Lan dün girmedim bu sabah bir girdim
Kitap şahlanmış noluyo
🤨🤨🤨
Neyse bundan sonra bölümlerde 5 yorum olmadıkça yeni bölüm yok size
Oy olayını biliyorsunuz zaten
***
Bay Lee'den aldığımız emirle koridorda hızlı adımlarla yürüyorduk. Yanımda Seungmin birkaç belgeyi arada bana veriyordu. Tk ile yapacağımız anlaşmada takım müdürü bir yanlış yapmıştı ve onun yüzünden az daha işi alamıyorduk. Bu yüzden Bay Lee sinirlenmişti.
Koridorda yankılanan topuk sesleriyle girdiğimiz ticari bölüm anında telaşla bir şeyler yapmaya başladı. Muhtemelen ne olduğunun farkındalardı ve kovulmak istemiyorlardı. Onların suçu yoktu bunu Bay Lee de adı gibi biliyordu. Onlar sadece emirlere uymuştu. Burda yanlış olan kişi takım müdürüydü.
Seungmin'in bunu ilk defa yaptığından tedirgin olduğunu anlamıştım. Sürekli elleriyle oynuyor dudaklarını ısırıyor ve etrafa endişeli bakışlar atıyordu. Onu anlıyordum. Dern bir enfes alıp sakinleştirmek adına omzunu hafifçe sıkarak destek verici bakışlarımı onda gezdirdim. Bende bunu ilk yaptığımda çok tırsmıştım ve kendimi kötü hissetmiştim. Şimdi o kadar da batmıyordu.
Bu konuda Bay Lee'yi bir süre sonra anlamaya başlamıştım. "Yanlış yapan kişi ortadan kaldırılmazsa şirket ortadan kalkar." demişti zamanında. Bir bakıma doğru sayılırdı.
Seungmin bana gülümsediğimde elimi çektim ve görüş açımıza giren sağ taraftaki kapıya, tam yanında sekreterin oturduğu yere baktım. Bizi gördüğü gibi ayağa kalkan sekreter ağzında takım müdürünün uygun olmadığına dair bir şeyler gevelemişti. Sert ifademle "Uygun olup olmaması önemli değil. Bay Lee bizi buraya yolladı. Aç kapıyı." dedim.
İnsanlara böyle kaba davranmak hoşuma gitmiyordu ama işim gereği zorundaydım.
Seungminin de ilk kez beni böyle gördüğünden dolayı -yani öyle düşünüyorum- gözünün pörtlediğini görmüştüm. Her ne kadar tepki verip bu tipine gülmek istesem de şuan sırası olmadığının farkında olduğumdan sadece sekreterin kapıyı açmasını izlemiştim.
İçeri girdiğimizde takım müdürünün hızlıca kalktığını görüp yüz ifademi yumuşatmıştım. "Bay Goo. Ne olduğunun farkında olduğunuzu düşünüyorum." Kafasını sallayıp yanlış yaptığını bildiğini, özür dilediğini tekrarlamaya başladı. Gülümseyip "Size bir süre tatil yapmanız gerektiğini söylemeye geldik. Yaşlandığınızdan olduğunu düşünüyorum böyle şeylerin."
Gözleri ışıltıyla parıldadığında aslında gözünün arkasındaki hırsa şahit olmuştum. Kara borsada para biriktirdiğinin Bay Lee farkındaydı ve buna rağmen ona zaman tanımıştı. Görünen o ki bu yaşlı bunak sadece iyi niyetten yararlanıyordu.
"Öyle yapmalıyım değil mi? Cidden biraz dinlenmem gerekiyor bence de." Pişkin yüzüyle söylediklerine içimden gelmeden gülümsedim. Bir insan nasıl böyle olabilirdi ki? "Kesinlikle. Buyrun." Kapıyı göstererek devam ettim. "Çıkışınız sağlanacak." Kafasını sallayarak bir şey bilmeden güle güle odadan çıktı.
"Bay Goo kovulmayacak değil mi?" diye yanımıza yaklaşan sekretere kıkırdadım. "Bay Lee'nin ne zaman birine 2. şans verdiğini gördün?" Seungmin'e gözlerimle işaret verdiğimde kafasını sallayarak telefonunu kulağına götürdü. "Bay Goo'nun eşyaları yarına kadar boşaltılsın ve yerine Bay Kim getirilsin." onayını aldıktan sonra telefonu kapattığında yanımdaki sekretere dönüp gülümsedim.
"Sizin yerinizde bir değişiklik yapılmayacak merak etmeyin. İyi günler." Sekreter şokla kafasını salladığında kafamla selam verip dışarı çıktım. Peşimden gelen seungminle gülümsedim. Bunu yapmak bazen eğlenceli oluyordu.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Secretary or Lover | Minsung
FanfictionKimseye ikinci bir şans tanımayan katı kurallı Ceo Minho, Sekreteri Han'a ikinci bir şans tanımıştı. Bu şansın farklı bir duruma dönüşeceğini nerden bilebilirdi ki? ~ Texting+Düz yazı Seme Minho Uke Jisung © Bütün telif hakları Whats wrong with sec...
