6

861 73 38
                                        

Yıkanması için suyunu hazırladım, yağları döktüm.

Geldiğinde geri çekildim, soyunarak girdi, rahatlamış görünüyordu ama umrumda değildi, dün akşam hiç umrumda değildi, dudaklarının başkasına değmesi umrumda değildi, güzel büyük ellerinin başka tene değmesi umrumda değildi.

Kalbimin bin parçaya dağılması hiç umrumda değildi, o kadını öldürmek istemem umrumda değildi.

Hiçbir şey umrumda değildi.

Yanına oturup keseyi ıslattım, gözleri kapalı "neden konuşmuyorsun?" dediğinde keseyi sabunladım "konuşucak birşey olmadığı içindir efendim" diyerek elini tuttum.

Kolunu keselemeye başladığımda gözlerini açtı "hmm öylemi?" dediğinde keselemeye devam ettim, çenemi tuttuğunda geri çekildim.

Elini geri çekince omzuna geçtim "ne oluyor?" dediğinde omuz silktim "anlamadım efendim" dediğimde kolumu tuttu "böyle değildin, ne oluyor" dediğinde umursamazca gözlerine baktım "ben böyleydim efendim sorunuzu anlamadım" dediğimde kolumu sıktı.

Kalbim acıyor , bana öyle bakma, gerçi sinirli bakıyordu da neyse, ben her bakışına aşığım sonuçta.

Yaklaşarak "ne oldu hoseok, gülüp kızarırdın karşımda, neden birden değiştin" dediğinde güldüm "şimdi gülüyorum" dediğimde kolumu bıraktı "dediğim bu değildi hoseok" dediğinde keseyi ıslattım.

Omzunu keselemeye başladığımda sinir ile geri yaslandı, kayarak göğüsünü keselemeye başladım, vücudunda tırnak izi yoktu, şaşırdım, galiba sadece sikmişti.

Hazırlanarak bahçeye çıktı, adel yanına geldiğinde güldü, kalbim ağrıyordu, yine çiçek uzattığında aldı, kız geri gittiğinde ilerledi.

Çiçekleri kenarı attı, kaşlarımı çattım, kızı geri göndermesi şaşırtıcıyken çiçekleri atması daha şaşırtıcıydı, işi bitmişti galiba.

Ben çiçeklere bakarak geri döndüm, yoongi  bir askere adel'i alması için emir verdiğinde daha çok şaşırdım.

Ne yapmaya çalışıyordu.

Odasına geldiğimizde kenarı çekildim, kolumu tutarak içeri soktuğunda yutkundum, kaşlarımı çatmış o'na bakıyordum.

Masaya oturdu, parşonem'i alarak "biliyor musun kralların yarısı dikkatsizlikten yarısı ihanetten ölür" dediğinde anlamazca baktım.

Eline bir kağıt aldı "Namjoon bir kadın hakkında yazı göndermiş" dediğinde hala anlamıyordum, arkasına yaslandı "kadın beni öldürmek için yaklaşıcakmış , turuncu saçlı ve beyaz tenliymiş" dediğinde şaşkınca kaldım.

Gülerek "aslında kendimde ölçmek için odada yalnız bırakıp izlediğimde belgeleri karıştırıyordu" dediğinde yutkundum, kalktı "benim şansım etrafımda sadık, zeki ve gözü açık arkadaşlarımın olması" dediğinde kafamı eğdim.

Yaklaşarak "senin şansın yanında benim olmam" dediğinde kaşlarımı çattım, çenemi tuttu "etrafına iyi bak hoseok, yerinde olmak isteyen çok insan var, ya öldürmek için , yada öldürmek için" dediğinde  "bana bir casus da sensin mi demeye çalışıyorsunuz?" dediğimde güldü "hayır, gözlerine bakınca bana ihanet etmeyecek birini görüyorum" dediğinde gözlerine baktım.

Yaklaştığında geri çekildim, çenemi sıktı "neden böyle oldun" dediğinde "anlamdım efendim" dediğimde dişlerini sıktı "beni sınama hoseok, ne oluyor sana" dediğinde "bir şey olduğu yok efendim, yorgun olmalısınız, dinlenseniz iyi olur" dediğimde sinir ile soludu.

Geri adım atmayacaktım, affedene kadar, beni istediği gibi kullanamazdı, kullanırdı da neyse işte.

Sinir ile gülerek "ne olu benden iğrenmeyemi başladın" dediğinde kaşlarımı çattım "anlamadım efendim" dediğimde geri çekildi "artık yüzümden iğrenmeyemi başladın, ilk yaklaşımın palavraydı değilmi, heyecan, ah heyecan, korku yerine heyecan, komiksin" dediğinde yutkundum.

Pekala yanlış anlamıştı beni, grur yapıp birden uzaklaşmamalıydım, bana dönerek "defol" dediğinde yutkundum, ya şimdi ya asla.

O'nu yatağa iterek üstüne çıktım, şaşkınca bakarken üstüne eğildim "sebebi sadece beni ilgilendirir, ama şunu bilinki sizden asla iğrenmem, asla" diyerek dudaklarımızı birleştirdim.

Üst dudağını ısırdığımda karşılık verdi ,   yaralı yanağına elimi getirip yavaşça okşadım, ayrıldığımızda yaralı tarafını öpmeye başladım, kalçalarımı sıkınca dilimi yüzünde gezdirdim.

Altımda büyüyen kocaman şey beni korkutuyordu, ama ben duygusuz, sadece sex değil, sevişmek istiyordum, birbirimize duyduğumuz sevgi ile sevişmek istiyordum.

Boynuna sarılarak yaralı yüzünde dilimin değmediği yer bırakmadım, kedi gibi yalıyordum resmen ve bu güzel hissettiriyordu.

Ayrıldığımda gözlerine baktım, sırıtarak "kıskandın ha" dediğinde kaşlarımı çattım "anlamadım" dediğimde gülerek "adel'i kıskandın" dediğinde  "bunuda nereden çıkardınız" dediğimde kalçalarımı sıktı.

Alt dudağımı ısırdığımda gülerek "yanımda kal" dediğinde kafamı salladım.

Kalp'im beni öldürücekti.

______________________

Yoongi odunsun ama aşığım lan sana poğaça yanaklım

sope : kingHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin