Ayvaz Kaan Demir’den:
Elimdeki çaydan bir yudum daha alıp, dosyayı kapattım. Başımı kaldırdığımda evin her tür çiçekle donatılmış bahçe manzarasını gördüm. Bu manzarayı her gördüğümde olduğu gibi yine dudaklarım iki yana kıvrılmıştı.
Bacak bacak üstüne attığım bacaklarımı düzeltip, porselen bardağı sehpaya bıraktım. Eski oturuşum döndüğümde bugün babamla olan kavgamı düşündüm. İçimde ona karşı olan öfkem hala dinmemişti. Beni kandırmaya çalışması sinirimi bozuyordu. Çocuk değildim ki söylediği iki üç yalana kanıyım. Beni küçümsemesi öfkemi harlıyordu. Kendi büyüttüğü oğlunu böyle kandırabileceğini sanması ne çeşit aptallıktı?Bana cevaplar vermesi gerekiyordu. Ailemin katilini bu kadar süredir bulamaması bir saçmalıktı. O Rıza Çevik’ti.
Evimin sessizliği bana o günü hatırlatıyordu. Sese olan tahammülsüzlüğüm ve sessiz ortamlarda hissettiğim duygu karmaşası beni arafta bırakıyordu.
O gün konser vardı. Ablam İnci yüksek sesten rahatsız olduğu için yakınıyordu. Abim Ediz ona bu kadar nazlı olmamasını söylüyordu ve şarkıyı yükses sesle söylüyordu. Babam onların bu halini gülerek izlerken annem kavga etmemelerini söylüyordu. Ben ise kardeşim İzel’le oynuyordu.
Sonra evimizde çıkan yangında hepsi ölüyor, sadece ben sağ kalıyordum. Ne şans ama.
Telefonumun çalması beni bu acı düşüncelerden kurtarmıştı.
Arayana baktığımda arayanın Oğuz olduğunu gördüm. Yüzüm buruşmakla buruşmamak arasında bir ifadeye büründü. Oğuz’u pek sevdiğim söylenemezdi.
Telefonu açıp, kulağıma koydum. Sonra da kulağım Oğuz’un mükemmel (!) sesiyle doldu.
‘’Ayvaz abi seni gecenin bir yarısı rahatsız etmek istemezdim ama görev var. Karargaha gelmeniz gerekiyor. Babanızın emri.’’
Babamın emri.
Beni bir kukla olarak gördüğü gerçeği yine yüzüme çarpmıştı. Oğuz’a ‘’Tamam geliyorum.’’ deyip, telefonu kapattım.
Saat gecenin bilmem kaçı ben görev için karargaha gidiyorum. Babam gerçekten tımarhanelikti.
Üstümdeki spor takım elbiseyi çıkarmadan çıkışa yöneldim. Oradaki aynadan kendime son bir kez bakıp, koyu kahve saçlarımı düzelttim. Kara gözlerime bir daha bakıp, evden çıktım.
Arabama binip karargahın yolunu tuttum....
280 kelime.
Ayvaz 🔥

ŞİMDİ OKUDUĞUN
Balca
ActionBalca. Bu baldan gelme anlamını taşıyan isim, duyulduğunda insanda iyi hisler uyandırıyordu. Lakin gerçek oldukça farklıydı. Balca Kuruluşu, insanların hatalarının bedelini ödemesi için kurulan bir kuruluştu. Yani öyle biliniyordu. Bu kuruluş, bütü...