neden bu kadar güzelsin

252 23 9
                                    

Gözlerimi araladığımda kendimi bir hastane odasında buldum. Koluma takılı olan serumu farkedince aklım geçmişe kaydı. O kızın beni itişi ve benim eski fobimle yüz göz olmam. Kendimi iğrenç hissediyorum. O dalgalar ve o suyun hissiyatı beni ürpertiyordu.

Gözlerimi kapayıp kendimi dizginleştirmeye çalışıyordum. Kapının açılış sesi ile ufacık tırsıp kendime geldim. Gözüm kapıdan giricek kişiyi arıyordu. Doktor mu gelmişti?

Kapının ardından gelen kişi Niki'ydi. Bu şaşırtıcıydı. Ne yapmam gerek, uyuma numarasımı yapıyım. Çok kilişe. Sanırım Eunchae olucam. Ölme numarası. Şaka şaka.

Niki yanıma gelip koltuğu yanıma çekti. Eli ile ensesini ovalamaya başladı. Onu ilk kez böyle gördüm.

"Bir sorun mu var?"
"Aslında evet. Ben.."

Durup derin bir iç çekti. Sonra kafasını kaldırıp ellerini birbirine sürtmeye başladı.

"Bak Eun, belki de ilk söylediğinde oturmam gerekti. Sunwoo ile kavga ettiğim için özür dilerim. Eğer ki beni o gün yerden kaldırmasaydın, Sunwoo senin peşine takılmazdı ve şuan burada bu halde olmazdın."
"Niki.. Hatta gerçek adın herneyse.."
"Adım Riki. Niki takma adım"
"Tamam Riki. Sunwoo ile kavga ettin ve ben o gün kendi iradem ile seni kurtardım. Pişman değilim sonucu her ne olursa. Bugün o meselede senin hiçbir suçun yoktu."
"Seni iten kızın adı Chaelin. Sunwoo'nun sevgilisi. Benimlede Chaelin yüzünden kavga etti."
"Nasıl yani?"
"Önce yemeğini ye lütfen"
"Riki önce anlat"
"Olmaz"
"Uffff"
"Uf yok yemek var"

Hemşireyi çağırdı. Kadın bize tip tip bakıp kendince gülümsedi. Odadan çıktığında Riki'de çıktı. Nereye gittiğini bile soramadan ayrıldığında biraz garipsedim.

Geriye yaslanıp tavana bakıyordum. Kendimcene mırıldandığım "imase-night dancer" huzurumu yerine getiriyordu. Bu huzur bir süreden sonra bende kuru bir boğaz bıraktı. Yanımdaki suya uzandığımda kapı yeniden açıldı. Elindeki tepsi ile dönen hemşire kadına gülümsedim.

Yanıma gelip kucağıma ufak bir masa koydu. Üzerine tepsiyi bırakıp bana döndü.

"Öncelikle afiyet olsun."
"Çok teşekkürler"
"Ne demek. Bu arada bir sorum olucaktı"
"Tabi otursanıza"

Koltuğu çekiştirip uygun bir konumda oturdu. Bana dönüp tekrar konuştu. Ama yüzünde bir gülümseme vardı.

"Az önceki çocuk... erkek arkadaşınız mı??"
"Ahh hayır hayır. Sadece arkadaşım"
"Sizinle fazla ilgilide. Geldiğinizden beri kapının önünden hiç ayrılmadı."
"Ahh öyle mi?"
"Evet. Az önce geldiğimde size bakışları cidden çok içtendi"
"Hiç dikkat etmedim. "
"Çok rahatsız ettim ama bir sorum daha vardı"
"Tabi sizi dinliyorum"
"Sizin üzerinizi ben değiştirdim ve vücudunuzda bir kaç yara izi gördüm."
"Evet onlar okulda aldığım darbeler. Sporla ilgiliyimde. Korkulucak birşey yok"
"Bu iyi. Ben daha fazla sizi rahatsız etmeden gidiyim. Sizde yemeğinizi tamamen bitirin lütfen. Tekrardan afiyet olsun."
"Çok teşekkürler"

Hemşire çıktığında elime kaşığı aldım. Önümdeki sebze çorbasından bir kaşık aldım. Tuzu azdı ama güzeldi. Yemeği yerken aklıma birden hemşirenin dedikleri takıldı. Acaba nasıl bakıyordu. Ve neden henüz gelmedi?"

Sorularımla yemeğimi yiyordum. Arada bir saçlarım önümü kesiyordu. Sol kolumdaki serumu fazla sıkmadan saçlarımı toparladım. Ama serumun içindeki ilaç akışı yavaştı. Kolumu indirdim. Artık saçlı bir çorba içiceğim herhalde.

"Sana yardım etmemi ister misin?"
"S-sen ne ara-"
"Hemşireden hemen sonra geldim ve sende dalmıştın. Beni farketmeyince seni izleme kararı aldım."
"Keşke söyleseydin"
"Bence en güzel şeyi yaptım. Şimdi ise sana yardıma geliyorum"

Ona hafiften gülümsedim. Öne gelip çorbamı yudumlamaya devam ettim. Riki'nin kemikli elleri saçlarımı toplamıştı. Hepsini sol eliyle tutup sağa çekiştirdi. Yandan yandan bakarken nasılda odaklı olduğuna baktım.

Yanaklarım kızarmadan çorbamı yudumlamaya devam ettim. Bittiğinde geriye çekildim. Arkama yaslanmak için hareket ettiğimde yastık yerine Riki'nin ellerine yaslandım. Bu anlık bir hareket ile ona bakmamı sağladı.

Gözlerimiz birbirini bulduğunda sadece kilitlendim. Siyah göz hareleri daha net olurken dehşet derecede vücut ısım artmıştı. Elleri enseme değdiğinde ufaktan bir sırıttı.

"Çok sıcaksın"
"H-ha"

Gülmeye başladığında yerin dibine girmiş gibi hissediyordum. Gözlerim fal taşı gibi açılmış, bir süratle önüme dönmüştüm.

"Ne bu halin "

Gülerek söylediği kelimenin ardından ona bakmaya çalıştım. Zar zor birleştirmeye çalıştığım cümlemi dışa vurdum.

"Ne varmış halimde?"
"Hiçç"
"Söyle"
"Hiç dedim Eunchae"
"Çok gıcıksın Riki"
"Sen de çok güzelsin Eun"

Ne yapmaya çalışıyor bu. Kalbim çok hızlı atıyordu. Etraftaki sessizliği kalp atışlarım dolduruyordu resmen. Ona tekrar dönüp konuyu değistirmek için  rastgele bir şey aradım.

"Adının Riki olduğunu neden söylemedin"
"Konuyu neden değistirdin"
"Merak ettim"
"Ama bence az önce ki konu daha iyiydi"
"Bence adın daha önemli"
"Peki. Gerçek adım Riki. Niki'yi her ortamda kullanıyorum. Riki özel insanlar için. "
"Anladım"
"Soru sorma sırası bende"
"Ne soracağına bağlı"
"Yok öyle"
"Banane"
"Mızıkçılık yapma tek bir şey sorucağım"
"Iyi hadi sor"
"Düştüğün yer o kadar  derin değilken  nasıl olduda boğulma tehlikesi ile başa baş kaldın"

Durdum. Sadece durdum. Derinlere daldım. Bunu kimseye anlatmamıştım. Riki bunu birden söylediğinde kendimden geçtim. Bembeyaz bir odada sadece dalgaların olduğu bir tablo ile başbaşaydım. Bu beni korkutuyor.

"Eun...Eun!!!"
"Ha"
"Daldın yine. Anlatmıyacak mısın?"
"Riki ben küçükken...Ailecek tatile gittik. Orada babam denize girmişti. Topumu almak için. Ama... Ama sonra bir geminin pervanesine takılıp.."

Iç çektim. Nefes alışım zorlanırken boğazım düğümlendi. Gözlerim sulanıyordu. Kafamı eğdim. Yavaştan burnumu çekerken ilk göz yaşım yere inmişti.

"Tamam sakin ol Eun"

Kendimi sıcak kollar arasında buldum. Bana sarılıyordu. Kendimi güvende hissediyordum. Bugün belkide bir buçuk haftadır konuşuyorduk. Onunla sadece birkez görüşüceğimi düşünsemde, şuan beni sakinleştirmek için sarılıyordu.

Bu çok iyi hissettiriyordu. Içimde oluşan kocaman bir sıcak çikolata etkisi yarattı. Kışın ortasında içilen sıcak çikolata gibi içimi ısıttı. Kendimi ona salmıştım.

Birden geriye çekildi. Ona dolu gözlerimle baktığımda kafamı elleri arasına aldı. Baş parmağı ile akan gözyaşlarımı sildi.

"Her ne olursa olsun seni koruyacağıma söz veriyorum"
"Cidden mi"
"Cidden"

Tekrar sarıldığında kolumdaki serumu takmadan ona sımsıkı sarıldım. Belki de böyle durmak şuan için en iyisiydi. Tek bildiğim şey ise ona sığınmaktan başka bir seçenekte yoktu.

"Bölüyorum sanırım"

SAVİOR LOVEHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin