Ne yaşadığımın farkında bile değilken, aklımda dönüp duran tek bir cümle vardı.
Bir bebeğiniz olacak.
Kendimi bir anda aynı hastanenin kadın doğum bölümünde bulmuş, doktoru beklediğimiz yarım saatin ardından muayenehaneye adımımızı atmıştık. Ne Zayn ne de ben o andan beri tek kelime etmemişken, onun da benim kadar şokta olduğunun farkındaydım. İrice açılmış gözlerle sadece yürümüş, geniş muayenehaneye ulaşmak dışında bir şey yapmamıştı. Şimdi hemşirenin yönlendirmesi ile ikimiz de muayenehanenin içindeki minik ve karanlık odaya girmiş, beni yönlendirdiği sedyeye oturarak sadece beklemiştim. Zayn ise sedyenin hemen arkamda bulunan boşluğunda durmuş, sessizlikle beklemeye devam etmişti.
Genç doktor içeri girip de yüzündeki tatlı gülümsemesi ile bana bakarak karnımı açıp uzanmamı istediğini söylediğinde robotik hareketlerle ona uymaktan başka bir şey yapamamıştım. Üzerimdeki ince kazağı yukarı doğru çekiştirip pantolonumun düğme ve fermuarını titreyen ellerimle açarken, belki de yaşadığım şokun farkında değildim. Fakat uzanmıştım. Karnım açıktaydı. Doktor üzerine kurulduğu minik sandalyesiyle birlikte bana yaklaştığında önündeki monitörün hemen yanından aldığı peçeteyi pantolonumla tenim arasına sıkıştırarak pantolonumu hafifçe aşağı çekerken neşeli bir sesle konuşmuştu. Kadının da yaşadığım şokun farkında olduğunu varsayıyordum.
"Yüzünüzdeki ifadeye bakılırsa bu ilk gebelik gibi duruyor." Korku dolu gözlerim doktora döndüğünde onu cevaplarken sesimin titremesine engel olamamıştım.
"Aslına bakarsanız az önce acilde öğrendik." Doktor halime gülerken, karnımın üzerine sıktığı jelin soğukluğunu hissetmek irkilmeme sebep olmuştu.
"En çok da babanın ifadesinden belli." Kullandığı kelime kalbimi yaktığında bakışlarım hızla yanımda duran Zayn'e kaymıştı. Gözleri hâlâ kocamandı ama aynı kelimeye onun da takıldığını biliyordum. Bu yüzden bedenine yayılan titremeyi görebilmiş, dikkatle doktoru izleyen gözlerindeki şoku yavaşça atmaya başladığını fark edebilmiştim.
"Pekâlâ, bakalım bebeğiniz ne kadar süredir sizinle." Gözlerim geri doktora kaydığında, elindeki aleti karnıma doğru götürüp tenimde aşağıya kaydırdıktan sonra usulca bastırarak monitörü inceledi. Aleti karnıma biraz daha bastırdıktan sonra gülümsediğini duydum.
"İşte burada!" Titreyen gözlerim hemen yanımdaki ekrana doğru kaydığında karartıların arasındaki minik bir noktayı gösterdiğini fark ettim. Kalbim teklerken nefesimi tutmuştum. Şu an bu yaşadıklarım gerçek miydi?
"Boyutuna bakarsak 9 haftalık gibi duruyor." Kadının bakışları bana dönerken kaşlarını havaya kaldırıp devam etmişti.
"Regl düzensizliğiniz mi var? 2 aylık bir gecikmeyi fark etmiş olmanız gerekirdi." Titrek bir nefes alırken ekrandaki bakışlarım doktora indiğinde konuşmak benim için çok zordu.
"İş yerimde yoğun bir dönemden geçiyordum." Doktor haklıydı, fark etmem gerekirdi.
"Bu tarz durumlarla çok sık karşılaşıyoruz." Doktor beni onaylayarak önüne döndüğünde işaret parmağıyla gösterdiği yere bakmıştım. O sırada Zayn'in önündeki elimi tuttuğunu fark etmiştim. Teni buz gibiydi.
"Şu an 2-2,5 santimlik bir yer fıstığı boyutunda. Önümüzdeki haftalarda gelişimi hızlanıp daha da belirginleşecektir. Cinsiyetini öğrenebilmemiz için yaklaşık bir buçuk, iki ay kadar beklemeniz gerekiyor. Ama şimdilik her şey yolunda gibi duruyor. Bebeğiniz olması gerektiği gibi gayet sağlıklı." Beynimde doğan uğultu kulaklarımı zorlarken, doktor önündeki tuşlardan birkaçına bastıktan sonra aleti karnımdan çekerken konuşmaya devam etmişti.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
All Too Well / z.m
Fanfiction"Üzgün olma, çünkü artık hayallerimde sadece sen varsın."
