3. BÖLÜM: BİR TEKLİFİM VAR!

61 6 9
                                    

"Her insanın hayatında bir dönüm noktası vardır. Benim dönüm noktamda o gündü."

Yangının üstünden geçeli 2 gün oldu. Yurt yandığı için erkekler yurduna geçiş yapmak zorunda kaldık. Erkekler yurdu pis olsada burada kalmak zorundaydık. Başka gidecek yerimiz yoktu. Ada'nın gözü kimseyi görmüyordu çok pardon sadece o çocuğu görüyordu.

Kahverengi gözlü olan çocuk. Okuldaydık, kantine gitmek için sıramdan ayrıldım. Koridorda yürürken bir çocuk geldi ve beni kolumdan tutup, kenara çekti. "Ne oluyor be ne yapıyorsun? Ayrıca sen kimsin?" dedim. "Beni boșver, Yiğit seni arka bahçedeki banklarda bekliyor." dedi. "Ha birde ayağına çağırıyor yani." dedim. "O gelsin benim ayağıma."

"Yapacak bisey yok gelmezse bazı şeyleri kaçırır." dedi. Ne olabilirki diye geçirdim aklımdan ve meraklı biri olduğum için gitmeye karar verdim.

"Of tamam gidicem." "İyi, arka bahçede banklarda unutma!" diyerek yanımdan uzaklaştı.

Aşağıya inerken Ada'yla o çocuğu gördüm. Baya iyi anlaşmış hatta arkadaştan da öte olmuşlar gibi görünüyordu. "Ooo Ada hanım, nerelerdesiniz siz gözünüz bizleri görmez oldu."

"Of Asel! Tabi ki görüyorum ama azıcık bırak da sizden başka biriyle de konuşayım dimi." diyince sinirlerim tavan yaptı.

"Ada, kaç gün oldu, bizimle konuştuğun yok yatmadan yatmaya görüyoruz seni. Yüzünü gören cennetlik vallahi."

"Tamam Asel, gördün işte yüzümü oldu mu? Birazdan gelirim hem biz ders çalışacağız."

"Hadi bakalım öyle olsun. Görüşürüz! Size iyi ders çalışmalar."

"Sağol,görüşürüz." dedi Asel ve bende yoluma devam ettim.

Arka bahçenin kapısından girdim, kimse yoktu. İlerleyince Yiğit'i gördü yeşil gözlerim.

Yanına gittim elinde bir kağıt vardı.

"Merhaba" dedim. "Aaa merhaba, görmemişim gel otur." dedi. Önemli bir şey diyecek gibiydi. Sanki konuşacağı şeye ders gibi çalışmış gelmişti. "Eee nedir olay?" diye sordum.

"Hee şeyi diyorsun sen."

"Evet Yiğit, uzatma konuyu anlat artık."

"Belki tanırsın benim Can diye bir arkadaşım var, Can Bozdağ tanımıyorsan da sorun değil. O bana birșey anlattı, bende belki senin arkadaşların ve benim arkadaşlarımla yapabileceğimizi düşündüm. Eğer kabul ederseniz tabi."

"Yani konuya göre değişir cevabım.Söyle artık Yiğit."

Yiğit durdu, düşündü. Galiba söyleyeceklerini tartıyordu.

"Iııı şöyle söyleyeyim, Can ormanda yürüyüş yapmayı çok sever, işte dün yine yürüyüşe çıktığında..."

"Evet?"

"... bir kulübe bulmuş içinde kimsenin olmadığı kulübe ve ilerlediğinde ise bir mezarlık!"

Şaşkınlıkla dinlerken Bir anda kanım dondu,ürktüm. "Na-nasıl yani?" dedim kekeleyerek. "Yani bizi neye davet ediyorsun anlamadım."

"Yani bizde merak ettik doğrusu."

"Yiğit delirdiniz mi? Böyle bir şey merak edilir mi? Mezarlık işte neyini merak ediyorsunuz?" diyerek art arda sorular sordum. "Ben söyleyeyim baştan yokum ben."

"Hemen öyle deme, merak ettik hepimiz oraya gidelim istiyoruz. Hem haftalık tatil de yaklașıyorken."

"Ama Yiğit ya kötü şeyler varsa, orada bir şey olursa bana, bize, hepimize!"

"Sana bir şey olursa yanında ben varım Asel, biz varız." bir anda korkum gitti, yerini utangaçlık almıştı. Neye utandığımı da bilmiyordum.

"Șey ben birde kızlara sorayım, nede olsa onları da çağıracağız değil mi?"

"Evet, evet sor sen, yarın haber verirsin yada telefonla." "Tamam" dedim.

"Telefonla haber vermezsen yarın yine aynı yerde,burada buluşalım."

"Tamamdır. Görüşürüz." dedim ama içimde hayla tereddüt vardı, emin değildim. Yukarı kızların yanına çıktım. Sırama oturdum. Yanıma birinin geldiğini hissettim ama kim olduğunu anlamadım,gölgesinden de tanıyamadım. Kafamı kaldırdım, adını tam hatırlamıyordum ama B harfi ile başladığını hatırlıyordum.Bu düşünceyi  aklımdan geçirdiğim sırada çocuk elini uzattı;

"Bora" dedi. Bu çocuğun da ismini öğrenmiştim.

"Asel" dedim bende elimi uzatarak. "Memnun oldum" dedi. 

"Bende öyle,bir şey mi diyecektin?" diye sordum.

"Yoo öylesine tanışmak için." 

"Hmm peki tanıştığımıza göre önümden çekilebilirsin yazımı yazıyorum da."

"Tabi ki , yanına oturayım öyleyse"

 Böyle yılışık çocukları hiç sevmem. Git diyorum kibarca yanıma oturuyor. Selin geldi yanıma neyse ki kurtardı beni bu çocuktan . 

"Asel gel aşağıda voleybol oynayalım" dedi.

"Seve seve" dedim çocuktan kurtulmak için. 

 Tam sınıfın kapısından çıkarken Sude girdi içeri. Girer girmez saçını başını düzeltti Bora' ya bakarak. "Var hepsinde bir haller" dedim arkama dönüp. Selin'le merdivenlerden inerken Selin "Ihı,ıhı" dedi. "Ne oldu?" dedim.Yine çocuk görmüştü.

"Yine mi çocuklara bakıyorsun?

"Bu sefer ciddi, çocukta benden hoşlandı galiba.Çocukla konuştuk baya iyi çocuk."

"Vay be hepiniz etkilendiniz şu dörtlüden.Kolay kolay gittiniz, vallahi nakavt oldunuz kızım siz."

"Yok kız öyle deme iyi çocuklar."

Voleybol oynadık okul bitti ve çıktık, yurda gittik. Yurdumuz yandığı için dediğim gibi erkekler yurdun da kalıyorduk. Bu yüzden çıkışta çok tıklım tıklım oluyordu okul kapısı. Herkes aynı yöne gidince tabi.Yurda zar zor ulaştıktan sonra bir de ne göreyim işte oydu Ada'ydı.

"Uzun zaman oldu kanka seni görmeyeli değişmişsin" dedim dalga geçerek ve Selin kahkahayı patlattı. Sude biraz üzgündü sadece sırıttı.

"Sude neyin var?"dedim.

"Okulda ki çocuk canımı sıktı."

"Hangi çocuk gidiyim ağzının payını vereyim ona!"

"Kaan diye birisi, çok da önemli değil. Boş ver salaklarla uğraşma."

"Tamam sen öyle diyorsan." dedim ve Ada'ya sataştım."Eee Ada görüşmeyeli nasılsın?"

"Aseel!" dedi Ada.

"Tamam kız ne var ? Hem bence haklıyım hep o çocukla takılıyorsun." devam ettim, "Hee bu arada size bir şey diyeceğim." dedim ardından odamıza girdik.Ve hepsi arkamdan bende, bende dediler.Önce siz dedim. Selin başladı "ORMAN!" diye , devamı Sude'den  geldi;"MEZARLIK." Ada ise "KULÜBE!" dedi.

"Eee demek ki sadece ben bilmiyormuşum. Yiğit'te size anlatmamı söyledi ama siz zaten biliyormuşsunuz.Eee ne diyorsunuz peki bu işe?" Ada;

"Eğer Emre varsa ki var bende varım o beni korur." Sude;

"Beni koruyacak birisi olmadığı için emin değilim." O sırada yatağımıza yerleşmeye başlamıştık.

"Kanka biz seni koruruz deli misin?" dedik ve "İYİ GECELER!" diyerek kendimizi güzel mışıl mışıl olan uykumuza serbest bıraktık.

BÖLÜM SONUU... ARKADAŞLAR BEĞENDİYSENİZ OYLAYIN GERÇEKTEN OKUYORSUNUZ FAKAT HİÇ YORUM VE OYLAMA YOK SİZLERİ VE YORUMLARINIZI ÇOK MERAK EDİYORUZ LÜTFEN FİKİRLERİNİZİ BELİRTİN 9. BÖLÜME KADAR YAZDIK FAKAT BİRAZ GEÇ YÜKLÜYORUZ KUSURUMUZA BAKMAYIN.9. BÖLÜMDEN SONRA SİZİN DEDİKLERİNİZDEN FİKİR ALARAK YAZABİLİRİZ. KENDİNİZE İYİ BAKINN...

KAYIP MEZARLIKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin