Not: ficteki karakterleri lütfen okuduğunuzun fic olduğunu unutmadan yargılayınız....
Changbin:
Woo acil bak
Wooyoung!
Önemli.
Lanet olsun açsana şu telefonu!
Wooyoung!
Wooyoung:
Ne var Changbin
bi susmadın.
Sevdiceğimin yanındayım.
Changbin:
Acil buraya gelmen gerek.
Wooyoung:
Niye?
Sorun ne?
Changbin:
O burada.
(Görüldü)
...
"San-ah. Benim acil gitmem gerek."
"Ama birazdan ders başlayacak Wooyoung."
"Biliyorum ama gerçekten çok acil. Ders notlarını atarsın değil mi?"
San başını sallayarak onayladıktan sonra Wooyoung koşar adım okuldan çıktı. Bir taksi çevirerek önce evine gitti. hemen üzerini değiştirerek parkta duran arabasına atlayıp mekana vardı. Tüm keyfi kaçmıştı. Uzun zaman sonra tekrar neden gelmişti?
"Senin ne işin var burada!?"
Wooyoung sinirli olduğunu belli edercesine konuştuğunda karşısındaki beden gülümsemişti.
"Aşk olsun Wooyoung-şi. İnsan arkadaş-"
"Kes sesini! Nerden arkadaşım oluyormuşsun!? Canına mı susadın sen!?"
"Eskileri ne çabuk unuttun?"
"Sana sesini kes dedim Yeonjun!"
Wooyoung bu uyarının ardından yumruğunu Yeonjun'nun yüzüne indirmişti. Gülerek dudağındaki kanı silerek Wooyoung'a baktı.
"Bunun hesabını vereceksin!"
"Sen mi alacaksın hesabını. Hadi, alda görelim."
Wooyoung bir anda karşısındaki adamın saçından tutarak kendine yaklaştırdı.
"Amacın ne bilmiyorum ama sakın beni kışkırtmaya çalışma. Yoksa sonu senin için kötü olur."
Yeonjun gülerek Wooyoung'a bakarken, Wooyoung boşta olan eliyle bir yumruk daha indirdi adamın yüzüne. Yeonjun acıyla inlerken, saçını çekmeye devam ediyordu.
"Ah. Wooyoung tamam bırak beni!"
"Sakın ha bir daha geleyim deme!"
İttirerek saçı bıraktığında elinde kalan saçları silkeleyerek yere attı.
"Bay Choi'e kapıya kadar eşlik edin."
Yeonjun koluna giren adamlarla bakışlarını Wooyoung'a dikti. Kapı kapanana kadar da gözlerini ayırmadan durdu.
"Ah cidden! Bu salak yüzünden sevdiceğimi izleyemedim ya! Off!"
Changbin Wooyoung'un bu duygu geçişini gülerek izlerken çıkardığı ses farkedilmesine neden olmuştu. Wooyoung arkasına dönerek baktığında Changbin'in güldüğünü görünce çatık kaşlarla ona yaklaştı.
"Komik bişey mi var Changbin!"
"Hayır, hayır. Sadece duygu geçişlerin öldürüyor beni."
Changbin kahkahayı koyverdiğinde Wooyoung da gülmüştü. Birkaç dakika sonra Wooyoung'a gelen mesaj sesiyle Wooyoung cebinden telefonunu çıkartıp gelen mesaja baktı. Yüzünde kocaman bir tebessüm doğmuştu.
San-ah:
*Resim*
*Resim*
Bu dersi kaçırdığın için çok pişman olacaksın Jung Wooyoung.
Jung Wooyoung:
Oldum bile/
Eheh teşekkür ederim San-ah.
San-ah:
Rica ederim.
Ama böyle yapma Wooyoung.
Derslere katılman gerek artık.
Vizeler yaklaşıyor.
Jung Wooyoung:
Senin için de/
Senin i/
Sen/
Deneyeceğim.
(Görüldü)
...
Evet ilham perileri kaçarkene diyerekten eheh
Umarım beğenirsiniz.
21.07.22
