Keyifli okumalar güzel kızlarım :)
O yaşadığım utanç verici andan sonra suratım kıpkırımızı kesilmişti. Korhana bir sürü mesaj atmış, sinirimi onun üzerinde atmıştım. Onun ise verdiği tek bir yanıt vardı. Bir şey olmaz demişti. Bunu okuyunca daha da sinirlenmiştim. Ne yapacağımı düşünürken sonrasında en iyisinin, hiç olmamış, yaşanmamış gibi davranmak olduğuna karar vermiştim.
Nereye kadar böyle utanıp kaçacaktım ki? Sonuçta hep birbirimizin hayatındaydık.
O günün üstünden üç gün geçmişti. Tuna da bana bugün için randevu almıştı özel bir hastaneden. Ona gitmek için hazırlanıyordum. Üzerimde ki eteğin fermuarını çekip eteği düzelttim. Dizlerimin altına gelen, deri görünümlü bir etekti. Altına da beyaz çizmelerimi giyip arada çok az bir fark bırakmıştım. Üstümde de siyah ince boğazlı kazak vardı. Eteğim siyah, üstümde ki kazak siyah sadece çizmelerim beyazdı. Normalde bu tarz şeyler giymezdim. Ama bunları bana Tuna ayarlamıştı. Daha zengin görünümlü olursun, olgun gösterirsin demişti. Kazağımın uçlarını eteğin içine sokup son kez aynada kendime bakarak odadan çıktım.
İçeri geçtiğimde Şafak'ı da hazır bir halde bulmuştum. Kızıl saçlarını yandan balık sırtı örmüş, üzerinde desenli beyaz tişörtü, altına yırtık kot pantolonu ve elinde tuttuğu deri çeketiyle bana bakıyordu. Kaşlarımı sorgular gibi kaldırıp ona bir baktım.
" Sen bir yere mi gidiyorsun?" Diye sordum başımı kısa bir an Tuna'ya çevirip ardından ona dönerken. Başını sallayıp koltuğun baş kısmına kalçasını yasladı.
" Ek iş bakacağım kendime. Arkadaşımla görüştüm, sağ olsun bana bir iş ayarlamış. Gidip bakacağım işte ben de. Üç kuruş fazladan kazanırım."
" Bana niye söylemedin kız, ben bulurdum sana iş. Bak Hare'ye de buldum köşeyi döndü. Sen de dönersin köşeyi." Dedi Tuna ciddi bir sesle. Şafak ona tereddütlü baktı.
" Ne işi bulacaksın bana?"
" Pavyon da tanıdıklarım var. " Dedi ciddi ciddi, ardından bizim şaşkın bakışlarıımızı görünce kahkaha attı." Ay ciddi ciddi beni karı pazarlayan pezevenklerden mi sandınız? Kız gözünüz kör olmasın. Ne işi bulacağım tabii ki de kuaföre gelecek. Orada bizim kızlar buna işte öğretir. Hem okuyorsun, sınav zamanlarında izin veririz kafan rahat olur."
" Bir an cidden beni pazarlayacaksın sandım. Zaten götün başın ayrı oynuyor. Bir şüphelenmedim değil yani. " Şafak'ın bunu söylemesine kıkırdadım. Tuna duydukları karşısında gözleri irice açıldı. Benim güldüğümü gördüğünde başını çevirip birkaç saniye bana bakıp ardından ona baktı. İki elini de beline koyup karşısında dikildi.
" Ne diyorsun kız sen paçoz. Ben de bir kere Allah korkusu var. Tövbe tövbe, sinirlendim. Gideyim de abdest alayım. Cumaya gideceğim bugün."
" Abdest almadan önce tırnaklarında ki parlatıcı ojeyi sileceksin değil mi? Çünkü bildiğim kadarıyla abdest kabul olmuyor o zaman. " Dedi Şafak sinsi bir gülümseme ile. Tuna'ya laf sokmanın keyfiyle kollarını birbirine dolayıp, dudağını ısırarak ona baktı.
" Kes sesini sümüklü. Bu da başımıza hoca kesildi. Yürü kız çıkalım hadi. Geç kalacağız yoksa. Bakarsın güzel bir haberle döneriz. Ama bak Korhana müjdeyi ben vereceğim. Ben vereyim ki, onu az yolayım. Bok gibi parası var. Azıcık biz de görelim o paraları. "
" Tuna. " Dedim kızgın bir sesle. Ciddi ciddi benim hamile olduğumu düşünüyordu. Bu yaşta öyle bir aptallık yapacak değildim. Yani umarım. Tuna tedirgin yanımı gördüğünde beni kolunun altına alıp burnumu sıktı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
HARE " Tamamlandı"
Teen FictionEn dibe battığını düşünen genç bir kız, nefes almak istiyordu ama boğazında hep bir el vardı. Görünmez bir el, geçmişin kanlı gölgesi. İçinde ki küçük kızı korkutan ve yaralayan eller. Genç kız bir mucize istedi,ilk defa kendine inanmak ve güvenmek...
