Elini tuttuğu kız MinJi'ydi. Doktor bir gün gözetim altında tutulmasını söylemesine rağmen burada ne işi vardı ?!
Ben: Ya! MinJi senin burda olmaman lazım.
MinJi TaeMin'in elini bıraktı ve bana doğru koşup sarıldı.
MinJi: Unni gerçekten çok alındım. Uyandığım zaman abimle seni görmek istediğimi söylemiştim!
Ben: Ya! MinJi-ah özür dilerim ancak senin gerçekten burada olman doğru değil. Daha ameliyat olalı ne kadar oldu!?!
MinJi: Ben çok iyiyim unni. Endişenme.
Ben: İyi falan değilsin! Saçmalama! Daha 2 saat oldu ameliyattan çıkalı!
MinJi beni bıraktı ve dudağını kıvırarak üzgün ifade yaptı. TaeMin yanımıza geldi.
TaeMin: Kimse başa çıkamayınca başka çaremiz kalmadı. -cebinden telefon çıkardı ve bana uzattı- telefonunu hastanede unutmuşsun. Başka çaremiz yoktu. Hemen seni görmek istediğini söyledi.
Telefonumu aldım.
Ben: Aahh. Çok unutkanım. Teşekkür ederim TaeMin. -MinJİ'ye döndüm- Sen MinJi-ah hastaneye geri dönüyorsun.
MinJi: Sensiz bir yere gitmem unni! Abim çok sıkıcı -.-
Tam ağzımı açacakken o araya girmişti.
JongHyun: Bölmek gibi olmasında burada neler oluyor ?
Herkesin burada olduğunu unutmuştum. TaeMin olanları anlattı. Zaten bugün anlatmayı düşünüyordu. Prova odasındaki herkes dinlerken ağlıyorlardı. Ben bile..
MinHo: Ya! Sersem şey seni bize nasıl anlatmassın? Bizi arkadaşın olarak görmüyor musun ?
TaeMin: Öyle değil sadece MinJi amaliyat olana kadar söyleyemezdim.
Hyeri: Olanları EunJi'den duymuştum. Başın sağolsun.
TaeMin bana baktığında yerin dibine girmek istemiştim. Hyeri boşboğaz seni -.-
Ben: TaeMin gerçekten özür-
TaeMin: Özür dilemene gerek yok EunJi-ah. Bu zamanları senin sayende atlattım. Teşekkür ederim.
Kalbim yerinden fırlayacakmış gibi atarken sadece TaeMin'in yüzüne bakakalmıştım. Diğer herkes gibi... O sırada telefonum çaldı. Ama donmuş durumdaydım. Hyeri beni dürttü.
Hyeri: Telefonun...
Ben: Ha?!
MinJi: Devrelerin yandı unni. :3
MinJi'nin sözüyle kendime geldim ve telefonumu açtım. Arayan babamdı. Tam zamanında.
Ben: Alo?
Babam: EunJi ben eve geldim ama sen yoksun.
Ben: Arkadaşlarımlayım.
Babam: 2 haftadır görüşmüyoruz EunJi. Gelemez misin kızım? Seni çok özledim.
Ben: Özledin mi ? Özlediysen arardın baba! 2 haftadır 1 kere bile arama zahmetine girmedin! Şimdi ne oldu?
Gözyaşlarım akıyordu. Normalde böyle bir şey yapmazdım. Ama dedikleriyle sinirlerim bozulmuştu. Ayrıca iş(!) gezisinde olmadığı gerçeğini da biliyordum. Annemi aldatırken kızını 1 kere aramak aklına gelmemişti. Bağırmaya hakkım vardı.
Babam: EunJi...
Endişeli sesi ile kendime gelmiştim. Daha gerçekleri öğrenmeden ona bağırmam doğru değildi değil mi ?
