0.8

157 14 21
                                    

Barkın'dan

Daha demin olanlar şaka olmalıydı. Büyük bir şaka. Bu çocuk benden nefret etmiyor muydu. Sadece 5 dakikada ne değişmiş olabilirdi ki. Egemen ne yapmış olabilirdi ki Muhammet Ali'yi benimle konuşmaya ikna edebilecek.

Egemen'in arkadaşları üzerindeki etkisine şaşırmamak elde değildi. Bu tatlı görüntüsünün arkasından böyle bir ikna kabiliyetinin çıkabileceği aklımın ucundan dahi geçmezdi.

Masada olağan bir sohbet havası hakimdi. Yağızla Egemen havadan sudan konuşuyor, Beria ve Liyan da onların konuşmasına ara sıra dahil oluyor ya da gülüp geçiyorlardı.

Bir an için kendimi onlardan uzak hissettim. Bu hisse karşı koymak elde değildi. Sanki bana acıdıkları için yanlarındaydım ama buna mecbur değillerdiki. Beni yanlarında tutmak, arkadaşlıklarına dahil etmek zorunda değillerdi. Eğerki bu Egemen'in zorlamasıyla olacaksa hiç olmamalıydı.

Bir hışımla kalktım. Masaya hava almaya gidiyorum diyerek kendimi dışarı attım. Önüme çıkan ilk boş banka oturdum. Gözlerimi kapattım, kimseyi duymak istemedim, bir an için etrafta kimse olmasın beni kimse görmesin istedim. Kimse beni görmek zorunda kalıp mutsuz olmasın istedim.

Ama bu mümkün olmadı. Yine bir şekilde farkedilip rahatsızlık verdim insanlara. Her zaman olduğu gibi... Her seferinde olduğu gibi mahvettim herkesi. Çevremi, annemi.

Yanımda bir hareketlilik hissedince yavaşça gözlerimi aralayıp yan tarafıma baktım. Anlık bir şoka engel olamadım çünkü karşımda Muhammet Ali'yi görmeyi beklemiyordum. Ama yinede mimiksiz bir ifade vardı suratımda.

Hiçbir şey söylemedim. Sadece yüzüne baktım. Onun yüzüme bakmak için kafasını kaldırması gerektiğini farkettim. Aslında bu oldukça olağandı çünkü ben 1.90 dım. O ise 1.70 civarındaydı.

Okulun arka tarafına denk gelen bankların birindeydik. Bu yüzden olmalıydı ki parmaklarının arasında bitmek üzere olan sigarası vardı. Son bir kez içine çekerek kafasını geri atıp nefesini havaya verdi. Sigarasını bankın kenarına bastırıp izmaritini kenardaki çöpe attı. Gökyüzünü izlerken bana bakmadan konuştu,

"Seni sevdiler. Şaşırtıcı derecede kaynaştınız. Sana hala kıl oluyorum ama arkadaşlarım seninle mutlular yani sadece onların yanında sana iyi davranmam, laf atmamam falan gerekiyor. Bu da demek oluyor ki onların yanında ateşkes ilan etmeliyiz. Egemen'i üzmek ve onu kaybetmek bu hayatta istediğim son şey falan olabilir. Umarım anlıyorsundur Barkın."

Kafamı salladım. Ve ona soran gözlerle,

"Beni gerçekten sevdiklerini mi düşünüyorsun?"

Diye sormadan edemedim. Kafasını bana çevirip hafifçe salladı. Muhammet Ali'nin zamanlamasının bu kadar iyi olması beni sekteye uğratmıştı. Beni ne kadar rahatlattığını hayal bile edemezdi. Bilmesini de istemedim. Çünkü bilse başıma kakıp duracakmış gibi hissediyordum.

Hala birbirimize baktığımızı zil çaldığında farkettim. Ona da aynısı olmuş olacak ki ayaklandı ve yürümeye başladı. Ben hala ayağa kalkmamışken arkasına bakmadan, "Gelmiyor musun?" diye sordu. Ayağa kalkıp peşinden gittim.

Sınıfa vardığımızda Egemenlerin de geldiğini gördüm. Hemen yanına yerleştim. Kaşları çatık bir şekilde, "Mami sana bir şey demedi değil mi?" diye sordu kafamı iki yana sallayarak reddetim. Ardından öğretmenin derse girmesiyle kafamı o tarafa çevirdim ve günün kalan yarısı da benzer şekilde geçti.

Son dersin zilinin çalmasıyla hazırlandım. Tek giderim diye düşündüğüm için yavaş yavaş hazırlanırken kapının önünden Yağız'ın "E hadi kanka akşama kadar seni mi beklicez?" demesiyle hareketlerimi hızlandırdım. Ve hemen ayaklandım. Beni beklemelerini veyahut yanlarında istemelerini beklemiyordum.

Yüzümdeki hafif gülümsemeyle yürümeye başlayan çocuklara doğru hızlı adımlar attım ve onlara yetiştim.

İlk Liyanı servise gönderdik. Ardından birlikte bir noktaya kadar yürüdükten sonra Yağızla ben minibüs durağına yürürken diğerleri metrobüse doğru yürüdüler. İkimiz havadan sudan sohbet ederken benim minibüsüm gelince, ona veda ederek minibüse bindim ve yeni evime doğru yola çıktım.

Eve gider gitmez ılık bir duş alıp odamı yerleştirmeye başladım. Oda hala aşırı dağınıktı. Kitaplığımı dizerken aklıma bugün okulda çektiğim fotoğraf geldi. Hemen Instagrama atıp açıklama yazıp gönderdim.


Ardından hala dağınık olan odaya son bir bakış atıp toplamaktan vazgeçerek kendimi yatağa attım. Telefonumla biraz daha oyalandıktan ve birkaç yorumu cevapladıktan sonra kendimi uykunun kollarına bıraktım.

_________________________________________

itsjustbarkın: New term, new school and new student at school

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

itsjustbarkın: New term, new school and new student at school.

Userxxx1237: okulda bakılacak insan kalmamıştı şükür birisi geldi gözümüz gönlümüz açıldı.
iamnotmami: @Userxxx1237 pardon?

egeman: new friends to broooo
itsjustbarkın: @egeman 🥺🥺.

sezenberiaa: yakıyosun abicim
itsjustbarkın: Yaa! Teşekkür ederim Beria!

kaansüzgü128: yeni şehire geçince benden kurtulacağını mı düşündün barkın / Bu yorum üretici tarafından silindi.

kaansüzgü128: emin ol barkın sana yapacaklarım daha yeni başlıyo ve bitirdiğimde şaheserimle gurur duyacağım / Bu yorum üretici tarafından silindi.

kaansüzgü128: seni bulucam barkın seni bulucam ve neler yapabileceğimi tahmin bile edemezsin / Bu yorum üretici tarafından silindi.

Bu medyanın yorumları içerik üreticisi tarafından sınırlandırıldı.

kaansüzgü128 kişisini engellediniz.

MERHABALAR CANLARIMMMMMM!! NASILSINIZ! YAZARINIZ YANİ BEN İYİ SAYILIRIM!!

Normalde biliyorsunuz iki üç günde bir bölüm atıyorum ama yarın bir bölüm daha gelecek gibi duruyor! Gidişat nasıl sizce??

İnstagram ve textingi arttırmalı mıyım sizce yoksa düz yazı da güzel mi size göree?

Bölümlerim çok uzun değil biliyorum ama uzun yazınca kopuk kopuk oluyor mecbur böyle!

Size not bırakmayı çok seviyorum bu arada umarım siz de okumayı seviyorsunuzdurrrr!!

Neyse neyse yazarınız kaçorotti! YARIN GÖRÜŞÜRÜZZ!!!

bbnttsss.

new student / bxbHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin