Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Eve geldiğimizden beri babamın sessizliği hiç iyi değildi, ve ben bunu umursamayacak kadar mutluydum. Tabii şöyle bir sorunumuz var ki Tanrı, Park Jimin'i mutsuzluğa mahkum etmişti. Odamın kapısı açıldığında uzandığı yataktan doğruldum, gelen sarhoş biricik babamdı. Elinde ki bardakta kalan son içkiyi tek yudumda bitirdikten sonra arkasında duran duvara geri geri ilerleyip yaslanarak yer oturdu. Bende hala onu izliyordum.
"Annen de çok güzel dans ederdi, senin gibi.. " sesi kısılımıştı ve şuan ağlıyordu.
"ve sende en az annen kadar güzelsin" tebessüm etmeye çalıştım ama olmadı, şuan annemin katilinin, annem hakkında konuşmasını dinliyordum. Uzaklara dalmış gibi gülerek yeri izliyordu, ardından kaşları hızla çatılı elinde ki bardağı yatağımın yanında ki duvara fırlattım yalpalayarak ayağa kalktı. Cam parçalarının yere düşmesiyle gözlerimi kapatıp nefesimin düzene girmesi için çabalıyordum, içim resmen korkudan titriyordu.
"Annen güzel olduğu için bütün oruspu çocukları onu izliyordu, bugün seni izleyen piç kurularının salyaları aktığı gibi" boğazı yırtılan kadar bağırdı. Metal ses geldiğinde gözlerimi yavaşça açtım.
"Bunun bir bedeli olmalı oğlum" belindeki kemeri çözüp uçlarını birleştirdi.
Bende onu gibi ayağa kalkıp karşısına geçerek gülümsedim
"Sen nasıl bi manyaksın?" bu dediğim onuda güldürmüştü, benim gülüşüm elmacık kemiğimde hissettiğim acıyla son bulmuştu...
'dünyanın en gereksiz grubu' mesaj kutusu
namu hyung Daha fazla dayanamicam JİMİN!!!
Eğer 10 dakika içinde yazmazsan babanı siker üzerine de seni sikerim
hobiyella Saat sabahın 4'ü ve biz sana hala ulaşamıyoruz
Namjoon +1
kurabiye surat Hyung saatler oldu Bi cevap ver artık