1. Bölüm: Esaret

20.8K 331 187
                                    

[Bölüm Şarkısı: Sickick 'İnfected']

02/02/2024

Bu hikâyede şiddet, argo ve cinsel içerik unsurları bulunmaktadır.

Kader, basit hayalleri olan sıradan insanların heveslerini kursaklarında bırakmayı seviyordu

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Kader, basit hayalleri olan sıradan insanların heveslerini kursaklarında bırakmayı seviyordu. Bunu henüz küçük bir çocukken öğrenmiştim.

Eğer arkanda ailen yoksa yalnız gayretin ve vereceğin kararlarla hayatının gidişatını kendin şekillendirirdin. Ağzında altın kaşıkla doğmadıysan önüne çabasız hiçbir şey kırmızı halıyla serilmezdi. Olgunlaşmamı asıl sağlayan yaşın ilerlemesi değil, herşeyi tecrübe ederek bilmemdi şüphesiz.

23 yıllık tatsız tecrübelerle, çalışmakla ve bir parça sevgi kırıntısı için durmadan çabalamakla dolu, bir elin parmağını geçmeyen güzel hatıralar dışında boşa gitmiş bir ömür geçirmiştim.

Doğduğum evde başlamıştı kâbus ve dünya benden yana olmadığını tokat gibi vurmuştu yüzüme. Şefkât dolu bir anne yada fedâkar bir baba ancak rüyalarımda görüp hayal ettiğim türden olanaksızlıkardı benim için. İkisinden birine dahi sahip olamamıştım. Şimdi bu zamana dek yaşadıklarım, burada, bu hâlde yatışım hatta Yılmaz'la karşılaşmam bile ikisinin suçuydu. Kızlarına sahip çıksalardı belki çok daha farklı olurdu herşey.

Ruhuma çıkmayan bir leke gibi yapışmıştı karanlık. Gün gün büyümüş, gitgide yaşama hevesimi sömürmüştü. Beraberinde yavaşça, parça parça duygularımı, merhametimi, vicdanımı da söküp götürmüştü. Şimdi ise olmaktan korktuğum kişiye dönüşmüştüm. Ne kadar inkar etsem, reddetsem de gerçek ortadaydı, gün geçtikçe ona benziyordum. Ruhsuz, acımasız, yüzüne 'katil' diye haykırdığım o adama, Yılmaz Sayman'a, taştan duvarlı cehennemimin merhametten bihaber zebanisine benziyordum.

Yalnızca tek seferlik kahve içip sohbet ettiğim adamın takıntılı bir herif çıkacağını bilemezdim, kimse bilemezdi.

Nezâketimin sonu tutsaklık olmuştu. Kaçırılmıştım. Sadece kahve içtiğim, ertesi gün yüzünü unuttuğum adam tarafından 5 ay önce bu kelimenin tam anlamıyla kale gibi korunan malikâneye getirilmiş, narsist, psikopat kişilikli olduğunu keşfetmemin üstüne gelir kaynağının silah kaçakçılığı olduğunu öğrenmemle şok üstüne şok yaşamıştım.

Beni arayacak, bulmak için çabalayacak ya da endişelenecek kimsem yoktu. Ne ailem, ne arkadaşım. Sosyal biri olmadığımdan çevremde pek kimse yoktu. Ve artık hedefim, amacım, öngörebileceğim bir geleceğim de yoktu. Çünkü Yılmaz mutlu, huzurlu bir geleceğim olabilme ihtimalini bile tıkamış, hatta hayâllerimi de, hepsini yakıp kül etmişti.

DÜŞ KAPANI (+18)Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin