...
Bir süre dinlendikten sonra yolumuza devam ettik. Biraz daha ilerledikten sonra Can'ın bahsettiği kulübeyi gördük. Sebebini bilmediğim bir şekilde kulübeyi gördükten sonra içim ürperdi. Kötü bir şeyler olacakmış gibi hissediyordum. Beklemediğim bir anda Ada konuşmaya başladı.
"Korkunç bir yermiş" dedi sessizce. Bora güldü. Dalga geçermiş gibi geldi bana ama neyse. Etrafa bakınıyordum benim gibi diğerleri de öyle. Ürkekçe etrafı tarıyorduk. Neler olduğunu çözmeye çalışıyor gibiydik. Klostrofobim devreye girmişe benziyordu. İyice ürkmeye başladım. Yiğit ürktüğümü sezmiş gibi bana yaklaştı. "Sakin ol." dedi. Şöyle bir huyum vardır benim, korkunca ağlamaya başlarım. Yine öyle oldu. Ağlamaya başladım. Herkes bana baktı. Kızlar sakin ol demeye geliyordu ki elimle dur işareti yaptım. Kızlar durdu, üzüldüler halime galiba, öyle bakıyorlardı. Yiğit konuştu,
"Sakin ol, derin nefes al Asel!" Bora konuşacaktı ki Yiğit susturdu onu. Büyük bir ses gelmesiyle benimle birlikte herkes sustu. Büyük bir sesti dediğim gibi. Korktuk açıkçası. Silah sesine benziyordu. Tüfek gibiydi baya şiddetliydi de. Bir an hepimiz durmuştuk. Ben,Ada ,Selin,Sude,Yiğit, Emre,Can,Bora. Susmuştuk. Konuşmuyorduk hiç birimiz. Kimseden çıt çıkmıyordu. Selin sessizliği bozup sordu,
"O neydi?"
Yiğit cevapladı Selin'i,
"Bilmiyorum ama galiba tüfek sesiydi." İç sesim olmuştu Yiğit. Ada konuşarak,
"Tüfek mi? Yani biri ölmüş olabilir mi diyorsunuz?" Yine korkmuştu Ada. Sude,
"Hayır Ada daha hiç bir şey söylemiyoruz. Sakin ol herşeyede korkuyorsun." yavaşca omzuna vurarak, "Azcık dirayetli,cesur,yürekli ol" dedi. Tam da bizim söylemek istediğimiz gibi. Ada durup durup her şeye korkuyordu, fazla korkmayan benim sinirlerimi altüst ediyordu korkması. Digerlerini bilemem tabi. Sude hariç. Can atıldı,
"Onu bunu bırakın da şu kulübeyi bir araştıralım neler var diye." Bora ve Yiğit aynı anda, "HAKLISIN,EVET, BENCE DE!" dediler. Hepimiz kulübeyi aramaya başladık. Beni tekrar fark eden Yiğit gözlerimin içine baktı,ellerini uzatarak,
"Gel bakalım şuraya otur." dedi. Bir an duraksamıştım. Çocuğun ellerine bakakaldım. Yiğit hala duruyordu. Sude bizi görüp,
"Öhöm,öhö,ıhı" diye bir ses çıkarınca Sude'nin sesi neden çıkardığını anladım. Ben boş boş çocuğun ellerine bakmayayım diyeydi bunların hepsi. Elimi uzattım. Yiğit sonunda der gibi gözlerini devirip derin bir nefes verdi. Beni köşedeki varilin üzerine oturttu. Biraz midem bulanmıştı fakat kimseye yük olmamak için belli etmedim hiçbirisine bile. Bora yorulmuş gibiydi, önümde çömeldi, nefes vererek;
"Nasıl oldun bakalım?" dedi. Çocuğun fazla ukala olduğunu düşünen ben,
"Daha iyiyim." dedim.
"Evvvett!" Selin'in sesi duyulmuştu. "Arkadaşlar buraya gelmelisiniz!" Tam kalkacakken Yiğit,
"Bence sen oturmalısın." dedi. Beni düşünür gibiydi.
"Ama ben de görmek istiyorum." diyecek oldum. Ama dinlemedi.
"Otur, söz ben getireceğim." Başımı eğerek "Peki,tamam." dedim istemeyerek.
VEEEE BÖLÜM SONU ARKADAŞLAR. NASILSINIZ NASIL GİDİYOR? KİTABIMIZI OKUYOR MUSUNUZ? NASIL GİDİYO BÖLÜMLER SEVİYORSUNUZDUR İNŞALLAH! NOLUR YORUM YAZIN FİKİRLERİNİZİ ÖNEMSİYORUZ GERÇEKTEN YAZIN BELIRTIN. SİZLERİ SEVİYORUZ. KENDİNİZE İYİ BAKINN...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KAYIP MEZARLIK
AventuraMacera,aksiyon ve bir tutam aşk olan bu kitap sürükleyici bir hal alıyor.Başrollerimiz ve arkadaşları buldukları mezarlık ile maceraya atılıyorlar.