Arkadaşlar 300 okumaya ulaştığımız için özel bölüm yapmak istemuştik şimdi bölüm sizlerle iyi okumalar...
...
Daha çok küçük bir çocukken annemin karnındayken henüz doğacak olan kardeşim öldü. Benim anlamadığımı düşünüyorlardı ama ben çok üzülüyordum o zamanlar. Bir kardeşim olacaktı ama olmadı. Oysa ki ben çok istemişimdir. Normalde bazı çocuklar istemez ama olur ben de istedim ama olmadı. Nasibim de yokmuş demekki. Belki olur. Birazcık daha büyüdüğümde henüz 7,5 yaşındayken evimize bir misafir geldi. Bu benim yaşlarımda bir çocuktu. Çocuğun kim olduğunu çok merak etmiştim. Ailesiyle benim ailem arkadaş olmalılardı. Yanlarında da çok tatlı sevimli bir köpek vardı.
En çok o dikkatimi çekmişti. O çocuklar evimizden gittikten sonra kesinlikle aileme söylemeliydim. Bir köpek almalıydık. Çocuk yanıma yaklaştı. Benimle oyun oynamak istediğini anlatmaya çalışarak yanıma oturdu. Pek konuşamıyor tabi o zamanlar.
"Merhaba." dedim.
"Meyhaba." dedi çocuk benden kötü konuşarak ve ekledi,
"Oyun oynayabiliymiyiz?"
"Tamam oynayalım." dedim. Ailem sayesinde küçüklükten diksiyon dersleri alıyordum. O yüzden ondan daha iyi konuşabiliyordum. Bu konuda gerçekten aileme teşekkür ederim. Çocuğun ismini merakımdan,
"Adın ne?" dedim. Çocuk adını unutmuş gibi duraksayıp annesine baktı, annesi özgüven verir gibi kafasını salladı.
"Yiğit!" dedi, "Adım Yiğit."
"Memnun oldum Yiğit." Annemler anlaştığımıza sevinmiş gibilerdi. Çünkü ben kimseyle kolay kolay anlaşamam hele bir de gözüm tutmadıysa. Neyse biz o yaşımızda oyun falan oynadık herhalde hatırladığıma göre. Biraz daha büyüdüm.
10 yaşında 4'e gidiyordum. Hemen çapraz sınıfımızda da o çocuk yani pardon Yiğit vardı. Ben okulda kavga edeceğimde arkamdan gelir, diğerleri gibi izlemek yerine ya ayırır ya da o da dalardı çocuklara. Eğer kızla kavga edersem ayırır, erkeklerle edersem dalardı kim olduğuna bakmadan ne de olsa kızlara el kalkmaz. Bir nevi korurdu beni. Aslında hoşuma da gidiyordu beni koruması yani o anlamda değil ben onu arkadaş olarak görüyordum elbette ama beni savunuyordu ve bu beni duygulandırıyordu. Neyse bizbiraz daha büyüdük.
14 yaşımıza geldiğimizde artık onunla konuşmuyorduk. Bir anda yok oluvermişti. Hiç görüşemiyorduk ne telefon numarası vardı ne de kendisi. Özlemiştim canım arkadaşımı, beni korumasını, eskiden oynadığımız oyunları. Güzel günlerdi ama o gitmişti işte. Bir anda yok olup gitmişti. Ta ki o güne kadar.
Ben 16 yaşıma gelmiştim ve lisedeydim. Yurda gelen yeni kız Asel onunla bir kavgamız olmuştu aradan zaman geçtikten sonra da yangın da kızla barışmıştım o zaman. O kız Yiğit'le çıkmıştı dışarı -tabi ki tanıyamamıştım ama onlar tanisirlarken Yiğit ismini duymuştum.- İsmi duyunca bir maziye gitmiştim. O zaman çok daha iyi anlamıştım eskinin değerini, ben zaten değerini bilmiştim ama o bilememiş demek ki. Neyse işte kader bizi tekrardan birleştirdi. Şimdi de macera peşindeyiz...
ARKADAŞLAR BİZCE BÖLÜM ÇOK GÜZEL OLDU SİZ NE DÜŞÜNÜYORSUNUZ YORUMLARA YAZIN LÜTFEN. OKUYORSUNUZ FAKAT FİKİRLERİNİZİ YAZMIYORSUNUZ. İNŞALLAH BU YAZIYI DA OKUYORZUNUZDUR ALTTA KALIYOR DİYE OKUMAMAZLIK YAPMIYOR GEÇMİYORSUNUZDUR UMARIM. İNŞALLAH BEĞENİRSİNİZ. DİĞER BÖLÜMLER DE GÖRÜŞMEK ÜZERE...

ŞİMDİ OKUDUĞUN
KAYIP MEZARLIK
AdventureMacera,aksiyon ve bir tutam aşk olan bu kitap sürükleyici bir hal alıyor.Başrollerimiz ve arkadaşları buldukları mezarlık ile maceraya atılıyorlar.