~10~

915 26 0
                                    

Sabah 7.00 gibi kalktım. Noluyor bana bilmiyorum ki normalde hiç bu kadar erken kalkmam. Neyse hemen üzerime rahat bı takım giydim.

Bu takımı çok beğenmiştim alırken ama hiç giymedim

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bu takımı çok beğenmiştim alırken ama hiç giymedim. Güzel olur heralde.

Makyaj yapmayı çok sevmem ama bu rimel ve dudak parlatıcısı sürdüm yine de. Bir parfüm sıktığımda artık hazırdım.

Aşağıya indim. Tabi sabah sabah kimse uyanmamıştı. Ben de bahçeye çıktım salıncağa oturdum. Tam o anda telefonum çalmaya başladı. Arayan patronumdu. Hemen açtım.

Günaydın Arya Hanım bu saatte rahatsız ettiğim için kusura bakmayın.

Günaydın Murat Bey önemli değil.

Seni yarınki müşterilerimiz için aramıştım. Yarın 10.00 da bir Fransız grupla toplantı yapacağız. Daha sonra 15.00 gibi de bir İtalyan grupla toplantımız var. Yarın sabahtan seni şirkete bekliyorum.

Tabi ki Murat Bey yarın sabahtan oradayım. İyi günler.

İyi günler.

Telefonu kapattım.

Sonra uyandırmak için Arda'nın odasına gittim ve üzerine atladım. Çocuk baya korktu ama sonra bana sarıldı. Biraz da onun yanında yattım. Sonunda onu kaldırmayı başardım . Hemen ona da bir kombin hazırladım biraz takım giyelim diye bu lila tişörtü giydirdim. Altına da siyah şort giydi.

 Altına da siyah şort giydi

Oops! Bu görüntü içerik kurallarımıza uymuyor. Yayımlamaya devam etmek için görüntüyü kaldırmayı ya da başka bir görüntü yüklemeyi deneyin.

Bence çok tatlı olmuştu. Ben lila tişörtü ona çok yakıştırmıştım. Sonra da Egemen'i uyandırdık. Egemen' e kıyamadım ona sakince sarıldım, öyle uyandırdım. Arkadaki Arda'nın kıskanç bakışları gelmeye başlamıştı. Ya zaten o da senin kardeşin niye kıskanıyorsun ki. Bosverdim. Egemen'i de kaldırdığımıza göre sıradaki prensimdi. Egemen giyinirken ben de Arda'ya Yağız abinin odasını sordum. O ikisinin ortasındaki odaymış. Yaş sırasına göre mi yapmışlar anlamadım. Yağız abinin odasına girdim yüzüne yaklaşıp " prensim sabah oldu, prenses seni özledi." Diye fısıldadım. Uykusu çok hafifmiş. Hemencecik uyandı. Beni bı anda yanına çekti ve gıdıklamaya başladı. Ben de kahkahalar içinde onu durdurmaya çalıştım. Ama nafile. Bir anda odanın kapısı açıldı ve içeriye tüm aile girdi. Herkes çok şaşkın bakıyordu. "Hepsi bunun suçu"diyerek onun yüzünü gösterdim. "Asıl senin suçun küçük hanım" dedi bana. KÜÇÜK. "Oradan bakınca küçük bir hanıma mi benziyorum sence. Benim boyum 170 bikere." Diyince Arda "168" diye düzeltti. O anda Yağız abim de ayağa kalktı ve onun yanında küçücük kaldığımı gördüm. " Sence de küçük değil misin? küçük hanım." Yoo diyince herkes güldü. Hep birlikte kahvaltıya geçtik. Ben de kahvaltıda" voleybol topumuz var mı?" Diye sordum. Yağız abim evet diyince "o zaman sakın unutma bugün maç yapıyoruz. Ve o kız olmadan bakalım beni yenebilecek misin? Hatırlamışken o kız sana yazdı dimi? ne yazdı? Onu engellesem ?"

"Hayır Küçük hanım ceren benim arkadaşım onu engelleyemezsin ve dün konuştuk. "

" Hayır bu gerçek olamaz. Bu kız da ne hızlı çıktı ya. Hemen telefonunu rica ediyorum." Diyerek elimi ona uzattım. O da şifresini girip bana verdi. Hemen cerenle konuşmalarına girdim. Kız nasıl da hemen yazmıştı. Aslında bana da onlardan biri yazmıştı ama ben cevap vermedim. Bunlar takımca çok hızlılar galiba. Cerene döndüm. İşte maç çok iyiymiş, voleybolu nerden öğrenmişmiş, bir daha oynayalımmış, böyle samimi samimi konuşunca ben de sinir oldum. Abime " birdaha oynamayacağımız gerçeğini ona söylesem pekii"

" Yoo ben oynayacağım sen istemiyorsan gelmezsiz küçük hanım"

" Aa bir de tek mi göndereyim seni onun yanına. Gelirim tabi. Onunla buluşacağında bana haber ver"

"Emredersiniz küçük hanım"

"Ederim" derken telefonu ona tekrar uzattım. Etrafa bı baktım herkes kahvaltıyı bırakmış bizim konuşmalarımızı dinliyordu. Ben de utanıp " kusura bakmayın ben konuşmaya dalmışım da" dedim bişey olmaz nidaları arasında yemeğe devam ettik. Yemekten sonra Arda odanda gitar görmüştüm. Onu da getirsene belki çalarsın. Diyince ben de olur dedim ve gitarımı getirdim. Herkes hazırlanınca evdeki ablaların yaptığı yiyecekleri de alıp piknik için yola çıktık.
___________________________________________

Beğendiyseniz ⭐'a basmayı unutmayın.

Gerçek Ailem ✨Hikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin