[HAYKIRAN YÜREK]
"Sonsuzluğa Dokunan Eller"
Bölümde yetişkin içerikler vardır okumak istemeyen geçebilir.
...
Adamın irislerindeki korkuyla sorduğu soru kadına anlık bir kal getirdi. "Pişmanmısın kêvokê?" Şilan bir an sessiz kaldı. Başını Merdan'ın boynuna daha sıkı yasladı. Onun kalp atışlarını duymak, o sıcaklıkta sığınacak bir liman bulmuş gibi hissettiriyordu. Gözlerini kapatıp derin bir nefes aldı. İçindeki fırtına biraz olsun dinmiş gibiydi.
"Hayır..." dedi kısık bir sesle. "Pişman değilim."
Merdan'ın kasları hafifçe gevşedi. Şilan'ın sesi hem huzur verici hem de kırılgan bir tonda gelmişti. Adam, onun bu cümleyi kurarken ne kadar cesaret topladığını sezdi.
"Hiç pişman değilim."diye tekrarladı Şilan, bu kez daha kararlı.
"Ben... sadece... her şey çok ani oldu. Çok yoğun. İçim dolmuştu. Her şeyin bu kadar hızlı olmasına hazır değildim belki de... ama senden, senin bana dokunmandan pişman değilim."
Merdan'ın boğazındaki düğüm çözülmeye başladı. Bir elini nazikçe Şilan'ın saçlarına götürdü, parmaklarını aralayıp yumuşakça başını okşadı.
"Ben de korktum." dedi. "Kendimi kaybettim diye düşündüm. Sonra sen ağlayınca... kalbim parçalandı. Sana istemeden zarar verdim sandım."
Şilan başını kaldırdı, göz göze geldiler. Gözleri hâlâ ıslaktı ama artık o gözlerde bir öfke, bir kırgınlık yoktu. Sadece yorgunluk vardı.
"Sen bana zarar vermedin. Sen sadece... bana dokundun. Ve ben de sana izin verdim. Belki içimde yıllardır biriktirdiğim duygular vardı, bastırdığım arzular. O an geldiğinde, kontrolü kaybettik ama... bu bir hata değildi. Zehranın yaptığı çok zoruma gitti, yoksa senle bir ilgisi yoktu ağlamamın."Yüzünü adamın boynundan çekip gözlerine bakarak konuşmuştu.
Birbirlerinin dudaklarına baktılar. Merdan dudaklarına küçük bir öpücük kondurdu, sonra alnına. Karısının sözleri içini ısıtmıştı.
"O zaman,"dedi sessizce, "biraz böyle kalalım. Konuşmadan, düşünmeden. Sadece seninle olmak istiyorum."
Şilan başını yeniden adamın göğsüne koydu, gözlerini kapattı. Merdan'ın kolları daha sıkı sarıldı ona. İkisi de susmuştu artık. Ama bu sessizlikte her şey vardı. Anlayış, bağışlama, ve birbirine yaklaşan iki kalp.
Merdan, Şilan'ın başını göğsüne yaslamış, kolunu daha sıkı dolamıştı. Aralarındaki sıcaklık her an biraz daha yükseliyor, solukları birbirine karışıyordu. Sessizlik içinde nefeslerin ritmi bile aynı anda değişmeye başladı.
Tozun etkisi geçmemiş, vücutları cayır cayır yanarken kendilerini dizginlemek ikisi içinde zor geliyordu.
Şilan'ın dudakları istemsizce Merdan'ın boynuna dokundu. Hafif bir buseydi bu, ne kadar farkında olduğu bile belirsizdi. Ama o küçük dokunuşta teslimiyet vardı. Merdan, nefesini tutar gibi oldu, gözlerini kapattı. Başını azıcık eğip alnını onun saçlarına yasladı.
ŞİMDİ OKUDUĞUN
𝐻𝐴𝑌𝐾𝐼𝑅𝐴𝑁 𝑌Ü𝑅𝐸𝐾
Ficción General🕯️ Bazı insanlar yaralarını sarmayı değil, onlarla yaşamayı öğrenir. Şilan da öyleydi. Hayat, ona daha çocukken ağır geldi. Ama bir gün, hiç beklemediği bir anda yüreğine dokunan biri çıktı karşısına, Merdan Asaf. Aşk, tutku, sevda... Hepsi o anda...
