'yi kaçırdı. Belki Alexa kendinden alınan kana tükürdüğü için belki de gerçekten imkansız olduğu için deneyin sonucu kötü oldu. Bu karışıklıkta kaçan kurtlarımız, mahzene artık herkes girebileceği için Alexa'nın 2 yıldır görüşmediği ağabeyi Derek'in yanına gittiler. Derek olayı öğrenince Sam'i öldürdü, Alexa ve arkadaşları Derek'in evine çok yakın eski bir villaya yerleştiler. Bu sırada vampir çetesinin denetimi ölen Sam'in sağ kolu olan Leon'a geçti.
10.Bölüm
"Sana tekrar söylüyorum, onlara zarar vermek istemiyorum."
"Ben de istemedim Jeremy. Ben o gün Leon'u Alexa'nın daha güçlü olduğu konusunda ikna etmeseydim senin kanın kullanılırdı, onun değil. Ve sen o durumdayken kaçmayı başaramazdın." Mavi gözlerindeki kin beni öldürüyordu. Önüne düşen toz pembe saçlarını arkaya atarak konuşmaya devam etti.
"Bize ihanet edenlerle görüşmek istemiyorum."
"Taissa..." Konuşmama izin vermedi.
"Bak Jeremy, eğer bize katılırsan sana zarar gelmeyecek."
"Ben...bilmiyorum. Bunu yaparsam onlara zarar gelecek."
"Öyleyse dediğim gibi, seninle bir daha görüşmek istemiyorum Jeremy.."
"Tamam dur!" Onu kaybetmek istemiyordum.
"Dinliyorum?"
"Bana 1 gün ver." Yalvarırcasına ona baktım.
"Yalnızca 1 gün." Arkasını dönerek geldiği yöne doğru yürümeye başladı. Arkasından bakakalmıştım. Şehir küçüktü ve sayılı okul vardı. Onu ortaokuldan tanıyordum, aynı okuldaydık. O, çok sosyal ve popülerdi, bir sürü arkadaşı vardı. Doğal pembe saçları ve iri mavi gözleri vardı, çok güzeldi. Onu görebilmek için okuldaki dans klubüne üye olmuştum, amigo kız olmaya başladığındaysa amerikan futboluna yönelmiştim ama bunda iyi olmadığımı anlayınca amerikan futbolunu sevdiğim bahanesiyle onun olduğu tüm maçları izlemeye gitmiştim. Ama o beni hiç bir zaman görmedi hiç bir zaman ilgisini çrkmedim, o asla beni sevmeyecekti. Liseye geçtiğimiz zaman onunla farklı okullardaydık. Bu sebepten dolayı ikinci dönemde okulumu değiştirdim. Şansıma şimdi aynı sınıftaydık. Ally ve Alexa da aynı sınıftaydı. İlk geldiğim zaman birlikte oturuyorlardı, iyi anlaşmıştık. Alexa bana Sam ve çetesinden bahsetmişti. Liseden önce de olan bir çete olduğunu söylemişti. Üyelerini saydığında içinde Taissa da vardı. İlk başta şaşırmıştım çünkü onun vampir olduğunu bilmiyordum. Daha sonra Alexa onlarla düşman olduğumuzu, asla iyi anlaşamayacağımızı söyleyince afallamıştım. Tabii ki de vampirler ve kurtlar iyi anlaşabilirdi ama onların bizim ırkımıza zarar vermek istediğini söylediğinde daha da kötü hissetmiştim. Ben Taissa'dan uzun süredir hoşlanıyordum ve bunu duymak beni tedirgin etmişti. Taissa'dan hoşlandığımı hiç bir zaman Ally ve Alexa'ya söyleyememiştim.
Taissa'dan vazgeçmeye çalışsam da bazen onunla karşılaşıyordum, hatta bazen gözgöze bile geliyorduk. Bir kere de bana gülümsemişti.
Bu yılın başında Taissa'ya çıkma teklifi etmeye karar verdim, tabii bundan da bizimkilere bahsetmemiştim. Cesaretimi topladığım bir anda diyemem çünkü o sırada yalnızca içkili olduğumu biliyorum. Bana olayı o gece yanımda sınıftan en iyi anlaştığım erkeklerden biri olan Aiden anlatmıştı.
O gece, küçük bir parti vardı. Alexa ve Ally yoktu, ben de Aiden'la birlikte takılıyordum. İçtikten sonra gidip Taissa'yla konuştuğumu ve geri döndüğümde çok mutlu olduğumu, konuştuklarımızı Aiden'a anlattığımı öğrendiğimde çok şaşırmıştım. Yani benim için imkansız olan biriyle çıkıyordum? Bu şaka gibiydi. Onunla buluşmak istediğim zamanlarda bizimkilere başka bir bahane söyleyip uzaklaşıyordum. Taissa'nın bir anda beni sevmesi beni şaşırtsa da onu seviyordum ve benim için sorun yoktu. Ta ki kaçırıldığım güne kadar.
O gün
Gözlerimi açtığımda zincirlenmiş bir şekilde beyaz bir odada olduğumu gördüm. Şaşkındım ve hiç bir şey hatırlamıyordum. Yalnızca Taissa... Onu gördüğümden emindim ama şuan bu beyaz odada yalnızdım. Bulunduğum bina yada her neyse, içeride başka insanlar da olmalıydı, hissediyordum. Bir anda kapı açıldı karşıma baktığımda Leon'u gördüm.
"Jeremy, Jeremy, Jeremy... Seni küçük aşık." Şaşkındım, konuşmaya devam etti.
"Neden burada olduğunu merak ettiğine eminim yada nasıl buraya geldiğine. Getirildin. Çok safsın, aşk seni kör etmiş. Ama sana benden tek tavsiye; kimseye güvenme Jeremy."
"Ne demek istiyorsun sen Leon?!" Üstü kapalı konuşmasından nefret etmiştim.
"Safsın işte ben diyorum. Her neyse. Bugün buradasın çünkü sen melezkan deneyimizin bir parçası olacaksın." Bunu söyledikten sonra dışarı çıktı.
Yani benim kanımla melezkan mı yapacaklardı? Peki ya az önce ne demek istemişti? Saf, kör, aşık çocuk... Beni buraya Taissa mı getirmişti? Bu bir tuzak mıydı yani? Başından beri tek amacı bu muydu? Hissettiğim duygu tarif edilebilseydi doğru sözcük çöp olurdu. Kendimi çok kötü hissediyordum. Beni hiç sevmemiş miydi? İmkansızın gerçek olması demek bu yüzdendi.
Az sonra kapı açıldığında karşımda Taissa vardı.
"Jeremy çok üzgünüm. Ben böyle olsun istemedim, gerçekten. Ben seni seviyorum ama bunu bana zorla yaptırdılar. Seni buraya getirmem gerektiğini ve eğer yapmazsam beni tüm vampirlerin dışlayacağını söylediler."
"Ben seni her zaman kabul ederdim ama." Daha fazla konuşmak istemiyordum. O da bunu anlamış olacak ki sessizce odayı terk etti. Beyaz odada tek başıma kalmıştım.
Ertesi gün uyandığımda yanımda Ally vardı. Hiç bir şeyi hatırlamıyormuş gibi davrandım.
Villaya yerleştiğimiz zaman iğneyi yapanın Taissa olduğunu Alexa'dan öğrendim. O bir pembe saçlı kızdan bahsediyorudu. Anladığım kadarıyla Taissa'yı tanıyamamıştı.
Taissa o gün beni tuzağa getirmişken bugünse onlara katılamamı öneriyordu. Alexa ve Ally, Derek'in evine gittiğinde kitap okumamıştım, yalnızca bu konuyu düşünmüştüm. Yarın bir cevap vermem gerekiyordu. Eğer kabul edersem Taissa yine beni kullanabilirdi ve ben de dahil bir çok kurtun canı yanardı. Ama eğer kabul etmezsem onu bir daha göremezdim. Onun için ben artık yalnızca bir düşman olurdum...
Alexa ve Ally geldiği zaman düşüncelerimden sıyrıldım ve hiç bir şey yokmuş gibi davranmaya çalıştım ama bu zordu, vermem gereken karar benim için çok zordu.
***
Ve işte zaman gelmişti. Taissa göz açıp kapayıncaya kadar karşıki yoldan ormana, yanıma geldi. Bugün yine çok güzel görünüyordu.
"Kararını verdin mi?" Gözlerimin içine bakıyordu.
"Evet." Soran gözlerle bana bakıyordu.
Bir anda bir hışırtı duymamla etrafıma bakınmaya başladım ama hiç bir şey yoktu. Tekrar Taissa'ya döndüğümde kararımı söylememi bekliyordu.
Evet uzun bir bölüm oldu bana göre :3 Sizden yorum bekliyorum. Ve yeni bölümün gelmesi okunma, oy ve yoruma bağlı :3 bir de bugün dolunay varmış :3 tam denk geldi yani
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Kurtkan
FantasyAlexa ve şehirdeki çoğu kişi kurtkanken kan emiciler neden yalnızca onların peşindeler?
