Öncelikle merhaba tüm okurlarım:)))
Gerçekten hikayemin bu kadar okunacağını bilmiyordum .Bu benim için büyük bir sürpriz oldu.Abartma o kadar okunmadı diyeceksiniz ama inanın bu sayı bile beni mutlu etmeye yetiyor.Bu yüzden hepinize teşekkür ederim.Hikayeme bir şans verip okuduğunuz için:)Sizleri bu bölümde bir takım sürprizler bekliyor.Bölümleri bütün olarak atamıyorum:(Azar azar yazmaya devam ediyorum.
Hikayemi oylamayı unutmayın.Sizi seviyorum.
Keyifli okumalar:)"Afra,söze nasıl başlayacağımı bilmiyorum.O yüzden sana anlatacaklarımı alıştıra alıştıra söyleyemem.Şuan arkadaşının yaşadığı ev birine ait ve o da bu evi sana bırakmak istedi.Gelen ya da gelecek olan mektupta anlamışsındır ki isminin bilinmesini istemiyor.
Ben sana her şeyi anlatacağım.
Sen doğduğunda seninle aynı hastanede olan 2 yaşında bir çocuk vardı.Onun bir hastalığı vardı ve ilerleyen senelerde ölebilirdi.Bunun için hastanede hatta hastanelerde acil tedavi yöntemleri ,organ nakilleri, her türlü çare aranıyordu.Bu çocuğun babası ülkenin sayılı zenginlerindendi .Ne var ki bu çocuğa hiç bir çare bulunamadı.Ta ki o güne kadar...
Sen 18 yaşındayken hastaneye bir hasta ziyaretine gittin ve o gün o çocukta o hastanedeydi .Acil nakil istenince sende nakil verdin ve uyum sağlandı .Sen bir insanın hayatını kurtarmıştın.Ama senin bunlardan haberin yoktu.Bunlar
3 sene önce yaşandı.Daha sonra o ,iyileşti ve babası ailene ulaşıp yüklü miktarda maddi yardımda bulundu.Tahmin etmeliyimki senin bunlardan da haberin yoktu.Ailen bu parayı senden sakladı.O çocuğun babası Gizemli diye bilinen kişi.Yani sana evi bırakan,arkadaşına ve sana mektupları yollatan kişi.
Adının Dora olduğunu söylemiş,aileni çok yakından olmasa da tanıyor ve sen doğduktan sonra baban sana Dora adını koymuş.Aradan çok geçmeden annen bu ismi istemediğini söyleyerek Afra koymuş ismini.
Gelelim asıl konuya gizemli senden bir istekte bulunuyor .
Gizemlinin hazırladığı,üstüne milyon dolarlar hazırladığı bir program var.Daha doğrusu yarışma.Bu yarışmada oğlu ile birlikte yarışmanı istiyor.Kabul edip etmemek sana kalmış.Yarışma başvuru tarihi 28 Nisan 'da sona eriyor .Bunu senden neden istediğini de Alaz Siyamer'e sormalısın.Sonuçta babasını oğlundan iyi kimse tanıyamaz.Sana başarılar diliyorum.Hem hayatında hem Siyamerler ile"
Şoka girmiş bir şekilde Alaz'a bakıyordum. O gizemlinin oğluydu.Benim yardım ettiğim kişiydi.Hem yardım etmiştim hem de hayatımın içine...
Neyse sakin ol ,bütün bu komik evet komik olaylar bitecek.Şuan Alaz'a bir takım saydırmalar yapmak istesem de biticek.
"Açıkla!Dinliyorum."
Şuan bütün öfkemi kusmak istiyordum.Allah'ım nereye düştüm ben böyle?
"Babamın bir oğlu daha var ve merak etme bu yakışıklılık seninle aynı yarışmaya katılmaz bile."
Deyip kahkahasını savururken ben avuçlarımı sıkıyordum."Babam oğlu iyileştikten sonra bütün hayatını, varını yoğunu onunla yaşadı.Sanki tekrar hastalanarak ve onu kaybedecekmiş gibi yaşadı.Tabii küçük bey şımardı.Bir gün küçük beyin canı çok sıkıldı diye böyle bir yarışma yapmaya karar verdi.Sırf canı sıkıldı diye.Başka planlarıda var ama neyse...'
"Peki neden ben?Yani koskoca ülkede kız mı kalmadı?Kızı bırak erkek mi yok partnerlik için?""Babam seni dikkat ve de özenle seçti.Yani seçilmis kişisin ailecek kıymetimizi bil."
Gerçekten kendimi zor tutuyorum.Elfin'e kısa bir bakış attım.Sanırım gördüklerini atlatamamış olmalı ki bomboş bakıyordu.
"Gerizekalı,bende onu soruyorum ya!Neden ben?"
"Hemen cevap vereyim geveze,babam bir gün ailenle konuşmaya gitti.Baban evde yokmuş.Annene böyle bir yarışma olduğunu söyledi.O da dünden hazırmış gibi hemen kabul etti.Babam neredeyse 50 kişiye böyle bir teklifte bulundu ama hiçbir aile böyle bir tepki vermedi.Şimdi aldınmı cevabını?"
Daha fazla dayanamayarak oturduğum yerden kalktım.
Beni neden istemiyorsunuz? Ben size ne yaptım ya?"Afra,dur nereye?Beni bekle!"
"Gelme Elfin!Beni yalnız bırak birazdan gelirim."
Nereye gittiğimden habersizce yürüyordum.Ağlaya ağlaya yürüyordum hemde.Şu dünyada kime ne yaptım da beni buluyor tüm bunlar? Gözlerim dolu dolu ,buğulu yurüdüğüm yolda en son kendimi sahilde buldum.Ayakkabılarımı çıkarıp kumda biraz oyalandım.Genelde yalnız kalmak istesem Elfin beni bırakmazdı. Tüm düşündüklerimden arınmak istercesine denize daldım.Uzun süre orada kalmak istedim.Hatta hiç çıkmak istemiyorum.Belki boğulurumda bütün bunlardan kurtulurum.Hala denizin altındayım.Ayaklarımın altında birşey var.Neler oluyor?Biri ya da en kötüsü birşey bana sarılıyor.Tüm gücümle tekme tokat her şekilde o şeyi kendimden uzaklaştırmaya çalıştım.Sonunda denizin üstündeydim.Gözlerimi açtım.Rahat bir nefese ihtiyacım vardı.Çünkü o şeye bakmak için gerekli sonuçta.Arkamı dönüp baktığımda birini gördüm.
"Vay be kahramanın olmak da varmış.Ee noldu mutlu musun?"
"Ne için ukala?"
"Nasıl ne için kurtardım ya boğulmuyor muydun?"
Derin bir iç çekip konuşmaya daha doğrusu bağırmaya başladım.
"Ya sen bana sordunmu kurtulmak istiyor muyum diye?Bilip bilmeden kahramanlık yapmak zorunda mısınız?Bir rahat bırakmadınız!Yeter!Yalnız kalmak istiyorum dedikçe gizemlisi ayrı kahramanı ayrı..."
Arkama tekrar dönüp baktığımda
kimse yoktu.Ne ara sahile geldi bu çocuk?
"Ya bir insan bu kadar umursamaz,bu kadar ukala olabilir mi? Ne içiyon sen sabah konsantre ego falan?Hiç denemiş miydin?"
Hala hiç duymuyomuş gibi yapmasına dayanamıyorum.
Denizden çıkıp eve gitmeye karar verdim.Telefonla Elfin'i aramam gerekiyordu.Bir dakika telefonum nerede?
Kumun üstüne koymuştum.Her yeri ararken bir gülme sesi duydum.Tabii ki ukalaya aitti.
"Ne gülüyorsun?Ne!"
"Bunu mu arıyorsun geveze?"
Gerizekalı telefonumu almış.
"Onun,sende,ne,işi var?"
"Canı yürüyerek yanıma gelmek istemiş."
"Hahaha çok komiksin ama bu gerizekalılık oranını düşürmüyor.Çabuk telefonumu ver!"
Elimle elindeki telefonu almak için harekete geçtiğimde o da diğer eline aldı telefonu.
"Hem özür dileme hem kötü sözler söyle.Yok öyle canım alayım özrünü."
"Ah tabii efendim yanında menümüze ekten dayak beğendi ve de tokat efendi yemeğinden vardır ister misiniz?Ya sen ne saçmalıyorsun?Ben senden hangi özürü dileyecekmişim?"
"Boğuluyordun ve insanlık edip seni kurtardım.Ama sen teşekkür etmek yerine gelip bana hakaret ediyorsun."
Hayır dilemeyeceğim.Özür falan dilemeyeceksin Afra.
"Bak birini aramam gerek ,acil."
"Efendim,duyamıyorum."
Ya sabır,ya sabır!
"Kardeşim,afedersin,pardon."
"Ne bunlar özür cümlecikleri mi?"
"Özür dilerim!Allah'ın cezası özür dilerim!Telefonumu ver!"
"Dur bir dakika vereceğim.Ama önce numaranı almam lazım."
"Sorması ayıptır ne için?"
"E canım özür dersleri için,malum gerekli olursa."
Göz devirip uzattığı elindeki telefonu hızlıca aldım.
Ayakkabılarımı giyip ayaklarımı yere vura vura yürümeye başladım.Bu zamana kadar ağır şeyler yaşamıştım.Ne yazık ki bundan sonra da yaşmaya devam edeceğim.Bunu söylemek istemesemde söylemediğim zaman gerçekler değişmezdi.Islak vücudum esen rüzgarla birlikte titriyor, ardından eski haline geri dönüyordu.Üşümek değildi bu çok farklı birşeydi.
***
Düşüne düşüne kafeye kadar gelmiştim.Saat 13.05 olmuştu.Yolda Elfin'i aramıştım.Alaz'ın kendisini eve bıraktığını söylemişti.
Kafenin yanından geçip eve gittim.Her ne kadar onları görmek istemesemde o eve gitmek zorundaydım.Bilmediğim bağış yaptığım birinden kalan evde kalamazdım.Tamam daha önce kalmış olabilirdim ama o zamanlar gerçekleri bilmiyordum.Gerçekler hiç bu kadar acıtmamıştı zaten.Hiç bu kadar soğuk olmamıştı.
Ben bu dünyaya fazlaydım.Bu hayat bana ait değildi.Adı bendim gerisi onlar...
Sonunda hiç ait olmadığım,hiç istenmediğim yere gelmiştim.Anahtarla kapıyı açtım.Kimse yoktu.Gofret'in mamasını verdim.Yumuşacık tüylerini okşadım.Bu evde beni tek anlayan oydu.Tamam babam o kadar kötü davranmıyordu ama yine de ikisinden de nefret ediyorum.

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Asrın Hikayesi
De Todo"Asır...Yıllardır çözülmeyi beklenen sır.Bu sırrı çözmek Afra'nın elinde.Bakalım bu görevde aldığı yaralar,Alaz'a olan bağlılığı kadar büyük mü?" "Asrın sırrı çözüldüğünde felaket yaşanacak.Ne gök mavisi ne yaprak yeşili kalacak.Bunu sadece Alaz Ala...