"Sana da, seninle yaşamayı kabul eden bana da lanet olsun."
"Alt tarafı bana aşık olmayı engelleyemiyorsun Kang. Rüzgara direnmek yerine akışa bıraksan her şey daha güzel olacak."
Taehyun: Zengin babanız eminim sizin için bir şeyler hazırlar
Beomgyu: Nerdee
Öyle bir şansım olsa niye kapında dört saattir bekleyeyim
Taehyun : Sapık mısın sen
Niye dört saattir bekliyorsun
Gitsene bir yere
Beomgyu Gidemem
Taehyun İyi sokakta bekle kendi kendine
Beomgyu
Tamaaam
Sabır dilercesine kapattı telefonu Taehyun. İki haftadır evinden atılma tehlikesiyle karşı karşıyaydı. İki hafta önce okulundan gelmiş ve kapısında bir mektup bulmuştu. Oldukça ukala bulduğu bir tavırla yazılmıştı bu mektup. Yaşadığı evin kendisine ait olduğunu söyleyip evinden çıkmasını istemişti yazan kişi.
Mektubu okur okumaz ev sahibiyle iletişime geçmeye çalışmış ama asla cevap alamamıştı. İletişim kurabildiği tek kişi çok sevgili ev sahibinin çok sevgili oğluydu. Ödevlerini yetiştirmesi gerekiyordu. Önündeki bilgisayarından işlerine devam etti.
Yaklaşık iki saat boyunca ödevine devam etti. Aniden duyduğu sesle irkilip camdan dışarı baktı. Hava oldukça kararmış ve bulutlar dip dibe girmeye başlamıştı. Yağmur başlayacaktı birazdan.
Son sayfayı da yazıp yağmura kalmadan eve gitmek istemişti ama cama vuran damlalardan geç kaldığını anladı. Aklına düşen ev sahibinin oğluyla içini bir merak duygusu kapladı. Telefonunu çıkarıp arkadaşına mesaj attı.
Taehyun Camdan bir baksana
Evin önünde biri var mı?
Soobin Var
Siyah saçlı elinde valizi olan biri var
Taehyun Gerçekten sabrımı sınıyor
Onu eve alır mısın, ıslanmasın
Ben gelince uğrayacağım sana
Soobin Tamamdır
Çağırıyorum şimdi
Çabuk gel sende
Taehyun tüm işlerini bitirince yağmurun da yavaşladığını fark etti. Çantasını toparlarken saate baktı. Soobin'le konuşmasının ardından kırk dakika geçmişti. Evine doğru hızlı hızlı giderken zaten kısa olan mesafeyi daha da kısaltılmıştı. Soobinin evine gidip o adamı hayatından tamamen kovmalıydı.
Soobin'in evini görünce hızlıca binaya girdi. Zile durmadan basıp kapı açılana kadar elini kaldırmadı zilden.
"Nerede o?"
"Ev arkadaşın mı?"
"Ne ev arkadaşı be?"
"O çocuk ev arkadaşın değil miydi? Bana öyle söyledi. Ben de yedek anahtarını verdim."
Beomgyu
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.