Bu gün o kadar mutluydum ki. Okulu sevmiyordum ama ilk defa okula gideceğim için mutluydum. Nedeni de çok açıktı zaten. İlk defa Beomgyu ile okulda resmi olarak birlikteydik. Sevgiliydik.
Beni evden almıştı. Birlikte okula yürüyorduk.
"Saklamayacağız değil mi?"
"Yani hayır sanırım"
"Ne demek sanırım?"
"Hayır yanlış anladın. Yani evet saklamayacağız"
"Tereddüt ettin"
"Sadece okulda kimse benim gay olduğumu bile bilmiyor"
"Ee kimsenin bir şey demeye de hakkı yok"
"Evet biliyorum. Haklısın. Sen yanımdasın ya o bana yeter"
Bunu derken sırıtıyordu. Hemen ardından da beni kendine yaklaştırdı ve kolunu omzuma attı. Öyle yürüdük okula.
Okula varır varmaz onları gördüm. Dün Beomgyu'nun kapısına dayanan kızları.
"Oppa günaydın!"
"Nasılsın oppa? İyi misin? Bununla mısın yine??"
"Ayy evet dün oppanın evideydi şuda. Oppa yeni arkadaş mı edindin?"
"Oppa yeterince arkadaşın var başka edinmeseydim"
"Oppa..."
"Oppa...."
"Oppa..."
Sinirlerim onlar konuştukça daha da bozuluyordu. Yumruğumu hepsinin suratına geçirmek istiyordum ama başarabildiğim kadar sakin durmaya da çalışıyordum.
Kafamı kaldırıp kolu kala omzumda olan Beomgyu'ya baktım. O da bana bakıyordu. Yüzünden benden daha sinirli olduğu belliydi.
Birden çenemi tutup kendine çekti ve beni öptü. Uzun ve sert bir öpücük değildi. Kısaydı ama duyguluydu. Geri çekildiğinde yine aynı şeyi yaptı. Beni kendine çekmeden önce sırıttığı gibi sırıtıyordu.
Kafamı döndürüp kızlara baktım. Bazıları oturuyor ve sinirle bakıyorlardı. Bazıları da kağıttan yaptıkları yelpazeleri sallayarak şaşkın şaşkın bakıyordu.
Ancak bir tanesi üstüme yürüyordu. O üstüme yürüdükçe ben geri gidiyordum. Korktuğumdan değil. Sadece zarar vermek istemiyordum. Ne kadar sinir bozucu olsada asla bir kıza zarar vermezdim.
Beomgyu'nun kollarından kurtulup arkamdaki ağaçlara kadar geri geri yürüdüm. O da hemen önümdeydi. Sırtım ağaca yaslandığında durdu. Kıravatımdan tutup beni kendine çekti ve konuşmaya başladı.
"Beomgyu oppayı asla alamazsın. O seninle oynuyor. Herkese öyle yapar. Hem o gay değil ki"
Konuşması fısıldar gibiydi sakin ama özgüven dolu. Tabii bende karşısında yavru kedi gibi değildim. Evet Beomgyu'dan kısa olabilirim ama bu 'kısa' olduğum anlamına gelmez.
Dimdik duruyordum. Kafamı hiç eğmeden sadece gözlerimle ona doğru bakıyordum. Beomgyu'nun o anki sırıtışının aynısı vardı yüzümde ve de arada onu güçsüz gösterirmiş gibi başka şeylerle ilgileniyor gibi davranıyordum.
Beomgyu yanıma gelirken ona durması için işaret yaptım. İki sebebi vardı. Birincisi öfkesinden dolayı disipline gitmesini istemiyordum. İkincisi ise kendi işimi kendim halledebileceğimi göstermek istiyordum.
Kızın boyuna gelecek kadar eğildim. Yüzlerimiz yaklaşınca biraz geri çekildi. Bunu görünce daha da sırıttım. Hala kıravatımı tutan elini alıp yavaşça çektim. Ardından hemen geri dikleşip çekilmesini söyler gibi omzuna dokundum. Reflex olarak kenara kaymıştı. Bunu yapıncada yanından omzumu onunkine vararak geçip Beomgyu'nun yanına gittim.
"İyi misin?"
"İyiyim. Gidebilir miyiz?"
"Ama..."
"Bırak. Şiddet göstermekdense böylesi daha iyi"
"Öyle istiyorsan gideriz"
"Gidelim"
Yürüyüp kafeteryaya gitme planıyla bahçeden çıktık. Hemen bahçenin giriş kapısından bizi izleyen kişileri gördük. Bizim bütün ekip. Beomgyu'nun arkadaşları ve benim arkadaşlarım.
"Oooo Taehyun'a bak sen ne taşş-"
"Hyuka!"
"Pardon ohom ohom şey ne ÖZGÜVENliymiş"
"Ben Beomgyu'ya da hayran kaldım. Çekti öptü resmen"
"Taehyun'un kızın boyuna eğilmesi benim favorimdi"
"Asıl asıl omzuna vurması efsaneydi"
"Arkadaşlar en iyisi kızın ilk kıravatını tuttuğunda Beom'un tepkisiydi. Böyle kızı parçalayacak gibiydi resmen"
"Otursak mı?"
"Niye olm derse gidelim?"
"Öğretmen toplantısı var"
"Ohoooo bize söyleyen yok"
"Yeonjun dün sınıfta söyledi ya hoca"
"..... doğru unutmuşum"
"Bok unuttun. Çok dinliyosun ya ondan unuttun"
"Hyuka senin dilin çok bozuldu"
"Ne dedim amk bok dedim ne dedim? Bok ayıp değilki. Sıçtığımız şeye deniyor doğal bir şey işte"
"Sus"
"Susayım?"
"Sus"
"Sustum"
"Gelin oturalım"
"İlk defa ikimizin de bütün arkadaşları birlikte"
Beomgyu etrafına baktı ve yüzü birden düştü.
"Hmm bütün arkadaşları. Siz oturun ben geliyorum"
Arkasından baktım ve Hongjoong hyungun bankta oturarak ağladığını gördüm. Arkamı dönüm Seonghwa hyunga baktığımdaysa ona bakarak sırıtıyordu.
Not:
Merhaba! Umarım beğenmişsinizdir. Okuduğunuz için teşekkürler. İki bölüm atacağım demiştim ama yoğundum bu hafta diye atamadım kusura bakmayın <33
Ve yakın zamanda en yeni yazmaya başladığım o olsada hyunin ficini yayınlayacağım çünkü çok heveslendim. Çoğu ficimde olduğu gibi ateez/txt/skz
ŞİMDİ OKUDUĞUN
Secret || taegyu
FanfictionBeomgyu fake hesaptan Taehyun'a yazar. ateez/txt başlangıç- 25 Haziran bitiş-11 Ekim En yüksek sıralamalar taegyu #1 seongjoong #1 tomorrowxtogether #1 taehyun #1 hueningkai #1 yeonbin #1 seonghwa #1 yunho #1 beomgyu #1 ateez #1 yungi #1 yeonjun #...
