----
Asansörün durmasıyla şükredip hemen çıktım. Barın kapısına doğru yönelirken Buluç'un elimi tutmasıyla irkildim. Konuşmadan, tek kelime etmeden ilerliyordu. Ama çatılmış kaşları silinmişti artık.
Sessizce onu takip ediyordu adımlarım. Her ne hikmetse güvende hissediyordum kendimi o elimi tutunca. Dans ediyordu iç organlarım içimde.
Deli gibi dans eden insanların arasından geçerken daha sıkı kavramıştı elimi. Daha güven vermişti bana.
Kırmızı koltuklara oturduğumda bile bırakmamıştı elimi. Sinsice gülümsememe sebep olmuştu bu hareket.
Parmaklarımı çekmeye çalıştım. Bırakmasını istemiyordum ama gözlerime bakmasını çok istiyordum. O güzel kahverengi gözlerde ne yazdığını okumak...Bırakmamıştı parmaklarımı. Ve kafasını bana çevirdiğinde gözlerinde bırak bir şey okumayı, kaybolmuştum resmen. Kaybolmak hiç bu kadar güzel olabilir miydi? Bu kadar güzel bakabilir miydi bir insan? Bir büyü yapıyordu gözleri bana. Büyülenmiştim adeta.
Ve bu büyüyü bozan cırtlak bir ses aklıma gelecek en son şeydi. "Aman Allah'ım Buluç! Aşkım nerdeydin sen ya!"
Sinirle dişlerimi sıkarken gözlerimi kapattığımı fark etmemiştim. Ve... Buluç'un hızla parmaklarımdan ayırarak kızın beline dolanan ellerini... Bana güven veren elleri...
----
"Ayça !" Buluç'un şaşkın sesine kulak verdim ve açtım gözlerimi. "Nasılsın !"
"Ben iyiyim, asıl sen nasılsın ? Bu ne sürpriz !" Diyen kız Buluç'a sarılmayı bırakıp yüzüne baktı ama kolları hala Buluç'un boynundaydı.
"İyidir ya ne olsun !" Kollarıyla sarmış olduğu belini bırakmadan bana çevirdi bakışlarını. O sırada Ayça denen kızda bakmıştı.
Kimdi bu sürtük?
Esmer vücuduna pembe bir gece elbisesi giyen kız başıyla selamladı beni, pekte samimi olmayan biçimde.
Bende aynı biçimde karşılık verdim yüzüne makyaj yerine badana yapan kadına. Tam kadında sayılmazdı aslında. En fazla 25 yaşında olabilirdi.
"Uzun zamandır gözükmüyordun. Özlemişim seni." Diyen Ayça Buluç'u bırakmamak ister gibi sarılıyordu. "Hadi oturalım ! Anlatmam gereken çok şey var sana !"
Hızla benim yanımdaki koltuğa oturduğunda Buluç'ta onun yanına oturdu.
Ayça denen kızı süzdüğümde pembe elbisesi vücuduna tam oturmuştu. Uzun siyah saçlarının uçlarında bukleler vardı. Güzeldi evet. Ama yüzüne yapmış olduğu 4 kilo makyaj güzelliğinden pek bir şey bırakmamıştı.
Barda çalan şarkıdan dolayı ne konuştuklarını duymuyordum bile. 'Aşkım' dediğine göre sevgilisiydi Buluç'un. Sevinmem gerekmez miydi ? Oysa Buluç'un bir çok sevgilisi olmuştu şimdiye kadar.
Buluç'un yüzüne baktığımda, gözlerinin üzerimde olduğunu fark ettim. Neşeli gözüken yüzünde huysuzluk vardı biraz.
Peki benim içimdeki bu öfkenin nedeni neydi ? Neden huzursuzdum bunların yanyana olmasına, Ayça'nın kolunun Buluç'un omzunda olmasına ? Niye hoşlanmamıştım uzun bacaklı minicik etekli bu kişiden ?
Kafamı toplamak adına bir şeyler içmek için kalktım. Bar taburelerine oturduğumda biraz önce oturduğum yere baktım. İkiside kahkahalar atarken benim ne yaptığım Buluç'u ilgilendirmiyor gibiydi. Hem nereye gittiğimi de sormamıştı beyefendi.
"Ne istersiniz bakalım ?" Koyu gözlü barmenin sesiyle düşüncelerimden uzaklaştım.
"Votka lütfen !"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
ZALIMIN EVLADI
Fiksi RemajaEski sevgilimi ve beni aldattığı kızın bu tarafa doğru geldiğini görünce ağaca yaslanmış telefonunu kurcalayan Buluç'a döndüm. " Buluç !" Başını telefondan kaldırmadan cevap verdi. " Efendim ?" " Öp beni !" tek kaşını kaldırdı ve anlamayan gözlerle...