•brutal palace

637 55 19
                                        

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın🍂🍵🧧
---------------------‐---------------------------------------------------

Bir zamanlar kraliçe olmak için fazlasıyla hevesli olan ben şu an buradan kaçıp gitmek için her şeyi deneyebilecek bir vaziyetteydim.

Saray insanın mutluluğunu, heyecanını, yaşama sevincini alıp götürürmüş derlerdi fakat hiç inanmazdım, saray dışına çıkana kadar.

İlk kez saray dışına adım attığımda on yedi yaşındaydım hayatımın en önemli, en heyecanlı günüydü benim için o kadar mutluydum, o kadar özgürdüm ki anlatmaya kelimeler yetmezdi.

Bir haftanın sonrasında ayrıldığım sarayıma geri döndüğümde anlamıştım her şeyi. Bana her zaman saray dışının her türlü tehlike ile dolu olduğu öğretilmişti fakat saray dışarıdan çok daha tehlikeliymiş.

Ölme riskin, arkandan iş çevirilebilme imkanı, süikastlar her şey kat kat daha fazlaydı saray denen bu yerde. Saray halkı dahi sadece kendini düşünen insanlardı. Saray dışına çıktığım o an kraliçe olmanın ne kadar berbat bir şey olduğunu anlamıştım.

Saray acımasız bir yerdi...

"Kraliçem" kraliçe Shinhye'nin önünde saygıyla eğildikten sonra yanımda yürüyen leydilerimin fısıldaşmaları ile onlara dönmüştüm.

"Leydilerim, ne bu haliniz böyle. Konuşulacak veya eğleneceğimiz bir şey mi oldu?"

"Prensesim, prens Taehyung."

"Prens Taehyung?" Ne olmuş Prens Taehyung'a"

Lalisa'nın gözleri ile işaret ettiği yere başımı çevirerek baktığımda kimseyi görememiştim.

"Lalisa, benimle dalga mı geçiyorsun? Hani kimse yok"

"Prensesim, anlatmak gerekirse eğer az önce prens Taehyung ve birkaç soylu erkek yanımızdan geçereken sizin hakkınızda konuşuyorlardı."

"Yani nesi var bunun."

"Soylu erkekler sizin buz gibi bir kalbiniz olduğunu, soğuk ve acımasız birisi olduğunuz hakkında şeyler mırıldanıo duruyorlardı ama Prens Taehyung onları tek bir cümlesiyle susturmayı başardı."

"Böyle havalı havalı dedi ki 'Prenses Jennie'nin nasıl birisi olduğu sizi ilgilendirmez evlenecek kişi benim ve onu bu şekilde sevdim.' "

"Diyorum ama ben aşkında ölüyor Prens diye de dinlemiyorsunuz ki Prensesim"

Lalisa değişik el hareketliriyle şekilden şekile girerek olayı anlatırken ben de yüzümde ki ciddiyet ile onu dinlemeye devam ediyordum.

Bazen gerçekten gereksiz havaya giriyordu neyse böyle kabullendik Lalisa'yı da.

"Aman canım korusun bir zahmet, işi ne." 

Umursamazca Lalisa'yı cevaplamıştım ancak ne yalan söyleyeyim hoşuma gitmedi de değildi.

İki haftadan beri Taehyung ile ne birbirimizin yüzüne bakıyor ne de iki kelime lâf ediyorduk, gerçi bunun benden kaynaklı olduğu bariz bir şekilde belliydi.

Baş ağrımdan öldüğüm günün ertesi günü mevsim geçişi nedeniyle hafif bir nezle geçirmiştim, bu süre zarfında ve sonrasında Taehyung'a karşı gereksiz bir tavır sergilemeye başlamıştım istemeden.

Nedenini tam olarak ben de bilmiyordum fakat saray sınırları içerisinde olduğumuzu ve kimseye güvenmemem gerektiği gerçeği aklıma geldikçe herkes ile arama fazlasıyla mesafe koyuyordum.

Kingdom StoryBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin