Playfull Kiss ^3^

427 37 5
                                        

 Abim beni sürükleyerek arabasına bindirmişti. Yol boyunca konuşmamıştık. Abim arada bana bakıyordu. Bense kafamı cama yaslamış olanları sindirmeye çalışıyordum. Gözyaşlarım bilinçsizce akıyordu. Benim kendimden çok sevdiğim babam aslında benim tanıdığım gibi bir insan değil miydi ? O benim sadece babam değil örnek aldığım biriydi. Her şey çok saçma geliyordu.

 Abim arabadan indi ve kapımı açıp beni deindirdi. Etrafa baktığımda bir çocuk parkındaydık. Oldukça tanıdık geliyordu. 

Abim: Burayı hatırladın mı ? Çocukken hep buraya gelirdik. 

Cevap vermediğimi görünce elimden tutup beni bir salıncağa otuttu ve önümde dizlerinin üzerinde durup bir eliyle elimi tuttu ve diğer eliyle gözyaşımı sildi.

Abim: EunJi-ah... Biliyorsun ben her zaman senin çook inanılmaz mükemmel olan abinim. 

 Gülümsedim. O da gülümsedi.

Ben: Ve çok mütevazi olan. 

 Kahkaha attı. 

Abim: O da var tabii.-Duraksadı- Bana güveniyor musun EunJi-ah?

 Gözlerimin içine bakıyordu. Ona gerçekten güveniyordum. Kafamı evet anlamında salladım. Gülümseyip arkama geçti ve sırtımdan iterek beni sallamaya başladı. 

Abim: Hatırlıyor musun ? Bana gökyüzüne dokunmak istediğini söylemiştin. Bu yüzden EunJi-ah hayallerinden vazgeçme. Benim her zaman arkanda olup gökyüzüne ulaşman için seni destekleyeceğimi unutma. 

 *******

 Abimle gece geç saatlere kadar parkta oturup sohbet etmiştik. Ancak babam hakkında hiç konuşmamıştık. Bunu yapmasında bir sebep olduğunu biliyordum. Madem bana söylemeyecekti o halde ben bulacaktım. 

  Dadımın uyandırma servisinden sonra bir duş almış ve formalarımı giymiştim. Aşşağı inmeye korkuyordum. Nasıl davranmalıydım ? Hiç bir şey olmamamış gibi mi ? Ya da direk konuya mı girmeliydim ? Derin bir nefes alıp aşşağıya indim. Babam masanın başına oturmuş telefonuyla mesajlaşıyordu. Boğazımı temizleyip aramızda bir sandalye bırakarak oturdum. 

Babam: Sonunda uyanabildin. 

 Sesi tekrar tanıdığım gibi çıkmıştı. Şefkat dolu... İster istemez gülümsedim. Belki de bu kadar çabuk yumuşamamalıydım.

Ben: Günaydın. 

 Telefonunu bırakıp kahvesinden bir yudum aldı. 

Babam: Dün sana ne anlattı?

Ben: Hiçbir şey. Sadece çocukken gittiğimiz bir parka gittik. 

 Kafasını salladı. Şuanda tekrar iş adamı haline dönmüştü. Derin bir nefes alıp konuşacakken o konuştu.

Babam: O çocuk... Ona yaklaşmanı istemiyorum. 

 Donup kalmıştım... 2 saniye içerisinde nasıl değişebiliyordu? 

Ben: Onun babasını tanıyorsun değil mi ? 

 Doğrudan gözlerine baktım. Onu yakalamıştım. Aniden gözlerini yemekten ayırıp bana baktı. 

Babam: Bir şey bildiğin yok. 

 Konuyu kapatmaya çalışıyordu. Abimin dediklerini düşündüm. Eğer babam hakkında bir şey söylemediyse bildiği bir şey olmalıydı ve ben savaş açmaya hazır değildim. Sadece sustum. 

*****

SoJin: EunJi neyin var? Odaklanamıyor musun ? 

 Bu hareketi 50. yapışımızdı ve ben her seferinde yanlış yapıyordum. Kafam o kadar doluydu ki odaklanamıyordum.

Aptal Aşk ^_^Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin