-Ömrümün Baharı-

63 4 0
                                    

Ömrümün baharı,
Sana bu satırları hiçbir sağlam yüreğin ulaşamayacağı yerden yazıyorum. Kan revan içinde, her köşe başında bir parçamı bırakarak geldim buraya kadar. "Ne için?" Diyeceksen, deme. Anlayabilecek olsan zaten duyardın sessiz çığlıklarımı. Ne kadar sevildiğini bil diye değil, belki kaleminden birkaç damla mürekkep kalbime damlar diye yazıyorum. Olur da "İmkanı yok." falan demek istersin. İçinde tutma. Haykır yüzüme söyleyeceklerini. Biraz daha canım yanar en fazla. Biraz daha eksilirim geceden, günden...
Ha bir de burada vakit hep gece. Yitirdim zaman mefhumunu. O yüzden zamansız rahatsız ettiysem kusuruma bakma. Zaten sorunumuz bu değil miydi bizim? Ya geç kalmıştık ya çok erkendi. Ah, yine birinci çoğul şahıs kullandım. Kızdığını unutmuş değilim. Sadece silemiyorum bu kalemle yazılanları. Günlüğümü de bu kalemle yazıyorum biliyor musun? Ve sana olan şiirlerimi... "Seviyorum" diyemedikçe yazdım. Yazdıkça yüreğime kazıdım seni. "Hani paramparçaydı yüreğin?" diyeceksin. Öyle zaten lakin her bir zerresine ayrı ayrı işlemişim. Dört bir yana dağılsa da dört bir yanda seviyor seni. Bölündükçe artıyor sanki sevgim. Dağıldıkça daha çok yerden seviyor. "Senin de ne arsız yüreğin var be! Sevmiyorum işte." diyeceksin. Sevme. Ben sana "Sev." demiyorum ki. Sen neden "Unut." diyorsun? Yazdıklarım mı rahatsız ediyor seni? Öyleyse yazmadıklarımı bir bilsen... Yo, dur. Yanlış anlama hemen. Kötü değil hiçbiri. Ben senin hakkında kötü düşünemem ki. Bak, beni hem susarak hem konuşarak öldürüyorsun ama şikayet dahi etmiyorum. Bir bildiğin vardır muhakkak. Sen dememiş miydin "Canını yakarım." diye. Beni düşünüyordun işte.
Yine lafı uzattım değil mi? Sen sevmezsin uzun şeyler okumayı ama ne yapayım kısa yazamıyorum sana yazınca. Umut ettiğimden değil de... Bekliyorum hala. Gelmeyeceksin, biliyorum. Gel de demiyorum. Sadece bekliyorum. Sadece bekliyorum...

MAVİ KAPLI DEFTERHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin