Aramızda 30 cm mesafe kalana kadar yaklaşmıştı. Gözlerimi pörtletmiş yüzüne bakakalmıştım. Geçen gün otobüste düşmek üzereyken beni tutan çocuktu. Ellerini önümde salladı. Gözlerimi kırpıştırıp tekrar yüzüne baktım.
X: Bu kadar şaşıracağını tahmin etmemiştim prenses.
Ben: Sen...
X: Beni hatırladın demek :}
Ben: Otobüsteki çocuk-
X: Daha önceyi düşün. 6 yıl kadar öncesi...
Elini sıkmam için uzattı. Sadece yüzüne bakakalmıştım. Tanıdık geliyor muydu ? Kesinlikle hayır. Onu sadece otobüsteki çocuk olarak hatırlıyordum. Peki o kimdi ? Yüzüne bakakaldığımı anlayınca gülümsedi.
X: Aigoo... Sen hep bu kadar unutkan mıydın prenses ? Hyun Woo ben. Mahallenin parkında tanışıp aşık olduğun 10 yaşındaki havalı çocuk.
Beynimden vurulmuşa dönmüştüm.
Ben: Wo- Woshi ? Gerçekten sen misin ?
X: Ta kendisi prenses.
Hala bana uzattığı elini itip tek elimle sarılmaya çalıştım. İlk şaşırsa da beni iyice kendine çekti. Woshi yani Hyun Woo dadımın tek torunuydu. Anne babasını annemin ölümünden 3 yıl kadar sonra trafik kazasında kaybetmiş ve 2 yıl bizimle yaşamıştı. Ortaokula başlayacağı zaman Amerika'ya okumak için gitmişti. Ve tam 7 yıl sonra tekrar karşıma çıkmıştı. 7 yıl boyunca ona ulaşamamış ve haber almamıştım. Tüm bunların üzerine varlığını unuttuğum ilk aşkımdı.
Göz yaşlarımı tutamadım. Tek kolumla ona sarılırken konuşamıyordum. Beni kendinden uzaklaştırdı.
Hyun Woo: Tanrı aşkına neden ağlıyorsun? Mutlu olman gerekir.
Elimin tersiyle gözyaşlarımı sildim.
Ben: 7 yıldır yeni mi aklına geldim?! Veda bile etmeden giderken ne düşünüyordun?!!!
Konuşurken bir yandan da göğsüne vuruyordum. Kollarımı tuttu. Gözlerine baktım.
Hyun Woo: Yapamazdım... Ben de seni çok özledim prenses.
HyunWoo yanağımı sıkarken gülümsedim. Ona kızamıyordum işte. Çok özlemiştim.
Ben: Burada olduğundan abimin haberi var mı ? Seni çok severdi eminim mutlu olacaktır.
HyunWoo: Aslında aynı uçakla geldik.
Ben: Abim burada mı ?
HyunWoo işaret parmağını dudaklarına bastırarak ''şşşş'' dedi.
