18. Ten İtirafı

29.8K 764 693
                                        

[HAYKIRAN YÜREK]

"Gönlüm, rızamdan önce gitti."

950 vote 970 yorum
Lütfen sınırlar dolsun...

Merdan, sessizliğin de bir dili olduğunu çoktan öğrenmişti. İnsan bazen kelimelere dökmediği şeyleri, sadece bir bakışla, bir suskunlukla anlatıyordu. Yıllar boyunca Şilan'ın yanında, onun bilmediği bir sabırla var olmuştu. İçinde taşıdığı sevdayı, kimsenin göremeyeceği bir yere, derinlere saklamıştı.

Hayat, onu sevdiği kadının gölgesinde yaşamakla sınamıştı. Şilan başka acıların, başka eksiklerin peşinden sürüklenirken,
Merdan onun en büyük eksiğini, kendi sessiz varlığıyla tamamlamıştı.

Bazı sevgiler vardı; İtiraf istemezdi.
Zafer beklemezdi. Sadece adanırdı.

Merdan, yıllarını bir adanmışlıkla örmüştü.
Onun gözünde aşk; sözle, vaatle ya da dokunuşla değil, sabırla, bekleyişle ve sessiz sadakatle yazılıyordu.

Şimdi, loş bir ışığın altında, aynı odada, birbirlerinden bir karış uzakta oturuyorlardı.
Aralarındaki mesafe, bir ömürlük suskunluğun aynasıydı. Ve yine de Merdan, onun yanında olmanın, ona dokunmadan da sevebilmenin, ona bakıp da kendini unutturmanın şükrüyle doluydu.

Çünkü biliyordu;
Gerçek aşk, kavuşmayı değil, kalabilmeyi isterdi. O, Şilan'ın yanında kalarak çoktan kavuşmuştu aslında.

Salonu loş bir ışık kaplıyordu. Televizyonun ekranı, odadaki tek aydınlık kaynağıydı. Hava, sessiz ama yoğun bir anlam taşıyordu, sanki her şey, söylenmemiş sözlerin etrafında dolanıyordu.

Merdan, kanepeye biraz mesafeli bir şekilde oturan Şilan'a göz ucuyla baktı. Aralarındaki mesafe fizikseldi belki, ama gerçek uzaklık, söyleyemedikleri şeylerin arasında saklıydı. Şilan dizlerini kendine çekmiş, omuzlarına hafifçe bir battaniye almıştı. Elindeki kahve kupasını iki eliyle kavrarken, yüzünde huzurla karışık bir yorgunluk vardı. Televizyonda sessizce akan film ise, ikisinin de ilk başta fark etmediği bir şekilde romantik sahnelerle dolmaya başlamıştı.

Televiyondaki çift öpüşmeye başlarken, Şilan hafifçe yerinde kıpırdandı. Gözlerini kaçırır gibi yaparken Merdan kısaca ona bakıp önüne döndü.

Merdan, sırtında bir sıcaklık hissetti. Önce kanepeye rahatsız bir şekilde yaslandı, sonra kahvesinden bir yudum aldı. Boğazı kurumuştu. İçinde, uzun yıllardır taşıdığı bir sır gibi, Şilan'a duyduğu sevgi ağır ağır yüzeye çıkıyordu. Yıllarca sessizce sevmişti onu; çocuk yaşlarından, yaralı zamanlarına, şimdi ise yeniden ayağa kalktığı bu günlere kadar.

Varlığını hissettiği kadını arzulamak en doğal hakkıydı haliyle.

Şilan, Merdan'ın huzursuzluğunu fark ettiğinde başını hafifçe ona çevirdi. Gözlerinde sessiz bir merak vardı.
Saflığına veriyordu bazen bu davranışlarını.
Neyseki televizyondaki çift normal hallerine dönmüş film devam ediyordu.

"Çok mu sıcak oldu burası?" diye sordu yumuşak bir sesle. "İstersen camı açabilirim." Kıvranan adama bakarken.

Merdan hemen toparlanmaya çalıştı, boğazını temizledi. "Filmin etkisi mı, yoksa senin mi ?" dedi hızlıca. Ardından, mahcup bir şekilde ekledi, "Film sıcakmış da ondan herhalde." Hafif bir ima yaptığı doğruydu lakin kadının anladığı muammaydı.

𝐻𝐴𝑌𝐾𝐼𝑅𝐴𝑁  𝑌Ü𝑅𝐸𝐾Bağımlısı olacağınız hikayeler. Şimdi keşfedin