***
Namjoon daha fazla bu gergin olan havaya dayanamamış,Taehyung'a nasıl olduğunu sormuştu.
"İyi misin?"
Ardından Taehyung namjoon'a bakıp kafasını sallamıştı. Sesli cevap vermeyi de unutmamıştı.
"İyiyim."
Jin üzgün bir ifade ile Taehyung'a bakmış ve ardından;
"Taehyung,ben,özür dilerim..."demişti.
"Bende özür dilerim! Yani bir suçum yok belki ama,yine de içimden geldi." Hoseok boynunu sıvazlayarak şuan yapmış olduğu saçmalık yüzünden kendinde sövüyordu. Bir an kendini tutamamış ve atılmıştı. Sonuç ise...güzeldi?
Taehyung da dağil herkes onun bu haline gülmüştü.
"Tamam sakin. Sıkıntı değil."
"Emin misin?" Jimin şüpheyle gözlerini kısmış,odağını Taehyung yapmıştı.
"Evet."
Herkes boş gözlerle Taehyung'a bakmaya başlamıştı. Emin olmadığına hepsi emindi. Şuan hâlâ üzerinde olan sinirini herkes anlayabiliyordu.
"Tamam,hayır." Taehyung mahçup bir şekilde gülmüş,içinde ki sıkıntıya bir açıklık getirmeye çalışmıştı.
"Ahş,cidden nasıl sıkıntı olmaz ki?Jungkook'un yüz ifadesini sizde gördünüz! Gözlerimi,yani beni o şekilde görünce...korktu,eli ayağına dolaştı resmen kaçmak istedi...eminim ki karşısında bir kral olduğunu bilmeseydi de kaçıp gidecekti. O an ki şaşkınlığını iliklerime kadar hissettim ben. Şimdi sakın bana burada dert etme demeyin."
Jimin kafasını sallayarak Taehyung'un omzuna pat patladı.
"Anlıyoruz Taehyung,ama merak etme Jungkook dediğin gibi şaşırdığı için o tepkiyi vermiştir,korktuğu için değil,eminim."
"Ah,nasıl emin olabiliyorsun? Şaşırdı evet ama korktu da! Gördüm,hissettim diyorum."
"Taehyung Jimin emin olabiliyor çünk-"
"Ee nasılsın Taehyung?"
Yoongi'nin aniden içeri girişi ile bu huzursuz hava dağılmış,yerine merak havası doğmuştu. Yoongi Jungkook'un yanından geliyordu ve herkes bundan bir haberdi. Jungkook ile konuşmak için yanında gitmişti. Ve şimdi gülümser ifadeyle içeri girdiğine göre işler iyi gitmişti. Yani onlar en azından böyle düşünüyordu.
"İyiyim. O...ne düşünüyor?"
Yoongi bir anda kahkaha atmaya başlamıştı. Herkes bu ani ses ile irkilmiş,boş gözlerle Yoongi'nin sakinleşmesini beklemişti. Jimin onun bu haline dayanamamış sessizce kıkırdamıştı. Yoongi iki dakikanın sonlarına doğru gülmesini soldurabilmişti. Herkes 'nihayet' diye düşünürken;Jimin 'keşke susmasaydı...onun gülmesini bütün gün dinleyebilirdim! Tanrım lütfen daha çok gülsün...'diyerek tanrıya dua etmeye başlamıştı.
"Tamam,evet iyiyim." Yoongi sakinleştiğini hissettiğinde devam etmişti.
"Jungkook büyük,cidden büyük bir şok atlattı. Bana sorduğu sorular,söylediği cümleler...Tanrım o kadarr saçmaydı ki her hatırladığımda kahkahalara boğulacağıma eminim. Hay ben...bu kadar güldüğümü hiç hatırlamıyorum!"yoongi işaret parmağını dudaklarına götürmüş,okşarken önceden bu kadar gülmüşmüydü diye düşünmeye başlamıştı. O sırada o bunları düşünürken,çocuklar hayretler içerisinde şaşkınlık nidalarıyla Yoongi'ye bakıyorlardı.
"Vayy be..."
"Seni ha,şaşırdım."
"Yani yoongi ve gülmek?"
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Soylu prens
FanfictionJeon Jungkook, karnını duyurabilmek için pazar yerinden bir kaç şeyler çalıyordu. Askerlerden kaçacağı sırada, başına geleceklerden habersizdi.
