Bilinmeyen Numara:Ceyla,
Bilinmeyen Numara:isminin anlamı da ismin de çok güzel
Bilinmeyen Numara:İnsanlığa atfedilmiş, bağışlanmış.
Bilinmeyen Numara:Seni çok seviyorum
Bilinmeyen Numara:Kızım ben sana fena sevdalandım.
Bilinmeyen Numara:Gözümü he...
"Ben alırım kahveyi." Kafamı test kitabından kaldırdım ve Berker ile Murat'a baktım.
"Harbi mi kanka? Kralsın. Bizim şu projeyi yetiştirmemiz gerekiyor. Paltomda para var." Murat'a bakıp gözlerimi devirdim. Kafasına hafifçe vurdum. Kendi paramla alacaktım tabii ki. Kantina indim. Muzaffer amcadan üç kahve istedim. Ve beklemeye başladım. Arkamdaki uzun sıraya bakıp derin bir nefes aldım. Muzaffer amcadan koluma dokunduğunda önüme baktım. Kahveleri tepsiye koydum. İki tane de şeker koydum yanına. Murat ve ben birer şeker atıyorduk.Arkamı döndüğümde biri ile çarpıştım ve üç kahvenin bir kısmı üzerime döküldüğünde acı ile çığlık attım. Canım yanıyordu. Gerçekten yanıyordum. Hayatımda en korktuğum şey başıma yine gelmişti.
"Allah kahretsin. Abi hemen soğuk su ver hemen." Bana çarpan kişi yere eğildi ve elimi tuttu. Buz gibi suyu önce elime sonra karnıma döktü. İstemsizce ağlıyordum.
"Çok acıyor." Diye fısıldadım. Gözlerimi açıp karşımdaki kişiye baktım. İlker Yıldırım.
"Gercekten özür dilerim. Gel revire gidelim." Kolumu tuttu ve ayağa kalkmama yardım etti. Etrafımızdaki kalabalığa baktım. Rüzgarın esmesi ile daha da acıyan yaramla iki büklüm oldum.
Beni resmen kucağına aldığında ona değişik değişik baktım. Beni takmadan hızla ilerliyordu. Acım azda olsa hafiflediğinde İlker'in telaşlı yüzüne baktım. Gerçekten yanıyordum. Tarifi olmayan acılardandı. Hıçkırıklara eşliğinde ağlıyordum. Koşmaya başladığında canım daha da yandı.Açık kahverengi gözlerindeki suçluluk hissini gördüm. Revirin önünde durdu. Ağırlığı sol dizine vererek kapıyı açtı.
Annem kafa salladı. Birkaç dakika ayakta dikilip diziyi izledim. Ardından silkelendim. Gideceğimi gören annem elimden tuttu.
"Kızım mutfaktaki çöpü kapının önüne koyda görevli gelecek sabaha." Dedi annem diğer soyduğu elma dilimini de bana verirken. İşte bu! Kafa salladım ve mutfağa ilerleyip çöpü aldım.
Kapıyı açtım. Kafamı yere eğdiğimde kurdele ile bağlanmış ceviz kabuğunu gördüm. Çöpü bırakıp ceviz kabuğunu cebime attım. Hızla odama girip kapıyı ardımdan kapattım.
Bilinmeyen Numara:beğendin mi?
Bilinmeyen Numara:etütten dönüyordum,bırakayım dedim.
Bilinmeyen Numara:Umarım beğenirsin
Kurdeleyi çözdüm ve cevizin kabuğunu kaldırdım.
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Salak çocuk. Bu çok güzeldi. Kalbi elime aldım ve ortadan ayırdığımda klik sesini duydum. Benim dün instagrama attığım resimi gördüm. Telefonuma gelen bildirim sesini duyduğumda masaya doğru uzandım.
Bilinmeyen Numara:benim kalbim şuan senin ellerinde