"Ceketini kabul ettim ama hâlâ senden nefret ediyorum!"
"Tamam anladım, merak etme-" diyerek sırtını tekrar demirliklere yasladı. Şu anda keyfi yerindeydi ve huzur doluydu.
Safevi, sessiz bir şekilde gözlerini manzaradan çekip onun üzerinde gezdirdi. Gözlerini devirdi. Karşısında ki adamı böyle görmek hem hoşuna gitmiş hem de gitmemişti. Neden hoşuna gittiğini kendisi de bilmiyordu-
Bir süre daha ikili sessiz kaldılar...
"Dans etmek ister misin?" diye bir soru sordu. O tarafa baktığı zaman beyaz eldivenli elin kendisine uzatılmış olduğunu gördü. Uzun siyah saçlar toplandığı halde bir kaç perçem dışarı çıkmıştı ve onlarda şu anda kendi saçları gibi süzülüyordu.
Safevi, karşısında ki manzaraya baktı. Kabul etmeli miydi acaba? İçinden bir ses bugün şımartılmaya ihtiyacı olduğu için kabul et diyordu-
Elini uzatarak iki eldivenli el birbirini kavradı.
"Burada mı?"
"Hayır, içeride-" diyerek onun elinden tutarak balkondan çıkarttı. İkili ne ara boşaltıldığı belli olmayan salonda yanlızdı.
"O kadar insan nereye gitti?" diye sordu Safevi.
"Vaktin çoktan gece yarısını geçti, bu yüzden artık burada kalamazdılar-"
Safevi, bir şey anladıysa ne olacağını düşünüyordu. Sessizlik ile boş salonu inceledi. Kesinlikle dolu halinden bu hali bin basardı. Orkestra hâla duruyordu.
"Saray orkestrası değil mi?"
Rus, başı ile onayladı. Kalite her zaman kendisi için önemliydi.
"O zaman bir daha sorumu yeniliyorum..
Ateşli Sultanım, bu dansı bana lüfeder misiniz?""Tabiki de- ama bana bir daha öyle seslenme." diyerek kabul etti.
Rus, ağlasa mı sevinse mi bilemedi.. pek yaratıcı değildi ve bu lakabı bulmak için kafa yormuştu."Pekala Sultanım- siz nasıl isterseniz." diyerek eldivenli ele nazik bir buse kondurdu ve beraber ikisi dans etmeye başladılar.
Safevi için değişen bir hava yoktu- tabii şu anda dans ediyor olması dışında-
"Bugün, bir ayrı güzelsiniz Sultanım." diyerek Rus kendi kulağına fısıldadı. Kendisinin cevabı ise bilerek ayağa basması olmuştu. Rus, acıyı hissetse de belli etmedi. Bu an için böyle bir acıya katlanmak gerekiyorsa da öyle yapacaktı.
"Bu balo gerçekten de basit bir mevsimin gelişi için miydi?" diye sordu. Kesinlikle sırf bunun içinse büyük bir israf olurdu.
"Aslında pek çok sebebi var ama ana nedeni bu-"
"Pfft- çok saçma." diyerek hemen düşüncesini söyledi.
"Neden böyle düşünüyorsun?" dedi merakla. Eğlenir bir hali vardı.
"Neden olucak, resmen minik bir konu için israf etmişsin her şeyi- hemde boşuna çektin o kadar selamı, konuşmayı bilmem neyi!"
"Olaylara sadece kendi açından bakıyorsun, bir de benim açımdan bakmayı dene."
"İyi ama senin açından bakmanın bana getireceği şeyler çok azdan da azı, o yüzden ben varken neden başka birisi diyerek kendimi düşünmeyi seçerim genelde-"
"Bazenleri tabiki de öyle olur ama olaylara başka açılardan da bakarsan daha iyi kavransın. Örnek vermek gerekirse de az önce de bilerek ayağıma basman gibi.."
"O anda ki acıyı sen çektin, ben değil. O yüzden umrumda değil! Hem istersen bir daha basayım?"
"Yok aman kalsın!" diyerek aniden Safevi'yi belinden tutarak geriye yatırdı. Safevi, bir anlığına dalgınlığına gelmişti.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐒𝐞𝐧 𝐕𝐞 𝐁𝐞𝐧, 𝐒𝐞𝐯𝐠𝐢𝐥𝐢𝐦 || 𝐂𝐨𝐮𝐧𝐭𝐫𝐲𝐡𝐮𝐦𝐚𝐧𝐬-𝐒𝐡𝐢𝐩
Fantasy❥︎𝐈̇𝐬𝐭𝐞𝐤 𝐬𝐡𝐢𝐩 𝐚𝐥𝛊𝐧𝛊𝐫. ❥︎+18 𝐯𝐞 𝐬𝐦𝐮𝐭 𝐤𝐚𝐛𝐮𝐥 𝐞𝐝𝐢𝐥𝐦𝐞𝐳. 𝐀𝐬̧𝐤 𝐯𝐞 𝐬𝐞𝐯𝐠𝐢 𝐬𝐚𝐝𝐞𝐜𝐞 𝐬𝐞𝐤𝐬 𝐢𝐥𝐞 𝐨𝐥𝐦𝐚𝐳. -B×B -G×G -B×G