"sorun değil bizde kal." diyerek elinden tuttuğu sunwoo'yu bu saatte bırakmamaya niyetliydi. geceye kadar ders çalışmışlar, sunwoo'ya zorla bir şeyler öğretmişti sumi. sunwoo ilk defa ders çalışmaktan zevk almıştı ama ayrılmak için çantasını almıştı.
"yağmur yağıyor, saat gece 2 olmak üzere. burada kal." dedi kız sessizce, sunwoo ise anında kabul etmiş tekrardan içeri geçmişti.
ikisi de birbirlerine bakmıyor, etrafta büyük bir sessizliğe neden oluyorlardı. sumi ise ona kalmasını söylemesinden dolayı içten içe utançtan yerin dibine giriyordu. "b-balığı yeni mi aldın?
sunwoo'nun, akvaryumuna bakıp yeni olan balığını fark etmesine çok mutlu oldu kız ve hemen yanına gitmişti. uzun dikdörtgen akvaryumunun içindeki yedi tane balığının farklı farklı renkleri odaya güven hissiyatını aşılıyordu sanki. "aşağıdaki çöpün kenarına bir fanus bırakmışlardı, ben de aldım. ayrıca bütün balıklarımı biliyor musun? nasıl fark ettin?"
akvaryumun önünde dikilmiş sunwoo sumi'nin saçlarını hafifçe okşadı, "sana dair her şeye ilgi göstermeye çalışıyorum."
kızın yanakları kıpkırmızı olurken eliyle ağzını kapatmıştı, içi o kadar kıpır kıpırdı ki karşısındaki değerli sevgilisini sonsuza kadar kendine saklamak istiyordu. "evlensek mi? sana ve balıklarına iyi bakarım."
sumi'nin aklını okumuşçasına soruyu sorduğunda ne yapacağını bilememişti, "güzel olurdu." diye bir yanıt almayı beklemeyen sunwoo da şaşırmış ve kendi kendine utanmıştı. sumi duygularını bastırıp sessizce yatağına ilerledi, "uykum geldi."
yanını patpatladı ve sunwoo'yu yanına çağırdı. kolları içine sardığı oğlanın yüzüne bakamıyordu ama ona sarılmaktan zevk alıyordu.
etraf o kadar sessizdi ki ikisi de ne diyeceğini bilmeden sadece birbirlerine sarılıyorlardı, sumi sevgilisinin boynundan gelen kokuyla kafasını kaldırdı, "benim aldığım parfümü sıkmışsın." dediğinde sunwoo kızın yanağına küçük bir öpücük kondurmuştu.
"hep bu kadar utangaç mıydın? birbirimize alıştığımızı düşünüyordum." dediğinde kendi de utanarak söylese de sanki doğal bir şeymiş, havalı gibi davranmaya çalışıyordu.
"utanmıyorum." dedi kız sessizce, "sadeceㅡ" bir şeyler demek istese de devamını getiremedi, "sadece ne?"
"UTANMIYORUM IŞTE. SADECE BU." sunwoo korkuyla yerinde sıçradığında bile kahkahayı basmıştı, "utanmıyor musun?"
"utanmak kelimesini bir kez daha kullanırsan yataktan atarım seni."
"peki peki." diyerek kıza daha da çok sarıldı, "uyuyalım, yarın erken kalkacaksın."
☆
