🕯️
Bazı insanlar yaralarını sarmayı değil, onlarla yaşamayı öğrenir. Şilan da öyleydi. Hayat, ona daha çocukken ağır geldi. Ama bir gün, hiç beklemediği bir anda yüreğine dokunan biri çıktı karşısına, Merdan Asaf. Aşk, tutku, sevda... Hepsi o anda...
Gülüm dediğine topraktı. Yeşertecek, sulayacak, bir güzel bakacaktı.
Bölüm yetişkin unsurlar içerir!!
100 yorum 100 yıldız
Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.
Derin bir sessizlik. Sanki dünya bir anlığına sustu. Sessizlikte, derin bir boşluk. Yerin ayaklarının altından kaydığını hissetti Merdan Asaf. Bedenini değil, ruhunu çekiyordu o boşluk aşağıya.
Elindeki telefon kayıp yere düştü. Başını iki yana salladı. Boğazında düğümlenen o cümleyi içinden tekrar etti. "Annem ölmemiştir."
İnandıramıyordu kendini. Göz pınarları doldu, ama ağlamadı. Yüzünü buruşturmadı. Bağırmadı. Sadece içinde tarifsiz bir sızı kabarıyordu, kavruluyordu. O sızı göğsünü ezip geçiyordu.
"Daye..."Sesi bir fısıltıydı, neredeyse duyulmayacak kadar kısık. Kolları uyuştu, dizleri çözülmeye başladı.Ayakta kalmaya çalıştı, ama bedenine hükmedemiyordu artık.
Tam o sırada Şilan gözleri büyümüş halde yerinden fırladı. Merdan'a yaklaşıp kollarından tuttu.
"Ne dedi Merdan? Ne oldu?" Ellerini sıvazladı, sesi titriyordu.
Cevap gelmedi. Merdan bakıyordu. Ama görmüyordu. Bir adamın güçlü kalmaya çalıştığı o an vardı ya. İşte tam o andı. İçi cayır cayır yanarken dışı taş gibiydi.
Merdan Asaf, tepkisizdi. Ama içi, kelimelere sığmayacak kadar darmadağındı. Kaç yaşına gelirsen gel. Anneyi kaybetmek insanı öksüz bırakıyordu. Babasız yıllarda kardeşlerine sahip çıkmıştı,kendi yükünü taşırken onlarınkinide sırtlamıştı. Baba sırttır anne ise herşeydir derler. Sırtını dayadığını kaybetmişti lakin ona hiç olmuş kadının ölümü onu içten en içten yakıyordu.
Bir damla yaş süzüldü yanağından. Şilan panikle yüzüne baktı. "Merdan! İyi misin? Kim aradı? Ne oldu?" Belkide döktüğü ilk ve son göz yaşı olacaktı anne dediği için.
Merdan'ın dudakları kımıldadı. Ama kelimeler, dilinden çıkmak istemiyordu. Gözleri boşluğa takılmıştı. Şilan artık titriyordu."Merdan, korkutuyorsun beni!"
Bir şey kırıldı. Merdan'ın içindeki o duvar çatladı. "A-annem... vefat etmiş."
Gözlerini yere indirdi. "Şilan, ölmüş."Sesi çatladı. Ama hâlâ dimdik duruyordu.
Sadece gözleri bir çocuğun gözleri gibiydi. Kocaman bir adamın içindeki çocuk, annesinin sevgisine aç kalmıştı. Ve o sevgiye ulaşamadan, o kadın gitmişti. "Merdan." Şilan onun boynuna sarıldı. Gözleri dolmuştu.