2- Fındık

7.6K 447 153
                                        

Oflayarak yataktan doğruldum ve ellerimle gözlerimi ovaladım. Yastığımın altına sıkıştırdım telefonumu alıp saate baktım.

01.40

İki saattir yatakta dönüp duruyordum, bir türlü uyku tutmamıştı.

Kendime kızmadan edemedim. Ne zaman birini üzsem böyle oluyordu. Haklı olayayım, olmayayım vicdan azabı çekiyordum. O kişinin en azından bana sinirli ya da benim yüzümden üzgün olup olmadığından emin olmak istiyordum.

Yorganı üstümden atıp ayağa kalktığımda şortumun açıkta bıraktığı bacaklarıma odamdaki garip serinlik vurunca yatağın içinde ısınmış ellerimi bacaklarıma sürdüm ısıtmak ister gibi.

Dolabımdan bir eşofman alıp şortumu çıkardım ve onu üzerime geçirdim. Montumuda üzerime geçirip odamdan çıktım. Evden çıkasım gelmişti, genelde üşüdüğüm zamanlarda uykum geliyordu ve bu soğuk havada biraz dışarı çıkarsam uykum gelebilirdi.

Evden çıkmadan önce mutfağa gittim. Buzdolabını açıp biraz karıştırdım. Sonra elime bir avuç fındık alıp evden çıktım.

Sokağa çıktığımda serin hava direkt yüzüme vurdu. Rüzgarla birlikte gözlerim kısılırken telefonumu çıkartıp Yankı'yı aradım. Telefon ikinci çalışta açtı.

"Alo..." Diye uykulu bir sesle mırıldandı.

"Uyuyor musun?" Dedim yürümeye başlarken.

"He uykumda konuşuyorum zaten." Dedi alayla.

"Gelsene bizim parka gidelim." Birkaç saniye sessiz kaldı ardından sinirle güldü.

"Hayırdır, gece gece deli mi sikti de parka gidiyoruz?" Gözlerimi devirdim. Sanki daha önce hiç gitmemiştik.

"Ne bileyim uyku tutmadı." Deyip ağzıma iki tane fındık attım.

Telefonun diğer ucundan birkaç ses geldi. "Mert kanka bence senin aklın Ediz de kaldı." Hemen de anlamıştı. "Yarın Yılmaz'larla buluşucaz zaten, o da orada olur. Gider özür dileriz işte, umursama da uyu."

Sabah Yankı'yla okul tuvaletindeyken Ediz'den bahsetmiştik. Ve ben Ediz'in sapık gibi boynumu kokladığını ona söylemiştim. Ediz kabinlerden birini çıkınca tüm konuştuklarımızı duymuştu ve bana 'Ben sizin sandığınız kadar kötü biri değilim' demesinden beri vicdan azabı çekiyorum. (Sapık 33. Bölüm)

Ofladım. Bu çocuk çok rahattı ama ben öyle değildim işte.

"Tamam." Dediğimde görmesem bile gülümsediğini tahmin edebiliyordum.

"Sen de tek başına evden falan çıkma sakın, pamuk şekerimin başına bir şey gelir Allah korusun." Şu an dışarıda olduğumu bilmiyordu.

"Peki, iyi geceler." O da bir şeyler söylediğinde telefonu kapatıp cebime koydum.

Tam geri dönecektim ki neredeyse kapısına kadar geldiğim parka bakarken gözüme takılan kişiyle adımlarım durdu.

Ediz'in yan profili gözüme çarparken o beni fark etmeden telefonundan bir oyunu oynuyordu. Bir şarkıyı mırıldandığı kıpırdayan dudaklarından belliydi.

Derin bir nefes alıp verdim. Yanına gitsem kovacak birine benzemiyordu ama özür dilesem dalga geçermiş gibi de hissediyordum.

Kendime düşünme fırsatı vermeden adımlarımı oraya çevirdim. Parka girdiğimde onun dışında kimsenin olmadığını gördüm. Hızlı adımlarla yanına geçip oturduğumda bakışlarını bana çevirdi. Çatılı kaşlarıyla birkaç saniye yüzüme bakıp hiçbir tepki vermeden telefon baktı tekrardan.

MERT -BXBHikayelerin yaşadığı yer. Şimdi keşfedin