"Derin nefes alman gerek noona, Song Jun'un doğumundan biliyorum."
"Hayır, ıkınması gerek!"
Sehun ve Tehun ikilisi birbirinden zıt şeyler söyler ve didişirken Yun doğum sancısı, Baekhyun ise kolundaki acı yüzünden zor anlar yaşıyordu.
"Doğurduğuna emin misin Yunnie?"
Chanyeol son bir umutla sordu.Kendisini cidden hazır hissetmiyordu.Midesindeki bulantıyı bile dizginleyemezken nasıl on gün önceden baba olacaktı?!
"Doğuruyor işte, görmüyor musun?!" Baekhyun kolunu tutarken hala kendini toparlayamayan salak Chanyeol'e bağırdı.
"Doğum için suyunun gelmesi gerekmez mi?"
"Araba havuz gibi oldu seni salak!"
Yun hışımla Chanyeol'ün kafasına vurdu ve oğlan kafası yere düştüğünde gördüğü manzarayla bir kez daha bulunduğu yere kustu.Dikiz aynasından arkadaki kargaşayı izleyen Suho ise yanında kucak kucağa oturan Sehun ve Tehun'un duymayacağı şekilde mırıldandı.
"Gitti güzelim araba..."
☆☆☆
"Eşiniz sizi yanında istiyor Chanyeol-shi."
Kusmuk poşetini ağzından uzaklaştırdı. "Sizce dayanabilir miyim? Şimdiden altı poşet kustum."
"Ama eşiniz siz yanında olmazsanız doğurmayacağını söyledi."
"Nasıl doğurmuyormuş ya?!" Xiumin hışımla oturduğu sandalyeden doğruldu. "Fırlatsın o zaman! Bizi de strese sokuyor burada!"
"Hyung, frizbi mi benim çocuğum?! Yun fırlatsın da biz yakalayalım!"
"AAAAAAAHHHH!"
Ameliyathaneden gelen acı dolu sese karşılık Chanyeol sonunda ayaklandı.Hemşire, Chanyeol'e ameliyathanede giymesi gereken kıyafetleri verdi.Chanyeol yedinci poşete de kustuktan sonra hazırdı.
"Yunnie..." Karısının elini tuttu. "Ikın bebeğim."
"AAAHHHHH! DOĞURAMIYORUM!"
"Yun Ji böyle davranmaya devam edersen baba çıktığında seni pataklamak zorunda kalacak."
"KES SESİNİ APTAL! NEFRET EDİYORUM SENDEN!"
"BENİM SUÇUM NE?! DOĞURAMAYAN SENSİN!"
"HALA ŞAKA YAPIYORSUN! UMARIM BİR MUCİZE OLUR DA BİR SONRAKİNE SEN DOĞURURSUN!"
"Kalbimi kırıyorsun ama." Chanyeol dudak büktü. "Ikın hadi."
"Kalbine de lanet olsun! Sakın bi' daha dokunma bana! Zaten dokunamayacaksın öleceğim galiba!"
"Her işin ayrı zorluğu var Yun. Askerlik çok zordu mesela. Arkadaşlarımın sevgilileri, karısı gelirdi ama sen gelmezdin.Ben o zaman sana lanet okudum mu?!"
"Sen benim ilk iş günümü unuttun! Hediye almak yerine akşam yemeği niye hazır değil diye bağırdığını unutmadım Park Chanyeol!"
Yun Ji'yi unutmuş, kavga etmeye başlamışlardı şimdi de. Hemşireler sinir krizi geçiren kızı nasıl durduracağını bilmedikleri gibi Chanyeol'u da susturmayı beceremiyorlardı.
"Bende evliliğimizin ilk dört ayı boyunca beni beklettiğini unutmadım! Al işte, çocuğumuzun olması bile altı yılı aldı!" Chanyeol en büyük acısını ameliyathanenin ortasında kalın sesiyle bağırdı.
Yun sinirle hemşirelere döndü. "BU ADAM AŞ ERDİĞİM ZAMAN LİSTE TUT SONRA ALIRIM DEDİ! SİZİN KOCALARINIZ HAMİLEYKEN BÖYLE Mİ DAVRANDI?!"

ŞİMDİ OKUDUĞUN
my idol neighbour |p.chanyeol
Fanfiction"Yalnızlık, karşılaşmamız için lütuftu Yun. Yirmi kişinin anca yaşadığı bu ıssız şehre geldim ve kalbimin ritmini değiştiren senle tanıştım. Tanrı'ya tüm bunlar için ne kadar minnettar olduğumu tahmin edemezsin."