sa katrina ben,
.
.
''sanırım güzel bir açıklamayı hak ediyorum?''
Taehyung jimini koltuğa oturtup konuşan bedene döndü ve omuzlarını silkti
''bilmiyorum''
yoongi gözlerini kısıp boğazını temizledi ve ağır adımlarla ilerledi yanlarına
''inanmıyorum''
jimin başını eğip parmaklarınla oynamaya başlamıştı sessiz sakince gözleri dalıp gitmişti kapıdan giren toplulukla ve gürültülü sesleri ile yerinden sıçrayıp büyümüş gözlere etrafa baktı
''buradan çıkan yoon muydu yoksa yanlış mı gördüm?''
Jungkook'un sorusu Taehyung'u tedirgin etmişti Jimin'i koruması gerekirken kendi rahatına bakmıştı rahatsızdı
''yanlış görmemişsin ta kendisiydi''
yoongi ortamdaki sessizliği bozup kollarını birleştirmişti ve herkes Taehyung'a dönmüştü
*
*
*
*
''ne demek o buradaydı tanrım sen tam bir aptalsın!''
''ona zarar gelmemişti bakt-''
''sikeyim seni taehyung biliyorsun yoon nasıl biri gidip ya söylerse yerimizi işimizi daha da zorlaştırır anlıyor musun son zamanlarda güçsüzüz hepimiz nasıl baş edeceğiz onlarla?''
''üzgünüm''
taehyung nefesini dışarı verip büyüğünün devam etmesine izin vermeden terk etmişti bulunduğu yeri arkasından gönderilen jungkook ile
''taehyung-ah takma kafana fazla tepki verirler sen de biliyorsun''
jungkook taehyung'un kuyruğu gibi arkasından gelirken beklemediği bir şey olmuştu taehyung hızla arkasını dönmüştü ve saliselik dudakları birbirine değmişti jungkook afallayıp geri adım attı taehyung'un kırmızı gözleri anında sarıya döndü ve jungkook'u yalnız bırakıp kayboldu
jungkook olduğu yerde arkasından bakmıştı sadece ve başını iki yana sallamıştı kendine gelebilmek için
''hassiktir o da neydi öyle?''
jungkook kendine tokat atıp gözlerini açıp kapatmıştı
''kardeşin o senin jeon kendine gel''
etrafa bakınıp koşturup geldikleri yolu geri dönmeye başladı içindeki garip hisle
çok yol gelmedikleri için kısa sürede depoya vardığında dikkat çekmemek için soğuk görünümüne geri dönmüştü
Jungkook Taehyung'un yanında değişiyordu
kapıdan içeri girmesi ile bakışlar ona dönmüş ve ellerini iki yana açmıştı üzerindeki kabanı çıkartıp koltuğa fırlattığında jimin'in omzuna düşmesiyle kaşlarını havaya kaldırıp yanına gelmişti
''oh..pardon''
jimin içtenlikle gülümseyip sorun olmadığını belirtircesine başını iki yana salladı gülümsemeye devam ederken
''sorun değil''
gülümsemesi jungkook'un içini ısıtırken tebessüm etmişti o da bilmeden ve kabanı çekip rahat olması için yan tarafa koymuştu ardından koltuğa oturup soru sormak için hazırlanan hoseok'a döndü
''taehyung nerede''
''bilmem nerede?''
''onunla değil miydin jungkook?''
''evet onunlaydım ama gitti birden bilmiyorum yani''
hoseok kaşlarını çatıp başını sallamıştı ve ayağı kalkmıştı bir şeyler sakladığını düşünüyordu şüpheliydi ikiliden ama tek kelime etmemişti
''jimin-shii hadi gel yemeğin hazır karnını doyur''
jimin bu anı bekliyormuş gibi ayağı kalkmıştı ve gülümseyerek çağırılan yere gitmişti sandalyede yerini alıp önüne konulan tabağın içindeki hafif yanan pilavı süzmüştü ama eleştirecek kadar kötü gözükmüyordu kaşığı eline alıp yavaşça daldırıp ağzına götürdü kaşığı tadı güzeldi
.
.
.
görüşürüz bebeklerim
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Hybrid. |vminkook|
Misteri / ThrillerJimin masum bir bebek. İki tane koca adamla başa çıkabilecek mi? Peki ya bu koca iki adam, Jimin'in hayatını iyileştirdi mi daha mı kötü etkiledi?
