İstemeyerekte Olsa..

12 2 3
                                    

Okullar kapanmıştı ve babam 2 hafta sonraya yaz tatiline İstanbula gitmem için uçak bileti almıştı. Sabırsızlıkla 2 haftanın geçmesini bekliyordum ve bu süreçte anneannemlerde kalıyordum. Benim için kötü geçiyorda denebilirdi. Çünkü hergün dayımın yüzünü görmek bana aynı acıları tekrar tekrar hatırlatıyordu. Bu süreçte dayımın başımı örtmem için baskıları gün geçtikçe şiddetini artıyordu.
Birgün anneannemlerin akrabası bizi kahvaltıya davet etti. Diğer dayımın eşi Tuba yengem de bizimle gelecekti. Sabah hepimiz erkenden kalkıp hazırlanmaya başlamıştık. Üzerime siyah bilek pantolon ve kısa t-shirt giydim. Saçlarımı iki tane balık sırtı örüp toprak tonlarında makyaj yaptım. Aynaya baktığımda gayet güzel gözüktüğümü farkındaydım. Odamdan çıkıp anneannemin odasına gittiğimde oda hazırdı. Kapıyı açıp sporlarımı giyerken dayımın ;
- Bu halin ne.? Ben sana dışarı çıkarken başını örteceksin demedim mi.? Dediğini duydum.
Kan beynime sıçramıştı. Başımı kaldırıp benim annem babam bana birşey demiyorken senin sözünle başımı mı kapatacağım ? Diye sordum.
- Bizim yanımızda kaldığın sürece benim kurallarıma ayak uyduracaksın. Git çabuk etek giyin başını da ört kafanı kırdırtma Esra.

O kadar sinirlenmiştim ki ne hakkı vardı hayatıma bu kadar müdahale etmeye ? İçimden birsürü küfür saya saya odama gittim. Baştada belirtmiştim kuran kursunda kalıyorum normalde ve kuran kursunda etek giyip başımızı örtüp dolaşıyoruz. Bu yüzden dolabımda birkaç eteğim mevcuttu. En kısa olan eteği üzerime giydim. Altına da ten rengi külotlu çorap giyip başımı örtmeye çalıştım. Tabi ki ilk demem olduğu için güzel yapamamıştım. Sırf dayıma inat olsun diye kısa etek giyip ten rengi çorap giydim. Toprak tonlarında ki makyajımı iyice koyulaştırıp ben burdayım demeye getirdim. Odamdan çıktım beni gçrdüğünde tepeden tırnağa kadar süzdü ;
- Kızım sen beni çıldırtacak mısın ? Başlarım böyle kapalılığa bu halin ne !?? Diye sordu. Sinirlendiği her halinden belliydi bu hali çok hoşuma gitmişti.
- Giyecek başka eteğim yok ve bundan başka uzun çorabımda yok. Mecburiyetten böyle giyindiğimi unutma dedim..
- Kafasını sallayıp söz sayarak merdivenleri indi bende peşine indim.
Arabaya binecekken Osman dayımla Tuba yengeminde orda olduğunu gördüm. Osman dayımda durmuş bana hayretler içerisinde bakıyordu. Yanıma yaklaşıp Esra bu halin ne niye başını örttün niye böyle giyindin.? Diye sordu.
- Muharrem dayım zorla başını örteceksin dedi. Benimde giyecek bieşeyim olmadığı için bunları giydim dayı dedim.
- Muharrem Esra bizim arabayla gelsin. Biz biryere uğrayacağız. Esrayla Tubayı ben bırakırım dedi.
- Mharrem dayımda tamam abi demekle yetindi.
Osman dayımın arabasına bindim nereye gideceğimizi sordum AVM ye gideceğiz dedi. Nedenini sormadım.

Yenişehir AVM ye gittik arabayı otoparka park ettikten sonra asansçre binip mağaza bölümüne gittik. Armineye getirmişti dayım bizi. Dönüp yüzüne baktığımda sana kıyafet almak için geldik kuzum dedi. Beğendiklerini al iki parçayı bana ver kasada etiketlerini çıkarttırayım bunlarla misafirliğe git dedi. Bir yandan beni düşünmesine sevinmiştim ama diğer yandan bu kapanma işi iyice ciddiye bindiği için sinirlenmiştim. Birkaç parça beğenip kabine girdim. Denediklerim üstüme tam oldu hepsini aldık ve şal almak için başka mağazaya girdik. 8 renk şal alıp burdan da çıktık. Otoparka inip arabaya bindik. Dayım aldığı kıyafetleri eve bırakacağını söyledi bende tamam diyip teşekkür ettim. Dayım bizi kahvaltı yapacağımız eve bıraktı ve gitti. Anneannem çok mutlu olmuştu Osman dayımın bana kıyafetler almasına. Güzelce kahvaltımızı yaptık çay içtik. Bilirsiniz Erzurumun olmazsa olması demli çay ve kıtlama şeker... . :)

Osman dayımın aldığı kıyafetlerden muharrem dayımın haberi yoktu. Ta ki İstanbula gideceğim gün havalimanına gitmek için hazırlanırken. Hazırlandıktan sonra odadan çıktım ve ben hazırım dedim. Muharrem dayım şaşkınca beni süzdü maşallah çok güzel olmuşsun tesettür yakışmış dedi. Nedense iltifat bile etse uyuz oluyordum hoşuma gitmiyordu. Annannemle vedalaşıp arabanın arka koltuğuna bindim kulaklıklarımı kulağıma taktım müziği sonses açtım. Muharrem dayımın söylediği hiçbirşeyi duymak istemiyordum. Hele konuşmayı hiç istemiyordum. Havalimanının girişine gelince arabadan indim valizimi aldım. Valizimi görevliye verip biletimi teslim aldım. Dayım bana dönüp iyi yolculuklar 3 ay sonra görüşürüz yeğenim dedi..
Mümkünse hiç görüşmeyelim diye mırıldandım ve o bunu duymamıştı.. Son kapıdan çıkıp uçağa doğru ilerleyip koltuğuma oturdum. Şu 9 ayda hayatımda neler değişti diye düşünüyordum. Resmen hayatım ellerimden kayıp film şeridi gibi geçmişti. Ne yaşıyordum ben ya.? Kim için ne içindi bunlar. Gerçekten düşünceler beni bunalmıştı ve uyudum. Yada uyuduğumu düşündüm. Çok rahatsızdım bu yaşananlardan. Uçakta yiyevek birşeyler dağıtıyorlardı. Bende alıp yemeye başladım. Daha sonra çöplerini hostese verip arkama yaslandım camdan bulutları seyretmeye başladım....

Uçak yavaş yavaş inişe geçti. Nedense uçak her indiğinde yüreğim ağzıma geliyordu. Değişik duyguydu ama eğlenceliydi de. Uçak durunca herkes inmeye başladı. Ve evet en sonunda doğup büyüdüğüm şehire gelmiştim.
WELCOME TO İSTANBUL :) diyip gülümsedim
Bagajların olduğu yeri görevliden öğrenip oraya doğru ilerledim. Biraz bekledikten sonra bagajımın geldiğini gçrdüm eğilip aldım ve bekleme salonuna doğru yürüdüm. Babam annem kardeşim beni bekliyorlardı. Başımı örttüğümden haberleri yoktu ve tanıyamamış olacaklar ki gözleri etrafta beni arıyordu. Gözlerimiz buluştuğu a babam hem şaşkınlık hemde gururla bana bakıyordu. Dedim ya babam çok dindar bir insandı ama hiçbirzaman baskı yapmazdı. Sen hazır olunca içinden gelince tesettüre girersin kızım derdi hep. Gözlerine bakınca çok mutlu olduğu kesindi. Özlem dolu bir hasretle kocaman sarıldım aileme. Ben ağladım onlar ağladı....
Allahım ne güzel birşeydi insanın ailesi. Çok ama çok özlemiştim onları o kadar özlemiştim ki duygularım beni bastırıp duygusuz biri gibi görünmeye itmişti.
Arabaya bindik. Havalimanı evimize çok yakındı. 10 dakika sonra evin önüne geldik. Arabadan inip bian önce evime gitmek istiyordum. Hızlı hızlı merdivenleri çıktım. Annem kapıyı açtı içeri girince evimin huzur dolu kokusunu içime çektim.
EVİM EVİM GÜZEL EVİM HUZURLU YUVAM BEN GELDİM 🥺🥺🥺

Deli gibi bütün odaları geziyordum evde ne değişmiş diye bakıyordum. O kada rmutluydum ki tarifi zordu. Zil çaldı ve gelen babamdı. Arabayı park edip gelmişti. Oturma odasına geçti. Meraklı gözlerle birsürü soru sordular tabi ki herşeyi olumlu ve ılımlı cevapladım. Başımı dayımın zorla örttürdüğünü de söyleyemedim ben istedim baba dedim. Çok sevinmişti beni çekip kocaman sarıldı öptü bende onun bal gamzelerini öptüm. Direk dizine uzandım. Anlamıştı ne demek istediğimi.
Ben ne zaman babamın dizine yatsam baba saçlarımı okşa demek isterdim oda bunu anlar şefkatle sçlarımı okşardı. Yine öyle olmuştu. Babam her başımı okşadıkça tüm yaşananları unutabilirdim. O güven duygusu o huzur mutluluk şu dünyada ki her acıya bedeldi. Benim canım babam ömrüm hayatım sevdiğim ve beni hiçbirzaman bırakmayana tek adam gibi adam benim canım babam...

Yayımlanan bölümlerin sonuna geldiniz.

⏰ Son güncelleme: Nov 07, 2023 ⏰

Yeni bölümlerden haberdar olmak için bu hikayeyi Kütüphanenize ekleyin!

İMKANSIZ AŞKHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin