•where did the old go

746 57 18
                                        

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın🍂🍵🧧
-----------------------------------‐------------------------------

Oturduğum sandalyeden kalkarken başta Mary olmak üzede diğer iki nedimemin imali bakışları üzerimde dolanıyordu, size yapacağımı biliyorum ben durun bakalım durun.

Ufak bir öksürük ile boğazımı temizledikten sonra

"Tabi ki konuşabiliriz Prens Taehyung."

Ona hitap ediş şeklim ile tek kaşını kaldırmış bana bakarken ben Kraliçe Haneul'ün önünde hafifçe eğilmiş ve Taehyung'un yanına ufak adımlarla yürümeye başlamıştım.

Odadan çıkıp askerlerden uzaklaştığımızda sanki fırsat kolluyormuş gibi eskiden yaptığı şeyi yaparak aniden bir kolunu omzuma atmıştı, bu ani hareketi ile ne kadar başta şaşırsam da bunu doğru bir şey olmadığını hatırlayarak hızlıca kendimi ondan uzaklaştırarak aramıza biraz mesafe koymuştum.

Beklemediği bir hareket olduğunu şaşkın şaşkın bana bakmasından anlamıştım. Bu çocuk hâlâ 16 yaşında ki istediği her şeyi düşünmeden yapabilecek çocuklar olduğumuzu düşünüyordu sanırım.

"Prens Taehyung, artık yirmi yaşında yetişkin kişiler olduğumuzu göz önünde bulundurursak bu tarz davranışlarda bulunmamız doğru değil. Biz artık çocuk değiliz."

Demiştim oldukça soğuk çıkan sesimle.

Oysa iliklerime kadar yaptığı imayı hissettirecek bir ses tonu ile konuşmuştu.

"Oo, bakıyorum da birileri çok değişmiş."

Gülümseyerek yürümeye devam ettiğimiz de bahçeye kadar gelmiştik.

"Herkes sizin gibi değildi ne yazık ki prensim."

Yürümeyi bırakmış ve kuş seslerinin doldurduğu, çiçek kokulu bahçeyi izlemeye başlamıştım.

"Anlayamadım."

Hafifçe gülmüş ve elime aldığım çiçeğe bakarken konuşmaya başlamıştım.

"Demek istediğim şu, siz özgürce tüm sarayda gezerken hatta halkın arasına karışırken ben sarayın küçücük bir bölümüne hapistim. Ve bunların hepsi sizinle evlenebilmem içindi Prensim."

"Gerçek mi bu ?"  Ağzı beş karış açık bir şekilde yüzüme bakarken söylemişti bunu. Salak.

"Bakın mesela bu, benim sizin yaptığınız neredeyse her şeyden haberim varken sizin hiçbir şeyden haberiniz yok bile."

"Neyse bunları konuşmayalım, olan olmuş ne de olsa bunun için seni suçlayack değilim Taehyung."

Hızlıca etrafı kontrol ettikten sonra yüzümde ki büyük gülümsememle solumda duran Taehyung'a dönmüştüm.

Heyecanla"Seni çok özledim" demiştim fısıltı gibi çıkan sesimle fakat yanımızdan geçen saray çalışanı ile hızlıca yüzümde ki gülümsemeyi silmiş ve öylesine etrafa bakmaya başlamıştım.

Ben saray çalışanının gitmesini beklerken Taehyung onu umursamadan kulağıma eğilmiş ve "bende seni özledim papatya."

Son söylediği kelimeyi duymayı asla beklemediğim için gözlerim kocaman açılmıştı.

Ben hâlâ şaşkın tavrımla ona bakarken konuşmaya devam ediyordu ve bense o konuştukça hem mutlu oluyor hem şaşırıyor hem de utanıyordum.

Bu kadar duyguyu karşında ki insana yaşatıyorsan farkette sus ve adam yani.

Kingdom StoryBağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin