10. bölüm

2.6K 60 8
                                    

Merhabalar. Nasılsınız, umarım iyisinizdir.

Oy ve yorum yapmayı unutmayın, lütfen.

İYİ OKUMALAR

Yerinde biraz daha oyalandı, kalkmak istemiyordu Karan. En yakın arkadaşı Feritle mesajlaşıyordu şu an ve arkadaşını özlediğini farketti çocuk. Aslında çok yakın arkadaşlardı, bu yüzden tüm sırlarını birbirilerine söylerlerdi. Ama daha 2 saat önce olan olayı da, abisine olan hisleri de ona söylememişti. Zaten söyleye bileceğini de sanmıyordu. Belki ileride her şey rayına oturduğu zaman söylerdi, daha bilmiyordu.

Telefonu kapatıp ayağa kalktı, çok az uyumuştu heyecandan ve arkadaşıyla yazışmıştı. Kapıya doğru gitti ve dışarı çıktı. İçeriden ses gelmiyordu. Biraz daha ileri gittiğinde salondan bir takım sesler işitti, evet anne babasının ve üvey dede, ninesinin seslerini duyuyordu, yavaş yavaç salona dahil oldu. Bir anda tüm bakışlar ona döndü, garip bir endişe kaptı ve az kalsın ezilip büzülerek gözleriyle abisini aramaya başladı.

Bir anda göz göze geldiler. Bu bakışlar öyleydi ki. Tanrım. Hafif tebessüm ile gözlerinde aşkını belli eden bakışlarla bakıyordu. Çok garip histi. Aylarca gizli gizli baktığı abisi daha az önce onu öpmüş, ona olan hislerini itiraf etmişti. Bir az daha bu gözlere baksa ağlayacakmış gibi olduğu için bakışlarını içini ısıtan gözlerden çekti ve yavaş adımlarla ona yaklaşmaya başladı. Yaklaşıp yanında oturdu midesine uçuşan kelebekleri gözden gelmemeye çalışarak.

Aydın ise hisleri gözlerinden bile belli olan çocuğa bakıyordu kapıya yaklaşıp durduğundan beri. Karan odayı gözleriyle tarayıp onu bulduğundan beridir kitlenmişti bakışları ona. Bakışlarını çekmeden hipnoz olmuşçasına ona yaklaşıp yanına oturmuştu.

Salondakiler sohbete dalmıştı ki Aydın Karana yaklaşıp kulağına eğildi.

"İyi uyudun mu?" diyerek dudağını hafif, tüy gibi çocuğun yanağına sürüp geri çekilerek tebessümle çocuğun gözlerinin içine baktı.

Bu bakışların etkisiyle dili, damağı kurudu Karanın. O kadar savunmasız hissediyordu ki. Mesele ise şu idi ki, bu hise maruz kalmak aşırı hoşuna gidiyordu, onu yükseltiyordu. Dudaklarını ıslatarak söze başladı.

"Evet.. Evet iyi uyudum. Teşekkür ederim."

Bu anda Sezen hanım ve ninenin sesi duyuldu.

"Hadi sofraya geçelim, hadi"

Her kes sofraya geçmiş, sakince yemeğini yiyordu. Tam bu an Aydının babaannesi Karana seslendi.

"Karancım, okul nasıl gidiyor evladım?"

Adını duyunca ilk başta irkildi çocuk, bir kaç saniye durdu. Boğazını temizleyerek.

"İyi..İyi gidiyor efendim, teşekkür ederim" diyerek cevapladı.

Çocuğun heyecanını duyan Aydın onun sağ bacağına elini koyarak sakinleştirmeğe çalıştı. Bunun ona iyi etki ertiğini biliyordu. Yavaşça okşadı sakimnleşmesi adına.

"Üniverseteye hazırlanıyorsun, değil mi?" diye yeni bir soru yöneltti.

"Evet, efendim, istiyorum" diye yanıtladı Karan. Bu arada Aydın onu rahatlatmak için durmuyordu, bebeğinin kendisini kastığını biliyordu ama, ne yapabilirdi ki.

"İyi, iyi, çalış o zaman evladım, Aydın da üniversiteyi dondurmuş zaten" dedi hafif sitemle, "belki aynı üniversite, ya da aynı şehir olur da birlikte yaşar okursunuz"

Duyduğu cümle Karanı iyice heyecanlandırdı. Bunun hakkında hiç düşünmemişti, belki de gerçekten birlikte yaşarlardı üniversiteye gittiği zaman. Heyecan dolu bakışlarını Aydına çevirdi ve hevesle ona baktı.

ÜVEY |Gay|Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin