13. BÖLÜM

18 1 1
                                    

"Mezarlığa vardıktan sonra mezarlığa doğru ilerledik hepimiz, sonra mezarlığın orada bir şişe bulduk ve içinde bir kağıt, açtık okuduk kağıdı."

Yiğit uzun uzun anlatırken biz buraları bildiğimiz için sıkıcı geliyordu bize. Oflayıp pufluyorduk. Kâğıtta yazanı anlatacağı sırada Ada böldü, lafının kesilmesinden hiç hoşlanmayan Yiğit gözlerini devirip omuzlarını düşürdü.

"Ne yazıyormuş?" diye girdi Ada araya.

"İzin verseydin anlatacaktı." dedi Selin.

  Yine sinirlendi Yiğit çünkü bu kez Selin böldü onu. Onun diyeceklerini söyleyip iki kız sinir ettiler çocuğu. Neyse Yiğit anlattı siz zaten biliyorsunuz kâğıtta yazanları. Yiğit'in anlattıklarını duyan Ada korktu tabi,

"Gidelim buradan hemen ne olur? Bir şey olacak bize!"

"Hayır tabii ki." dedim içimden.

"Hayır tabii ki de. Niye gidiyor muşuz? Hem daha hiç bir şey değil bunlar."

"Evet" diye onayladı Yiğit beni. "Hiç bir yere gitmiyoruz." dedi.

"Hiç bir yere gitmiyoruz." diye tekrar ettim.

"Off!" dedi Ada. "Başımıza bir şey gelecek ama hadi hayırlısı demedi demeyin."

"Tamam Ada!" dedi Emre.

"Şşşt!" diye bir ses duydum. Kafamı çevirince Sude olduğunu fark ettim. Sude tahta duvara yaslanmıştı, bir eliyle gel işareti yapıyordu. Sude bana kaş göz yaptığında yanına doğru gittim.

"Efendim?" dedim.

"Şu kutu işini ne zaman söyleyecek-"

"Şşşt!" dedim. "Duyacaklar."

"İyi de bilmeleri gerek mez mi?"

"Hayır gerekmeyecek!"

"İyi de-"

"İyi de si falan yok sana da söylediğime pişman etme. Kimseye de söyleme. Ben halledeceğim."

"Tamam Asel." dedi Sude. 

 Çıkıştığım için sonradan kalbim burkuldu. Kıza çıkışmasaydım iyiydi. 

"Özür dilerim. Yani çıkıştığım için." dedim.

"Sorun değil, haklıydın." dedi. Ve ben Yiğitler konuşurken susuyordum. Ayrıca Yiğitlerin dışarı çıktığını gördüm ama ses etmedim.

"Gelmiyor musun?"

"Hayır, burada kalacağım." dedim.

"Tamam,sen bilirsin." dedi ve çıkıp kapıyı da arkasından kapattı Yiğit.

 Biraz emin olduktan sonra, çantamı açtım ve kutuyu çıkardım. İçini açmaya çalıştım ama biraz eskiydi. Zorlayınca açıldı. İçinde bir tane anahtar, bir tane kolye ve bir tane de kağıt vardı. Önce kolyeyle anahtarı inceleyip kağıdı açtım. İçerisinde şöyle yazıyordu;

"Yeni nesillere aktarılarak, ün salacak

Siz bulacaksınız orayı, neler olduğunu

En önemlisi sensin, o kız!"

Altında da şuna benzer bir imza vardı;

O kız da kimdi? Kimden bahsediyordu? Acaba ben bulduğum için ben miydim? Ama nasıl tesadüf olabilirdi ki? Bana nasıl denk gelebilirdi veya getirebilirlerdi? Ya Selin bulsaydı ya da Can Ne olurdu? O kız dediğine göre Can olamazdı ama ya denk gelsey...

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

O kız da kimdi? Kimden bahsediyordu? Acaba ben bulduğum için ben miydim? Ama nasıl tesadüf olabilirdi ki? Bana nasıl denk gelebilirdi veya getirebilirlerdi? Ya Selin bulsaydı ya da Can Ne olurdu? O kız dediğine göre Can olamazdı ama ya denk gelseydi,çok komik olmaz mıydı?

 Denk gelmesi imkansızdı. Nasıl olacaktı ki. Yok, bence ben değildim Sude falandı yani. İmkanı yoktu. Hemen Sude'yi çağırdım dışarıdan, geldi,

"Ne oldu?" dedi.

"Bak!" dedim, şiir gibi olan şeyi gösterdim.

"Eee yani." dedi.

"Eee si mi var? Sence o kız dediği kim?" 

 Biraz düşündükten sonra,

"Aaa sensin." dedi.

 Şaşırdım.

"Ben miyim?"

"Evet kızım başka kim olabilir? Ben mi? Hem sana da denk geldi."

"Ben senin olduğunu düşünmüştüm. Hem ya başkasıysa ve ben bulduysam."

"Yapacak bir şey yok, ayrıca eğer o kız denilecek kişi aramızdan birisi olacaksa eminim ki sensindir. Emin ol."

"Nasıl yani ya?" dedim kendi kendine. O da beni düşünüyormuş. Eee ya bizden birisi değilse, ve başkasıysa. İşte o zaman gerçekten yapacak bir şey yok!

"Tamam." dedim. "Peki ya bunlar ne?" diye gösterdim anahtarla kolyeyi.

"Bakayım." dedi. "Bilmem" diye ekledi görüp inceledikten sonra.

 Kapı gıcırtısı duyunca hemen kolye,anahtarı ve kutuyu hızlıca çantaya fırlattım. Zaten Sude önümde olduğu için görünmemiştir. Yani inşallah. 

"Ne yapıyorsunuz bakalım ufaklıklar?" diye girdi araya uzun zamandır yorgun olduğu için konuşmayan Bora.

"Ay Bora zaten çok yorgunum bari şimdi yapma." dedim.

"Tamam ya, hem zaten bir şey demedim ki!"

 Çok yorgun olduğum için uzanmak istedim yere oturdum ve kafamı tahta duvara koydum. Yanıma birisinin geldiğini hissettim ve gözlerimi açınca Sude olduğunu fark ettim. O da benim gibi yaptı. Başını duvara koydu, sonra kafasını omzuma koydu. Biraz uyuduk bu şekilde, sonra zaten fena bir şekilde uyandık, daha doğrusu uyandırıldık!


 ARKADAŞLAR SİZCE "O KIZ" DEDİKLERİ KİŞİ KİM? VE OLAYLAR NASIL GİDİYOR? AYRICA SİZCE OLAYLAR NEREYE GİDİYOR TAHMİNLERİNİZİ YORUMLARA ALALIM. VE TABİ Kİ ASEL VE SUDE'NİN ARKADAŞLIKLARI NASIL VE KİM TARAFINDAN UYANDIRILIYORLAR? TAHMİNLERİNİZİ BEKLİYORUZ. DİĞER BÖLÜMDE  GÖRÜŞMEK ÜZERE. ŞİMDİDEN İYİ OKUMALAR...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Dec 25, 2022 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

KAYIP MEZARLIKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin