[HAYKIRAN YÜREK]
Merdan Asaf Merdazi
31 Mayıs 1995
Şilan Ferzani
19 Mayıs 2000
____
"Gönlümde Yas, Gözümde Aşk"
Sızlayan vücuduma, yorgun ruhuma inat göz kapaklarımı açmaya çalışıyordum. Kulağımın dibinden gelen makinenin sesi ve bir kadının, "Hastamız daha iyi, birkaç saate uyanır," sözü kulaklarımda yer etti.
"Teşekkür ederiz, çıkabilirsiniz Bahar Hanım. Sağ olun," diyen o tanıdık kalın sesin sahibini zihnim hemen tanımıştı. Bahar diye hitap ettiği doktorun geçmiş olsun dileyip odadan çıktığını, kapının açılıp kapanma sesinden anlamıştım.
Doktor çıktıktan sonra bir sandalye çekildi. Elimi tutan buz gibi bir el, mayıs ayında olmamıza rağmen havanın çok da soğuk olmaması sebebiyle beni şaşırtmıştı. Elimi avuçlarının arasına aldı ve avucumun içine dudaklarını bastırdı. Şefkatle öpmüştü, insanın içini ısıtan türden.
Kasıklarıma giren bir sızıyla yüzümü buruşturdum. Aynı anda yavaşça gözlerimi açıp karşımda duran adama baktım. Tekrar giren sancıyla dudaklarımdan "Ah..." diye bir nida döküldü. Acımı fark eden Merdan Asaf telaşla,
"Canım, iyi misin? Doktoru çağırayım ben," dedi ve elimi bırakmak isterken ben onun elini sıkıca tuttum. Ne kadar sıkı tuttuğum belirsizdi ama bırakmasını istemiyordum.
Başımı iki yana salladım. Konuşmak istemiyordum. Gözlerimden anlasın lütfen diye umut ediyordum. Doktorun gelmesini istemiyordum.
Dudaklarını birbirine bastırıp, "Tamam, doktoru çağırmayacağım ama iyisin, değil mi?" dedi. Elimi hâlâ sıkı sıkıya tutuyordu.
Başımı evet anlamında salladım. İyi değildim ama iyiyim demiştim, her zaman yaptığım gibi. Elimi çekmek istesem de bırakmayan taraf o olduğu için çekemiyordum. Koltuğa oturdu, ellerimi kendi elleri arasında sıkıştırdı.
"Şükürler olsun Rabbime, binlerce kez şükürler olsun," dedi. Nedenini az çok tahmin etsem de sorgulamadım ya da sorgulamak istemedim, bilmiyorum.
Gözlerimi birkaç saniyeliğine kapatıp nerede, ne durumda olduğumu sorgulamaya başladım. Neden buradaydım? Vücudumdaki ağrıların sebebi neydi peki?
Hayatımın acı gerçekleri bir şimşek gibi beynimde çakıvermişti.
Botan Ferzani beni sevdasına kurban etmişti.
Sidar Ferzani, kız-erkek ayrımı yaparak erkek torunlarını ve oğlunu koruyup beni ateşe atmıştı.
Yiğit Ferzani ise beni sorgusuz sualsiz, yargısız infaz etmişti.
Oysa tek umudum oydu. Neden bunu yapmıştı? Kendi gözlerimle görmesem inanmazdım. Beni sevip kollayan, dedeme karşı koruyan adam, ölmem için bana kurşun sıkmıştı.
Beynimi saran düşüncelerle boğuşurken gözlerimden süzülen yaşlara engel olamamıştım. Çaresizliğimi beynime vura vura anlamıştım.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐻𝐴𝑌𝐾𝐼𝑅𝐴𝑁 𝑌Ü𝑅𝐸𝐾
Ficción General🕯️ Bazı insanlar yaralarını sarmayı değil, onlarla yaşamayı öğrenir. Şilan da öyleydi. Hayat, ona daha çocukken ağır geldi. Ama bir gün, hiç beklemediği bir anda yüreğine dokunan biri çıktı karşısına, Merdan Asaf. Aşk, tutku, sevda... Hepsi o anda...
